Dünya yeniden paylaşılıyor; güç dengeleri, ulaşım yolları, koridorlar, ticaret hatları, yer altı zenginlikleri ve savunma sistemleri bu yeni düzenin ana unsurlarını oluşturuyor. Tüm bu başlıklar, kurulacak ittifakları ve aktörlerin konumunu belirliyor. Artık dünya tek kutuplu bir sistemle yönetilemiyor. Güç dengesi adil biçimde paylaşılmazsa ve aktörlerin kapasitesine göre bir görev dağılımı yapılmazsa, bu sistemin sağlıklı şekilde işlemesi zorlaşıyor.
Türk dünyası önemli aktör!
Türk dünyası hattı bu tabloda her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Bölgenin derin kültürel mirası, insanlık tarihine yaptığı katkılarla birlikte büyük bir anlam taşıyor. Bu hattaki devletlerin kültürel altyapısını, ekonomik gücünü, insan potansiyelini ve özellikle sosyolojisini doğru okumak artık kaçınılmaz bir ihtiyaç hâline geliyor.
Azerbaycan, bu bütün içinde son derece kritik bir halkayı temsil ediyor. Onun güçlenmesi, aslında tüm Türkistan hattının güçlenmesi anlamına geliyor. Bu nedenle meseleye tek boyutlu değil, çok katmanlı bakmak gerekiyor. Azerbaycan’ın sosyolojik yapısı ve kültürel kodları, bu coğrafyanın siyasi düşünce temelini oluşturan ana unsurlar arasında yer alıyor. Çünkü güçlü bir siyasi fikir ortaya çıkmadan, Türkistan hattının kültürel konseptten siyasi bir yapıya evrilmesi kolay olmuyor. Buna ekonomik güç ve yer altı zenginlikleri de eklendiğinde, Azerbaycan’ın üstlendiği rol daha da belirginleşiyor. Türk dünyası fikrinin devlet politikası hâline gelmesinde, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkinin ve bu ilişkiden doğan sonuçların özel bir yeri bulunuyor.
Azerbaycan sosyolojisini doğru analiz ediyor muyuz?
Azerbaycan sosyolojisini doğru anlamak, bu çerçevede ayrı bir önem taşıyor. Tarihi, halkın kültürel alt yapısı, farklı etnik unsurlarla birlikte oluşturduğu vatan bilinci, dinî değerleri ve millî meselelere bakışı ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken başlıklar olarak öne çıkıyor. Selçuklu mirasıyla birlikte düşünülmesi gereken bu birikim, Azerbaycan’ın siyasi düşünce kabiliyetinin bugün reel politikte nasıl bir karşılık bulduğunu da gösteriyor.
Azerbaycan yalnızca petrol ve doğalgaz zengini ülke olarak değerlendirilmemeli. Bunun ötesinde bana göre, insan yapısı ve fikir üretme kapasitesiyle Türk dünyasının kalbi olma rolünü üstleniyor. Aydın ve münevver yetiştirme konusunda sahip olduğu birikim dikkati çekiyor. Çünkü fikir olmadan, ne kadar güçlü bir ekonomik altyapı olursa olsun kalıcı bir yapı inşa etmek mümkün olmuyor. Bu yönüyle Azerbaycan, hedef belirleyebilen ve yön çizebilen aktördür...
Ancak malesef, Türkiye kamuoyunda Azerbaycan, gerçek münevverleri, gerçek düşünür, gerçek mütefekkirleri ile tanınmıyor...
Günümüzde birkaç isim dışında Azerbaycan adına ortaya çıkan isimlerin kahir ekseriyeti bu derin mefkûre bağının temsilcisi değiller.
Aynı şekilde Türk dünyasında Türkiye’yi temsil ediyormuş gibi sunulan bazı yanlış kişiler de bu önemli sürece zarar veriyor!
Bu nedenle vitrine çıkan veya çıkartılanlar ile gerçekler arasındaki uçurumu dile getirmek zorundayım.
Zira gelecek nesiller, Anadolu irfanı ile yetişmiş bu kadim medeniyetin devamını; Türkiye’nin geleceğinde ortaya çıkan büyük isimleri arşiv taramaları sırasında gün yüzüne çıkan insanlar üzerinden Azerbaycan tanımlaması yaparak değerlendirecek. Ve maalesef, gerçekleri yansıtmayan yüzler üzerinden algılamak zorunda kalmasınlar diye, bu cümleleri bu satırlara yerleştirmeye gayret ediyorum.
Azerbaycan, fikir üretebilen; mefkûre yolculuğuna ışık tutan gerçek münevverler diyarıdır. Nizami Gencevî gibi derin tefekkür yükünü eserlerinde yansıtan ve bize miras bırakan edebiyat üzerinden Azerbaycan’ı ve bu coğrafyayı algılamamız gerekiyor...
Üzeyir Hacıbeyli gibi münevverler üzerinden Azerbaycan’ı analiz etmek elzemdir... Cevat Han gibi cesur serdarların, yürekli liderlerin geçtiği yolu idrak etmeden yapılacak her Azerbaycan yorumu ise eksik olur...
Fikir üreten ve ürettiği fikri siyasete yansıtmaya çalışan Azerbaycan, Türkiye ve Türk dünyası için vazgeçilmez bir aktör olarak öne çıkıyor. Bu gerçeği dikkate almadan yapılan değerlendirmeler ise eksik ve abes kalmaktadır.

