BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Al Ali'yi vur Aziz'e ve hafızası sıfır spor medyasını!

Bu da ne demek değil mi? Hemen açalım o zaman... Geçtiğimiz cuma günkü gazetelerde, hemen hemen hepsinde, Fenerbahçe'nin teknik direktörsüz kalma rekorunu kırdığı, kocaman başlıklarla yer almıştı. 16 Mayıs'ta lig bittikten sonra 1 Temmuz'da sezon açıldığı gün hocası hâlâ yoktu. Ama ne var ki bu rekor daha önce kırılmıştı. Bu, olsa olsa egale edilişi idi rekorun... 

İlk rekor mu? Aziz Yıldırım, Denizlispor maçından sonra yurt dışına çıkmış ve 50 gün sonra ülkeye dönebilmişti. Fenerbahçe teknik direktörsüz kalmış ve sezon açılışını altyapıdan Önder Özen'le yapmıştı. Yani bugünkü Ali Koç icraatı rekor değil, sadece eski rekorun tekrarıdır... 

Vitor mu? Derler ya; eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı!..

TFF'nin ince hesabı!
Türkiye Futbol Federasyonu önümüzdeki sezon statlara kapasitelerinin yüzde 50'si kadar seyirci alınacağını açıkladı.  Güzel! Seyircisiz maçın tadı olmuyor gerçekten... Ancak ne var ki, şimdiden yazayım, bazı statlarda neredeyse yüzde 70'in üzerinde taraftar göreceğiz. İddiamı yeri geldiğinde göreceksiniz. İspatlamak çok zor ama göz var, izan var derler eskiler... 

Bana göre millî maçların en çarpıcı anı!
İspanya takımı benim öteden beri eleştirdiğim bir yeni kafayı âdeta kabul edercesine, ya da beni haklı gösterircesine bir işi becerdi! Neredeyse santradan kalecisine geri pası veren İspanyollar, kalecilerinin ıskası ile kendi kalesine gol attı. Devam edeyim; rakip ceza alanına tam girerken oradan kendi kalesine pas verenler futbolu katletmektedir... FIFA buna bir çare bulamaz ise bu branşın seyri acı verecektir. Biline...  

Caulker'den müthiş açıklama!
Allah'tan birileri kulaktan dolup yazmadı, söylemedi. F.Bahçe'nin yeni transferi İngiliz stoper, alkolik olup tedavi gördüğünü ve kumarbaz olduğunu yazıp söylemiş. Max Kruse'yi özleyenlere sunulur!

Yabancı cenneti olacağız!
Tabii ki yeni değil... Ama bu defa tam anlamıyla daha bir cennet olacağız. Neden mi? Gayet basit! Sahaya çıkacak ilk on birde 8 yabancı olabilecek. Peki, geri kalan 6’sı? Hani 14 yabancı bulundurabileceğiz ya... Eh yedek kulübesi artık epeyce büyüdü zaten… Olmaz ise tribünde de yer çok... Para mı? İstersen ödeme de görelim... 

Fransa'dan acı örnek!
Fransa Futbol Federasyonu, mali vaziyeti kurallara uymayan Bordeaux ve Angers'i bir alt lige düşürdü. Yani Tigana, Giresse, Batiston ve Lacombe gibi oyuncuların takımı olmuş koca Bordeaux'yu da... Bizde mi? Şayet adın büyükler arasına girememişse yandın demektir. Yok, büyükler arasında isen istediğin gibi kural ihlal edebilirsin!

Atatürk, bu gençliğe mi emanet etti?
Ulu Önder Atatürk hatırlanacağı gibi cumhuriyeti de, ülkeyi de gençliğe emanet etmişti. Ve şimdilerde o gençlik Ata'nın bu emanetine resmen ihanet etmektedir. Tabii ki istisnaları katmıyorum. Özellikle açık ve net biçimde tanık olduğum Kadıköy'ün sokaklarında... Hastalar, çocuklar, yaşlılar bu ihanete ihanet edenlerin gürültüsü ile sabahlara kadar inim inim inlemektedir. İşin bir başka acı tarafı da, güvenlik güçlerimiz, emniyet oralı bile değil... Hele hele geçtiğimiz cumartesi akşamı, tahminen 300 küsur kişilik, bir grup ortalığı inletti. Tabii ki piyadelerin yanı sıra özel otoları da işin içinde idi... Ne yapsam ki? Acaba İçişleri Bakanı’mız Sayın Soylu'ya da başvurmak gerekir mi? 

İşte basketbolun acı tablosu!
Bizim Basketbol Millî Takımı’mız olimpiyatlara katılma hakkını kaybetti. Hem de Yunanistan'a karşı... Şimdi ne mi yapılmalı? Önce beşte beş yabancı kuralını değiştireceksiniz. Tıpkı voleybolda olduğu gibi, örnek üç yabancı ve iki yerli kuralı koyacaksınız.  Hidayet Kardeş; bu sonuç seni yaraladıysa ki, kadınlarda da durum aynı idi. O zaman hemen kolları sıva ve parkedeki yabancı saltanatına son ver. Yoksa...

Özcan Karabat ve Haramiler...
Özcan Karabat isimli bir CHP'li, malum yayın organında gece 12'den sonra müzik yayınının yasaklanmasını eleştirdi. Özcan Bey, siz şöyle bir müzikli bir eğlence yeri veya restoranın yakınında oturun da görün. Bakalım bu yasak olmasaydı sabaha kadar uyuyabilir miydiniz? Devamla; CHP'nin millî konuşmacısı Engin Bey de haramilerden söz etti. Beş harami imiş bunlar... Benim de aklıma bir harami geliverdi. Hani şu, devrinde yağ, ev yakıtı ve daha birçok hayati ihtiyacın yok olduğu ve karaborsaya düştüğü günler...

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619679 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/kemal-belgin/619679.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT