Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Biz kazandık!
0:00 0:00
1x
a- | +A

Orta Doğu savaşıyla başlayan enerji krizi, dünya ülkelerine tarihin en büyük arz sıkıntısını yaşatıyor... Sadece 50 günde piyasadan silinen 500 milyon varil petrolün değeri 50 milyar doları aştı. Körfez’de Üretim Durma Noktasında: Devler Devre Dışı kaldı. Kriz, sadece İran ile sınırlı değil, tüm bölgeyi etkisi altına aldı. Körfez ülkelerinin, günlük 8 milyon varil civarında olan üretimleri neredeyse sıfıra indi. Jet yakıtı ihracatında büyük çöküş yaşanıyor. Suudi Arabistan, BAE, Katar ve Kuveyt gibi ülkelerin şubat ayında 19,6 milyon varil olan ihracatı, mart ve nisan aylarında 4,1 milyon varile geriledi...

İran’ın Hürmüz Boğazını yeniden kapatması üzerine sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) taşıyan gemiler geri dönüyor. Orta Doğu’da yedi haftadır süregelen ve küresel piyasaları sarsan savaşta, diplomatik çözüm girişimleri ağır bir darbe aldı. Trump’ın, ateşkesin sona ereceği çarşamba gününe kadar “ya anlaşma ya topyekûn yıkım” diyerek tehdidi üzerine İran, Washington'ın "aşırı talepleri" ve devam eden deniz ablukası nedeniyle İslamabad’daki görüşmelere katılmayacağını açıkladı...

Yüksek seyreden akaryakıt fiyatları, yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için ciddi bir siyasi risk oluşturuyor. 9-13 Nisan tarihlerinde yapılan Quinnipiac Üniversitesi anketi, seçmenlerin yüzde 65'inin artan benzin fiyatlarından ABD Başkanını sorumlu tutuyor... Ankete katılanların %57’si Trump’ın ekonomi yönetimini onaylamıyor. Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatın durması petrol fiyatlarını zirvede tutarak dünya ekonomilerini resmen felç etti. Bölgenin en güçlü ekonomisi olan Türkiye’de de bozulmaya sebep oldu. Bizim yıllık ortalama 65 milyar dolarlık enerji ithalat faturamız var. Petrolde her 10 dolarlık artış cari açığımıza 4,5 milyar dolar ek yük bindiriyor. Mart ayında ihracatımız 21,9, ithalatımız 33,2 milyar dolar oldu. 11,3 milyar dolara çıkan dış ticaret açığımız ilk 3 ayda 30, yıllık bazda 100 milyar dolara yükseldi. Türkiye'nin yılda ortalama 10 milyar dolarlık ihracat yaptığı ülkelere olan ürün satışımız mart döneminde yüzde 40 düştü. İhracattaki düşüş Katar ve Bahreyn'de yüzde 80'e ulaşırken, Kuveyt'te yüzde 70, Umman'da yüzde 60, İran ve Irak'ta ise yüzde 30'u aştı. En kötü gelişme Merkez Bankasının faizleri aşağı çekerek enflasyonu düşürme planının sekteye uğrayacak olması. Peki Türkiye ekonomisi, dış ticaretteki bu olumsuz tabloyu tersine çevirebilir mi?

Evet! İran ve ABD ana konularda uzlaşamıyor. Savaş uzuyor, bu durumda lojistik maliyetlerde büyük artış yaşanıyor. Ama Türkiye tedarik avantajıyla ön plana çıkıyor. Asya’daki siparişlerin önemli kısmı ülkemize gelmeye mecbur kalacak. Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki köprü konumu, her krizde bizi yeniden ön plana çıkarıyor. Ceyhan Limanı üzerinden Irak-Kerkük petrolünün ihracatına başlanması, bu coğrafi avantajın en taze kanıtı. Deniz yoluyla 40 gün süren ticaret, Türkiye üzerinden geçen Orta Koridor ile 12-15 güne düşüyor. AB Komisyonu Üyesi Marta Kos, Orta Koridor’u bölge için bir “oyun değiştirici” olarak tanımlıyor. Körfez bölgesini doğrudan Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlamayı hedefleyen bu proje, Süveyş Kanalı ve Hürmüz Boğazı’na alternatif sunuyor. JP Morgan’a göre Orta Koridor, “Herkesin ihtiyaç duyduğu ama lojistik zorluklar nedeniyle (Hazar geçişi, ray farkları) dolayısıyla az tercih edilen” bir rota. Ancak Türkiye’nin enerji alanındaki gücü bu durumu değiştirebilir.

Mevcut Hatlar: Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Kerkük-Ceyhan hatları.

Yeni Potansiyel: Orta Asya gazını Avrupa’ya taşıyacak olan Trans-Hazar Boru Hattı.

SON SÖZ: Türkiye, bu süreçten en kârlı çıkan aktör olacak. Enerji fiyatlarındaki artış ve enflasyon gibi kısa vadeli şoklara rağmen; Katar ve Türkmenistan gazı için yeni boru hatları, “Trump Yolu” (Zengezur Koridoru) ve Körfez ülkelerine yönelik savunma sanayi ihracatı bize devasa fırsatlar kapısını açacak. Türkiye hem enerji hem de lojistik merkezi olma potansiyeli ile İran savaşının tek kazananı olarak tarihe geçecek.

Necmettin Batırel'in önceki yazıları...