BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ekranların ünlü ahkâmcılarından bir ricam var!..

Bilmemek ayıp değildir; “bilmediğini bilmemek, bilmeden konuşmak, öğrenmemek, öğrendiğine aykırı sözler etmek” işte “ayıp olan” odur!..
Elbette “hepimize değil”, sadece ve sadece “bir bölümümüzedir” bu sözlerim.
Oturuyoruz, TV ekranlarına başlıyoruz ahkâm kesmeye!..
Hadi, “yoruma açık olan” konularda “ahkâm keselim” de, “ya yoruma açık olmayan konularda” ahkâm kesmek ve “görüşlerinin doğru olduğunda ısrar etmek” ne oluyor?..
İçimizde “öyle” futbol ünlülerimiz, “futbolcu olarak, teknik adam olarak, hakem olarak uzun yıllar futbola hizmet etmiş, gazete sayfalarında, TV ekranlarında sonra da yorumculuğa soyunmuşlarımız” var ki; benim sözüm onlara!..
Özellikle de “hakem kararlarını yorumlayan” arkadaşlarımızdan bazılarına…
Hakem, düdük çalarken ya da çalmazken, hakem kartını çıkarırken ya da çıkarmazken, doğrudan ve kesin olarak “IFAB’ın Oyun Kurallarına bağlıdır!..”
“O kurallara göre karar vermezse”, işte “hata oradadır”; o kurallara uyan bir karar vermişse, “o kararlar doğrudur!..”
IFAB nedir: Futbol oyun kurallarını belirleyen Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (Üyeler; İngiltere Futbol Federasyonu – İskoçya Futbol Federasyonu – Galler Futbol Federasyonu – Kuzey İrlanda Futbol Federasyonu – FIFA)’dur!..
IFAB, “futbolun daha hızlı ve akıcı oynanması, gol sayısının artması, yoruma bağlı pozisyonların azaltılması, tribünlere ve TV başlarına daha çok izleyicinin gelmesi yönünde” yaptığı kural değişikliklerini de, “birkaç yıllık uygulamada ortaya çıkan tabloya bağlı olarak” değiştiriyor.
Eğer, “bu değişiklikleri okumadan, öğrenmeden” TV ekranlarına çıkıyor, gazete sütunlarına oturuyor” ve de “ahkâm kesiyorsanız”, işte o zaman “hatalı düdük çalan, karar veren hakemlerden de daha ağır hata yapıyorsunuz” demektir!..
Eskiden “IFAB kural kitapçıklarını” Futbol Federasyonlarından “rica eder” alırdık. Şimdi internet var… Birkaç tıklamada “o kurallara ulaşabiliyorsunuz”; peki…
Ne oluyor; “kural kitabında açı açık yazan” mesela “bir pasif ofsayt, bir topun ele çarpması, bir ayağa basma, kafaya dirsek veya elle vurma pozisyonlarında”, hakemlerin “IFAB kitabına uygun düdük çalmalarına ya da çalmamalarına” ekranlarda itiraz etmek, izleyicinin, taraftarın kafasını karıştırarak, “hakemler aleyhine” bir hava oluşturmak?..
Hele hele “Efendim, kitap öyle yazıyor ama benim futbolculuktan kalan yorumuma göre böyle olmaması gerek; bu ofsayt, bu penaltı değil, burada faul yok, iki futbolcu da topa sıçrıyor, bu dirseği nereye koysun, çarpıyor işte, faul olmaması, penaltı olmaması lazım” demekle “neye hizmet ediliyor?..”
O dirsek, o tekme neden cezalandırılıyor; “futbolcular, rakibi hastanelik etmesin, o tekmeyi, o dirseği yiyenin, yiyecek olanın (teşebbüs) can güvenliği sağlansın” diye…
İş işten geçtikten, futbolcu hastanelik olduktan sonra “çalınan düdük” neye yarayacak?..
Saha içlerinde “şiddetin önlenmesi için” konulan IFAB kurallarına bile “böyle olmamalı, değişmeli” diyen onca “anlı ve şanlı” meslektaşıma diyorum ki… “Ahkâm kesmek adına ve de defalarca pozisyonları seyrettikten sonra hâlâ ekranlarda yaptığınız yorumlardaki hatalarınızın yanında, bir iki saniye içinde karar verip düdük çalmak durumunda olan hakemlerin yaptıkları hatalar devede kulak kalıyor”; bu konuyu biraz düşünün ve de asıl “lütfen önce  kuralları öğrenin!..”’

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617858 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ocal-uluc/617858.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT