Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Zengin olduk!
0:00 0:00
1x
a- | +A

28 Şubat’ta ABD-İsrail ile İran arasında başlayan Orta Doğu'daki askerî çatışmaların, yüksek enerjiye bağlı yüksek enflasyon riskine rağmen Türkiye’ye büyük fırsatlar sağladığı rakamlarla kendini gösteriyor. İhracatımız nisan ayında 25,4 milyar dolarla rekor düzeye ulaştı. Bu rakam, sadece bir aylık performans değil, aynı zamanda son 12 aylık toplam ihracatımızı 275,8 milyar dolar seviyesine taşıyan güçlü bir kaldıraç oldu...

İthalat sınırlı bir artışla 33 milyar 909 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracattaki devasa sıçramaya karşılık ithalattaki bu “fren” mekanizması, dış ticaret açığının aylık bazda yüzde 29,8 oranında daralarak 8,5 milyar dolara gerilemesini sağladı. Orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payı yüzde 44,4 seviyesine ulaştı. Bu gelişme, Türkiye'nin artık sadece düşük katma değerli ürünlerle değil, savunma sanayi, havacılık ve otomotiv gibi alanlarla küresel pazarda yer aldığının kanıtı...

Son yıllarda kur ve maliyet baskısı altında ezilen tekstil (%16), hazır giyim (%16,5) ve deri (%10,5) sektörlerinde bile yaşanan çift haneli büyümeler, "istihdamın sigortası" oldu. Kızıldeniz ve lojistik hatlarındaki kırılmalar Batı dünyasındaki talebi Türkiye’ye kaydırdı. “Yakın ve güvenilir tedarikçi" imajımızı lojistik krizleri fırsata çevirerek pekiştirdik. Özellikle AB pazarının 11,3 milyar dolarla hâlâ en büyük alıcı pozisyonunda olması, Avrupa tedarik zincirindeki vazgeçilmez yerini koruduğumuzu gösteriyor. Türkiye Yüzyılı vizyonunun temel taşlarını "yatırım, üretim, ihracat ve istihdam" oluşturuyor. İşsizlik oranı 35 aydır tek hanede. Nisan ayındaki dış ticaret açığının yüzde 30 daralması, döviz dengesi ve enflasyonla mücadele için de hükûmetin elini güçlendiren stratejik bir kazanım. 22 çeyrektir kesintisiz büyüyoruz. Uluslararası Para Fonu’na göre Türkiye’nin Müslüman nüfusa sahip ülkeler arasındaki liderliğini bir kez daha tescilledi. Satın Alma Gücü Paritesi üzerinden yapılan değerlendirmelere göre Türkiye, dev ekonomileri geride bırakarak ilk sırada yer aldı. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla 4 trilyon dolara, kişi başına düşen millî gelirimiz 46 bin 500 dolara yükseldi.

Ekonomik güç sıralamalarında kullanılan Satın Alma Gücü Paritesi (SAGP), ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklarını ortadan kaldırarak daha gerçekçi bir karşılaştırma imkânı sunuyor. Türkiye’nin bu kategoride zirvede yer alması, ülkenin iç pazar gücünün ve mal-hizmet üretim değerinin küresel ölçekteki ağırlığını gösteriyor. Teknoloji yatırımları ve ihracat odaklı büyüme stratejisi, küresel ticaret ağlarındaki stratejik önemimizi bir kez daha kanıtlarken, yabancı yatırımcılar için de önemli bir referans kaynağı oluşturuyor...

Durmak yok yola devam. Ekonomide yeni reformlar için düğmeye basıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla hazırlanan eylem planı ile üretim ve yatırım iklimi güçlendirilecek. Ekonomide verimlilik artacak, cari açık kalıcı olarak düşürülecek, rekabet gücü yükseltilecek, gübre ve ilaç sanayi geliştirilecek, sanayide kullanılan rüzgâr enerjisi kapasitesi arttırılacak, yeşil dönüşüm hızlandırılacak. Ne kadar gariptir ki, Cumhur İttifakı istikrarlı yönetimiyle ülkemizi tarihî kazanımlarla muasır medeniyetler safına ulaştırıyor, ana muhalefet partisi CHP ise bazı yerel yönetimlerdeki ahlaksız, soyguncu, rüşvetçi iddialarına rağmen, iktidara talip olma yüzsüzlüğünü gösterebiliyor. Bunlara söylenecek tek söz var: Hadi ordan!

Necmettin Batırel'in önceki yazıları...