Evet Galatasaray elendi, hem de Liverpool’a, hiç kimsenin beklemediği bir skorla yenilerek…
Ama, Galatasaray 2025-26 sezonunda, dünyaya “Türkiye’de futbolun olduğunu, bir Türk spor kulübünün futbol takımının, “Avrupa futbolunun ‘başaltı’ seviyesine yerleştiğini” ve de geldiği yeri hak ettiğini de kabul ettirdi.
Artık Türk futbolunun Galatasaray’ının, Fenerbahçe’sinin, Beşiktaş’ının ve de hatta Samsunspor’unun ve Başakşehir’inin de Avrupa kupalarında “son 16’larda, son 8’lerde “olabileceğini” ve “zirveleri hedef yapabileceğini” anlamaya başlamıştır, Avrupalılar!.. Elbette, futbolda yenmek de, yenilmek de vardır, tur atlamanın, elenmenin olduğu gibi…
Ama, “hazmedemediğim” acı bir gerçek var; Galatasaray “elendiği maçta 11 dakikada 3 gol yememeli” idi…
Ders almak!..
Hocamız Okan Buruk, gerçeği tüm açıklığıyla anlattı. Yaptığı özeleştiri için Onu kutluyorum:
“Rakibimiz bizden çok daha fazla maçı hak etti. Şanssızlıklar vardı. Onlar daha öz güvenli oynadı, biz ise öz güvenimizi kaybettik. Maç öncesi planlarımızın hiçbirisi sahada işlemedi. Sakatlıklar ve oyun içinde verdiğimiz yanlış kararlar etkili oldu. Oyuncularım önemli bir emek sarf etti, onların emeğine saygı duyuyorum. Bugün böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm.”
Yanlış kararları üzerinde durmalı ve çokça da düşünmeli!..
Yüzler kızarıyor mu?..
Galatasaray futbolda iyi gidiyor da, ya basketbol ve de voleybol?..
Bu branşları “resmî olarak” Türkiye’ye getirenler Galatasaraylılar değil miydi?..
“Yenilmez Armada” olarak spor tarihimize hangi takım geçmişti?..
Şimdi Galatasaray Basketbol Takımı, puan cetvelinde, lig lideri Fenerbahçe’den ve de ondan sonra sıralanan Beşiktaş, Bahçeşehir, Trabzonspor, Anadolu Efes, Türk Telekom ve Esenler Erok’un altında. “Kaçıncı” mı; say say bitmiyor!..
Durum, voleybolda da pek farklı değil; Galatasaray, 25 maçta 2 mağlubiyet ve 67 puanla lider olan Ziraat Bankkart’ın, 24 maçta 6 mağlubiyet ve 48 puanla çok gerisinde kalmış durumda.
Basketbol ve voleyboldaki “bu acı tabloyu”, düzelmedikçe “Hep yazacağım” demiştim.
İşte gene yazıyorum; bilmem ki, “G.Saray’ı yönetenlerin yüzleri” kızarıyor mu?..
Şaka!..
Acaba Türkiye’de “futbol, basketbol ve voleybol federasyonlarından başka” spor federasyonu yok mu?..
Nerede bu federasyonlar; kulüpleri, takımları, neredeler; sonuçlar, galibiyetler, mağlubiyetler, rekorlar nerelerde?..
Spor Bakanlığı ve Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü (Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü) ne yapıyor?..
Yoksa, sporumuzda, her şey tam ve mükemmel de, “hizmet edilecek bir durum” yok mu?..

