BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kar suyu kaçtı!

Herkes soruyor. Merkez Bankası faiz artırmadı, peki dolar niye düştü? Enteresan değil mi? Bugüne kadar hep tersi olurdu. Faiz yükselince TL değer kazanır, döviz kurları gevşerdi. Merkez Bankası, yılın ilk toplantısında beklentilere paralel olarak faizlerde değişikliğe gitmedi. Ancak yayınlanan açıklamada daha önce yer alan “enflasyonda belirgin bir iyileşme yaşanana kadar sıkı duruş korunacaktır” ifadesi, “enflasyonda baz etkisi ve geçici faktörlerden bağımsız belirgin bir iyileşme sağlanana kadar sıkı duruş devam edecektir” şeklinde değiştirildi. Bu ne anlama geliyor? Hemen söyleyelim. Merkez Bankası, özetle enflasyondaki baz etkisi ve geçici düşüşlerden dolayı faizleri indirmeyeceğim, diyor. Merkez Bankası’nın sıkı para politikası söylemini devam ettirmesi oldukça önemli Çünkü enflasyon önümüzdeki aylarda gerileyip reel faiz ortamını desteklese bile, düşüşün sadece baz etkisinden değil enflasyon ve fiyatlama dinamiklerinden gelen kalıcı bir düşüş olması gerekiyor. Bunun ayrıntısı para politikası metninde net biçimde görülüyor. Merkez Bankası piyasayı sözlü olarak yönlendirdi: Korkmayın enflasyondaki düşüş ne zaman istikrar kazanırsa o zaman harekete geçerim.. O zamana kadar faizler yüksek kalacak, dedi. En büyük sevinci faiz lobisi yaşadı. Kazançlarını koruyacak olmaları onları çok ama çok mutlu etti. Sevinçten yerlerinde duramadılar, dövizlerini bozdurup TL'ye geçtiler. Geçen hafta 305 milyon dolarlık hisse satıp yerine 254 milyon dolarlık tahvili boşuna almadılar. 
Bankaların 16.30-17.00 saatlerinde Merkez Bankasından borç aldığı geç likidite penceresinde faiz 12.75’te.. Bu oran günlük fonlama faizi olarak kullanılıyor. Borçlanma faizi 7.25, haftalık repo faizi %8, marjinal fonlama oranı %9.25 ama, bunlar kullanılmıyor. Şu anda sadece isimleri var. Sadece geç likidite penceresi esas alınıyor. Bu gelişme üzerine TL güçlendi. 3.80’i kıran dolar 3.75-3.76 TL aralığına indi. Daha aşağısı zor görünüyor. Dolar dünya borsalarında da son 3 yılın en düşük seviyesinde. Peki buna hangi gelişme yol açtı? Çin, 1,2 trilyon dolarla en çok ABD tahviline sahip ülke.. Çin'in, ABD devlet tahvillerini daha az cazip bulduğu, alımlarında yavaşlatma ya da durdurmaya gidebileceğine dair söylentiler doların dünya para birimleri karşısında sert değer kaybetmesine yol açtı. Bu haber tam olarak doğrulanmadı, ama bir defa piyasaların kulağına kar suyu kaçtı. Nitekim haberin yayınlanmasından sonra doların beli kırıldı. Dolar zaten küresel ekonomiye dair genel görüş ile baskı altına girmişti. Genel görüşe göre, küresel ekonomik iyileşme ABD büyümesini geride bırakacak. Avrupa Merkez Bankasının gevşek para politikasını beklenenden daha hızlı bir tempoda çözmeye başlamasıyla, diğer majör merkez bankalarını da harekete geçecek. İşte bu yüzden avro 1.23 sentle son 40 ayın zirvesine çıktı. Tabii gelişen ülke paraları da bundan olumlu etkilendi. Güney Afrika Merkez Bankasının faizi 6.75’te sabit tutmasının ardından para birimi rand dolar karşısında 12.11 düzeyine indi. Bu arada önemli bir not aktarayım: Türkiye'nin rezervlerinde 61,4 milyar dolar değerinde ABD tahvil ve bonosu yer alıyor. Bir başka deyişle ABD’nin bize 23.3 milyar dolar uzun vadeli, 38.1 milyar dolar kısa vadeli borcu var. TL olarak 232 milyar alacaklıyız.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
600273 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/necmettin-batirel/600273.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT