BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Karantinadan kaçmak…

İnsanlar zor zamanlarda bazen akıl ve mantık çerçevesinde hareket etme bilincini gösteremeyebilir. Kendi sağlığı için zaruri olan sıhhi tedbirlerden (mesela karantinadan) kaçmak da bu kabil davranışlardan…
 
 
Ankara’da 36 yaşındaki bir vatandaş, birtakım sağlık şikâyetleri sebebiyle hastaneye gidiyor. Yapılan tetkiklerde, şahsın koronavirüs taşıdığı tespit ediliyor ve karantinaya alınıyor. Ancak bir müddet sonra, bahse konu vatandaş, hastane personelini atlatarak kaçıyor. Bunun üzerine polis ekibi eldiven ve maske takarak, şahsı evinden alıp tekrar karantina yerine götürüyor. Bu olay sadece bir örnek. Daha pek çok vaka var… İstanbul’da da genç bir bayan aynı şeyi yaptı. Daha önce de burada benzer olaylardan bahsetmiştik… Bu arada, özellikle 65 yaş üstündeki bazı vatandaşların yasağa rağmen, evden dışarıya çıkma konusunda ısrar etmeleri ve yapılan müdahalelere, kimilerinin ters tepki vermeleri, son günlerde dikkat çeken bir durum. Burada soğukkanlı bir tavır içinde olmak gerekiyor. Elbette yaşlı insanlarımız, bizim için çok kıymetli ve saygıdeğerdir. Onlara hürmette kusur etmememiz şart… Fakat yine onların sağlığını korumak için de, gerekli tedbirleri almaya devam etmeliyiz. Yasağa aykırı olarak sokağa çıkmış olan yaşlılara, zabıta ve polislerin kibar ve saygılı biçimde, ikazda bulunması takdire şayan bir yaklaşım. Ve doğrusu ilgili herkesten ve her kesimden de böyle mümtaz davranışların sergilenmesi, millî değerlerimiz açısından çok önemli… Salgın hastalıklara karşı, tarihin en eski zamanlarından beri her zaman karantina şartları uygulanmıştır. İslâm dininde de, Peygamber efendimiz “aleyhisselam” ve Eshab-ı kiram zamanında net hükümler, tavsiyeler ve uygulamalar var… Dolayısıyla bu meselede kafa karışıklığına sebep olacak hiçbir şey yok. Geç-yaşlı hepimizin sosyal izolasyona dikkat edip, hem kendimizi hem de başkalarını tehlikeye atmamamız lazım. Bunu ideal şekilde yapmanın pek kolay olmadığını da belirtelim!.. Ama başka yolu yok, evde kalmak en güvenlisi. Unutmayalım, bu işin şakası yok!
Bundan 137 sene evvel, (4 Eylül 1883, Hicri 2 Zilkade 1300) Osmanlı devletinde çıkarılan Cerâim-i Sıhhiye (Sağlık Suçları) Kanununda, salgın hastalıklara karşı alınacak bazı tedbirler ve kurallara uymayanlar için, tatbik edilecek cezalar belirtiliyor. Bu kanunda yer alan birkaç hükmü misal olarak verelim:
“Bulaşıcı hastalığın varlığı vakit geçirilmeden ilan edilir. Mülkiye ve askeriye memurları, tahaffuzhane (izolasyon yerleri) memurları ve gemi karantinaları için ayrılan bölgeler haberdar edilir. Bulaşıcı hastalığın bulunduğu bölgelerden gelen her gemi karantina usullerine tabi olmak zorundadır. Sıhhi kaidelere riayet etmeyerek doğrudan yahut dolaylı olarak bulaşıcı hastalığın yayılmasına sebep olanlar, müebbet kürek cezasına çarptırılır. (Ne kadar ağır bir ceza olduğuna dikkat isterim!..) Bulaşıcı hastalık esnasında, tahaffuzhanelerden karantina müddetini doldurmadan firar etmeye çalışan veya yakalanma emrine riayet etmeyerek kaçmaya çalışanlar silahla tesirsiz hâle getirilebilir!.. (Evet, günümüzde karantinadan kaçmaya çalışanlara veya kaçmayı düşünenlere, tarihteki bu çok keskin örneği ibret için anlatmak faydalı olur herhâlde!) Kanunda ayrıca, cezaları tatbik etmeyen yahut kaçmaya yeltenenlere yardım eden memurların da, çeşitli cezalara çarptırılacağına dair hükme yer verilmiş.
Hâlihazırda bütün dünya ülkelerinde, farklı seviyelerde hep karantina uygulanıyor. Amerika Birleşik Devletlerinde 100 milyon insan karantina altında. Rusya’nın da içinde olduğu birçok ülkede sokağa çıkma yasağı uygulanıyor. Kimi ülkelerde kısmî sokağa çıkma yasağı söz konusu. ABD henüz salgının başında olmasına rağmen, ülkenin sağlık sistemi havlu attı. Hastaneler çok yetersiz kaldığı için, yeni çadır hastaneleri kurarak problemi çözmeye çalışıyor. Üç eyalet büyük felaket bölgesi ilan edildi. New York Valisi, kaynaklarının hızla tükenmekte olduğunu, nisan ayının marta göre ve mayıs ayının da nisana göre daha kötü olacağını ifade ederek, yeterli destek vermeyen federal hükûmeti eleştiri yağmuruna tuttu. ABD’de dün itibarıyla 34 binden fazla vaka ve 400'den fazla ölüm bildirildi. İtalya ve İspanya’nın durumu tek kelime ile felaket. İran’da tam olarak ne olduğunu doğrusu bilemiyoruz. Salgın hastalık konusunda çok ürkütücü haberlerin geldiği bu ülkede bir de sel felaketi yaşandı ve onlarca ölü var… Almanya’da da vaka sayısı hızla yükseliyor. Şansölye Merkel, kendisini muayene eden doktorda koronavirüs çıktığı için, karantinaya girdi biliyorsunuz. Başka çaresi var mı? Fransa ilk günden beri bu salgınla mücadelede bocalıyor. Paris meydanları ve sokaklarında in cin top oynuyor. Tek kelime ile hayalet şehir görünümünde. Devlet Başkanı Macron, ileriye dönük endişe ve çaresizlik belirtmekten başka bir şey söyleyemiyor!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612826 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/612826.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT