Ligin lideri Galatasaray, kendi saha ve seyircisi önünde gerçekten taş gibi bir rakip buldu. Alanyaspor, teknik direktörü Joao Pereira ile yepyeni bir hüviyet kazanmış. Galatasaray gibi bir takım karşısında saha paylaşımını, saha yerleşimini aksiyonlara göre çok iyi becerebildi ve lideri ciddi şekilde sıkıntıya soktu diyebilirim. Şayet kaleci o büyük yanlışı yapmayıp üçüncü golü yedirmese bu maçın sonucu bana göre çok da netlik kazanmazdı.
Buruk risk aldı
Okan Hoca, savunmayı Abdülkerimsiz kurarak yine biraz risk aldı diyebiliriz. Orta sahada da ön tarafı fazla adamla organize ederek kolay bir maç beklentisinde olduğu ortaya çıktı Okan Hoca’nın ama maç hiç de öyle gitmedi. 87’de Osimhen’in oyundan çıkıp yerini İcardi’ye bırakışı öndeki maçların ekonomisine mi dayalıydı, yoksa ne anlam taşıyordu ben çıkaramadım. Kalecinin büyük hatasını değerlendirip maçı koparan adamı niye üç dakika kala oyundan çıkarıyorsun be hoca? Hele hele Torreira’nın oyundan alınışı -ki, ikinci golü de atmıştı- acaba sahadaki Galatasaraylı oyuncularda ne gibi bir ürperti oluşturdu?
Alanya doğru yolda
Ama tekrar vurgulamakta yarar vardır; Alanyaspor’un oyun planı bence Galatasaray’ın oyununda ciddi sıkıntılar oluşturdu. Acaba Alanyaspor’un bundan sonraki maçlarında benzeri kadar iyi bir futbol izleyebilecek miyiz?
Sonuç olarak Galatasaray her şeye rağmen özellikle Boey, Sara, Torreira gibi bazı oyuncularının üst düzey performans göstermeleriyle koltuğunda keyif çattı diyebiliriz.
Maçın adamı: Sacha Boey

