Piyasalarda şubat işlemleri geride kalırken, Borsa İstanbul’da BİST 100 endeksi geçen ay %-0,87 geriledi ve 13.717 puandan kapanış yaptı. Ocak ayında gerçekleşen %22,88’lik yükseliş sonrasında ve şubatta da 14.500’ün üzerindeki rekor denemesinin ardından, piyasanın biraz “soluklanma” hakkını kullanmayı tercih ettiğini görüyoruz. Bazı gelişmeler bu soluklanma ihtiyacına destek oluyor. Kısaca bu gelişmelere değinirsek;
-Orta Doğu’da jeopolitik tansiyon, dün ABD ve İsrail’in İran’a askerî müdahalesiyle iyice tırmandı. Çatışmaların nasıl seyredeceği bundan sonraki süreçte oldukça kritik öneme sahip. Ancak gelinen noktada gerilim yüksek…
-Bu gerilim, geçen hafta petrol fiyatlarını 73,20 dolarla 8 ayın zirvesine taşıdı. Enerjide ithalatçı olan Türkiye’nin makroekonomik dengeleri için yüksek petrol fiyatının iyi olmadığını biliyoruz.
-İç piyasalarda mart gündemi de yoğun. 3 Mart’ta şubat TÜFE verisi ve 12 Mart’ta TCMB faiz kararı gelecek. Şubatta TÜFE’nin %2,9-%3,0 civarında yükselebileceği tahmin ediliyor. Petrol fiyatı da yüksek kalmaya devam ederse, piyasalar TCMB’nin yaklaşımını görmek isteyebilir.
-Öte yandan bilançoların büyük çoğunluğu da açıklandı. Piyasada “beklenti fiyatlaması” bitti.
***
Mart başında hava biraz bulutlandı. Ancak Türkiye için orta-uzun vadeli “enflasyon ve faizlerde düşüş” temasına dayalı ana senaryo devam ediyor. Kısa vadeli gelişmeler piyasayı bir süreliğine “bekle-gör” konumuna sürükleyebilir.
Bu havada BİST 100 endeksi için şubat ayının dip seviyesi 13.400, ilk önemli destek olarak gösteriliyor. Bu seviyenin de kırılması, piyasada hareketliliği bir miktar artırabilir. “Güvenli liman” altın ise ocak ayında test ettiği zirvelere doğru yeniden hareketlenebilir.
Sonuç olarak piyasalar Orta Doğu’daki gelişmeleri ve şubat enflasyon verisinin “tahmin bandının hangi tarafında gerçekleşeceğini” yakından izleyecek.

