BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Sporcuyu öldüremiyor!..

Koronavirüs ile yatıyor, koronovirüsle kalkıyoruz. Bütün günümüz “Koronavirüsün hakimiyetinde geçiyor”; TV ekranları, gazete sayfaları koronavirüsten geçilmiyor; sabah kahvaltısında “koronavirüs istatistikleri tartışılıyor, öğle yemeğinde oradan buradan gelen telefonların, mail’lerin, mesajların getirdiği “koronavirüs kara haberlerinin kara sohbetleri” var, akşam yemeğinde Sağlık Bakanı’nın açıkladığı “en son rakamlar” ile yüreklerimiz “cızzz” diyor ve de yatarken, Allah’a şükrediyoruz; “o lanet düşman kapımızı çalmadı, evimize girmedi” diye!..
Bu arada, “en uzmanlardan, en bilenlerden, en değerlilerden” günün en az 5-6 saati, “kişisel, ailesel, toplumsal, devletsel ve dünyasal sağlık ve halk sağlığı dersleri” alıyoruz. Yoğun olarak hem de “en iyi hocalardan” ekranlarda, gazete sayfalarında “biyoloji, mikrobiyoloji, mikrop, virüs, bakteri dersleri” alıyoruz.  Hastalıklarla ilgili olarak bildiğimiz 3 T Formülüne, yani “Tespit / Teşhis / Tedavi” üçlemesine “3 T” daha eklendiğini görüyoruz; “Takip / Tarama / Tekmil…”
Takip devletten, tarama sağlıkçılardan, tekmil Sağlık Bakanı’ndan. Bunlara, bir T de, siyasetçiler ekliyor; “Tartışma”; keşke “Tartışma, tartışma safhasında” kalabilse!..
Bitmedi; bu süreç, mezralarda yaşayanları bile, çoğunluğumuzun bildiği “en küçük boy ölçüsü olan mikronu da çöpe atan” çok daha küçük bir ölçü ile tanıştırdı; “Nanometre!..”
Sen neymişsin be koronavirüs; dünyayı titretiyor, “karamsar yarınlar senaryoları” ile Trumplar, Putinler başta milyonlara, milyarlara “kâbus rüyaları” gördürüyorsun!..
Bütün bunları “neden” yazdım?..
Haftalardır, “Test / Vaka / Vefat” istatistiklerinin benim “koronavirüs ile dolu” kafama soktuğu bir gerçek var; “Efendim, bu virüs 65 yaş üstündekileri ve de bu yaş şartına ekli olarak kalp, tansiyon, kanser, karaciğer ve akciğer hastalıklarından muzdarip olanları öldürüyor, çocuklara, gençlere pek diş geçiremiyor” açıklamaları...
“Bilimsel” olarak, elbette uzmanların, doktorların, profesörlerin söyledikleri doğrudur; zaten “test / tespit / teşhis / tedavi / iyileşme / ölüm” istatistik rakamları da bunu gösteriyor. Amma…
Evet, amma; acaba, “başka” bir gerçek de yok mu?..
TV ve gazete haberlerinden, yetkili kişilerin açıklamalarından öğrendiğimiz bazı “başka” rakamlar da var; “uzmanlarından, profesörlerinden, doktorlarından, hemşirelerine kadar” sağlıkçıların bu savaşta verdikleri şehitler!..
“Şehitler” diyorum; “savaşta düşmana karşı ölümü göze alarak mücadele eden ve ölenler” şehit olmuyor mu, sağlıkçılarımız da “bu savaşı” ön safta vermiyorlar mı?..
Şimdi geliyorum bir kıyaslamaya; acaba, koronavirüs, “sağlıkçılar” için mi, yoksa “sporcular” için mi “daha olumsuz” bir istatistiğe sahip?..
“Hastalığa yakalananlar içinde” sağlıkçıların mı, sporcuların mı “ölüm haberleri” ve sayıları daha çok?..
O sayılar gösteriyor ki, “Sporcuları” ve de “spor yapanları” kolay kolay yenemiyor bu nanometre ölçülü canavar!..
Neden; sporcular ve spor yapanlar, daha güçlüler, beslenme / uyku / yaşama düzeni bakımından çok daha disiplinliler de ondan!..
Bu yazıyı neden yazdım; “Beden Eğitimi ve spor dersleri” yeniden “zorunlu dersler” kapsamına alınmalıdır da, ondan…
Tıpkı, bu acı süreçte, “Biyoloji ve Sağlık Bilgileri” derslerinin de, içine sokuldukları “bir çok başka dersle birlikte yumak hâline getirildiği ‘genel anlamlı’ derslerin içinden çıkarılması” ve de “müstakil olarak ‘zorunlu dersler’ kapsamına alınmaları” gerektiğinin de ortaya çıkması gibi!..

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612992 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ocal-uluc/612992.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT