BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Güneş ne zaman doğacak?

Futbolumuzun üstüne Güneş ne zaman doğacak?

Futbol dünyamızda sahne inanılmaz bir hızla aktör değişimi yaşıyor.

Maalesef eskilerin tacı dama atılmış durumda ya da atılmak üzere.

Sevinmek mi lazım bu duruma yoksa üzülmek mi, bilemiyorum.

Düşünün Fransız teknik adamlar Avrupa, Asya ve Afrika’da revaçta olup futbol dünyasına damgasını vururken bizimkiler evde oturmuş dizi seyredip kestane kebap yapıyor. Olacak şey mi bu?

Teknik adam özellikleri bakımından Roger Lemerre, Pierre Lechantre, Philippe Troussier, Arjantin'den Marcelo Bielsa, Jozef Chovanec, Humberto Manuel Jesus'tan daha mı geride bizim anlı şanlı teknik adamlarımız?

Sanmıyorum bizimkiler rahatı seçiyor zora gelemiyorlar.

Para da var itibar da nasıl olsa?

Ya bu ülkeye olan sosyal sorumluluklarını hiç düşünüyorlar mı, beyefendiler?

Güneş niçin dinlenir ki?

Mesela Şenol Güneş Hocam en verimli çağında niçin dinlenir ki?

Anlamak mümkün değil.

Bırakın yurt dışını yurt içinde bile talipleri varken özellikle de Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin teknik direktör diye yandırdığı bir dönemde o muazzam birikim neden yeni ve iddialı bir mücadelenin içine girmez?

Onu da nereden çıkarıyorsun, demeyin.

Maalesef Şenol Hoca olabilecek teklikleri bile "Bu sezon takım çalıştırmayacağım" diyerek elinin tersiyle itti.

Niçin bu içe kapanmışlık?

"Ümit altın ışıktır."

Fatih Terim iş mi bıraktı?

Bu ülkeye ilkleri yaşatan Fatih Terim, Mustafa Denizli gibi efsaneler Süper Lig'de konumlanmış ama ilk yarı itibarıyla büyük yarışın dışına düşmüş durumdalar. Esameleri okunmuyor neredeyse yoksa Terim işi mi bıraktı?

Bu da hiç kabullenilecek bir durum değil.

Titreyin ve kendinize dönün kıymetli hocalarım sizin bu ülkeye heyecan, gurur ve başarı adına yaşatacak daha çok hedefleriniz olmalı.

Hele Bursaspor ile bir ilki başaran ve Türkiye'ye 5. şampiyonu armağan eden Ertuğrul Sağlam nerede?

Geçelim Fenerbahçe'yi şampiyon yapan Ersun Yanal ve Aykut Kocaman hocalar niçin Süper Lig yarışının içinde değiller?

Pes mi ettiler yoksa sistem onları lav mı etti?

Ne düşünürseniz düşünün bu çok acı bir durum.

Hele futbolun bacasız fabrika olduğu ve teknik adamların üretecekleri değerlerle darphane gibi para bastığını düşünecek olursak mevcut potansiyelin atıl vaziyette olmasını içime hiç sindiremiyorum.

Yazık değil mi değerleriyle büyümesi gereken bu ülkeye?

Denizli ne anlatıyor?

Çok saygı duyduğum Altay'ın Hocası Mustafa Denizli fırtına gibi girdiği sezonun ilk yarısını değerlendirirken bakın ne diyor:

"Hayatımdaki mücadele hiçbir dönemde korkaklar ve fareler sınıfında olmadı. Sporculuğu da teknik adamlığı da hep üst düzey aslanlar sınıfında yaşadım o şekilde de mücadeleye devam ediyorum".

Mustafa Hoca'yı iyi tanıyan bir spor yazarı olarak "Üst düzey aslanlar sınıfında yaşadım" sözünün altına imzamı atarım. Ayrıca hocanın cesaretine diyecek yok, gözünü budaktan esirgemez, motivasyonda üstüne yoktur.

Ancak Altay'ın transfer tahtası kapalı olsa da Denizli'nin "Rakiplerin 1 futbolcuya ödediği bonservis bedeliyle takım oluşturduk" söylemine katılmam mümkün değil.

Son günlerde ransferden dert yanan kıymetli Hocama sorarım.

Sezon başının yıldız takımı Altay'ın bu kadar gerilemiş olmasının sebepleri arasında teknik adam payı nedir?

Bunu hiç düşündü mü Mustafa Hocam?

İki güzel örnek Palut ve Belözoğlu

Soruyorum Trabzonspor'un en yakın takipçisi Konyaspor'un kadro ve bütçe zenginliği Altay'ın çok mu ilerisinde?

Ne gezer ama orada İlhan Palut Hoca'nın Konyaspor'a boyut atlatan uygulama ve becerilerinin farkı söz konusu.

Tıpkı, Başakşehir'i diplerde alan Emre Belözoğlu'nun zirve yarışına dahil ettiği takım mühendisliği başarısındaki gibi.

Sözün özü; iyi - güzel örnekler de var, vasatı aşamayan örnekler de. Gönlüm hepsinin en iyilerle yarışması.

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
622125 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/hasan-saricicek/622125.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT