BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İstifa et, kurtul, millî takım da kurtulsun!..

Şenol Hoca’m; “Ben kamuoyuna hesap veririm” derken, o gazetecilerin “kamuoyu adına” soru sorduğunu çok iyi biliyor olmalısın…

Şenol Hoca’m, ben seni hep “onurlu bir adam” olarak bilirim ve tanırım.    Ama “şimdi” tanıyamaz hâle geldim.
Türkiye’yi “Uluslar Ligi’nde en alt kümeye düşürdükten sonra”, şimdi de “Avrupa Şampiyonası’nda “bal tatlısı bir grupta” aldığın “1-8’lik averaj ve ‘sıfır’ puan” ile Türkiye’yi “grupların en acıklı takımı” hâline düşürmen… Sonra da “İstifayı düşünüyor musunuz” diye soran gazeteciye “Sana ne, ben hesabımı Federasyon’a veririm” anlamına gelen bir cevap vermen…
Nihayet, “Takım gençti, tecrübesizdi” bahanesinin arkasına saklanmaya çalışman…
“Sorumlu benim” dedikten sonra, “Golü şöyle yedik… Sonra bir daha yedik… Golü şöyle kaçırdık… Sonra gene böyle kaçırdık… İyi oynayamadık, toparlanamadık” gibi “sana hiç yakışmayan” açıklamalarla “270 + 13 dakikada yenilen 8 gole karşılık bir gol atabilmenin ve tek puan alamamanın sorumluluğunu” futbolculara yüklemeye çalışman…
O “skor bakımından çok acılı, futbol bakımından ezildiğimiz” saatlerin bahanesi olarak “Genç takımız, tecrübesiz” bahanesinin arkasına saklanmaya çalışman… Doğrusu ya hem şaşırttı hem güldürdü beni…
1 - Seçtiğin kadronun yarısından fazlası, Avrupa’da, hatta “zirvelere oynayan takımlarda oynayanlar da başta ‘Avrupa’da oynama tecrübesi’ bakımından yıllardan beri arayıp da bulamadığımız” bir kadroyu oluşturuyor… Dünya Kupası eleme grubunda Hollanda ve Norveç’i yenerek liderliğe otururken bu kadro “tecrübesiz değildi” de şimdi mi oldu, sevgili Hoca’m?..
2 - 2000’li yıllarda “Dünya üçüncüsü yaptığın” takım, bugün elinde bulunan ve seçtiğin kadrodan “çok mu” tecrübeli idi?.. Bir karşılaştır bakalım, nasıl bir tablo ortaya çıkacak?..
3 - Bak sevgili Hoca’m, “basın” dünyanın her “çağdaş ülkesinde” Yasama / Yürütme / Yargı üçlemesinden sonra “Dördüncü Güç” olarak ortaya çıkar. Zira “halk adına, diğer ‘Üç gücü denetler’ ve ‘gerçekleri’ anlatarak, kamuoyunu ‘onların yaptığı hatalar, yanlışlar’ bakımından aydınlatır”; bunu, “sporda sadece sen değil”, bütün teknik adamların bilmesi gerekir!..
Onun için “Ben Federasyon’a ve halka hesap veririm” derken, “halk adına basına hesap vereceğini” bilmeli, hem de iyi bilmelisin!..
4 - Bir “bak sevgili Hoca’m” daha; bilmelisin ki, “kendini yenileyemedin”, bugünün futbolunun çok gerisinde kaldın, “torba kadro / çorba taktik” denemelerinin zamanı çoktan geçti. Bunca zamandır, “torbaya doldurduğun isimlerden, ‘istikrarlı bir iskelet’ çıkaramadın” ve de bu yüzden şimdi “genciz, tecrübesiziz” bahanesinin arkasına saklanmaya çalışıyorsun; ama önündekiler, seni saklayamıyor; “kral çıplak” olarak görünüyor!..
5 - Sözü fazla uzatmayayım; bırak artık ve “tecrübesiz ve genciz” bahanesinin arkasına saklanmayacak bir teknik adamın yolunu aç, Federasyon’un elini rahatlat. “Senin gibi onurlu ve kariyerli bir teknik adamın görevine son verme acısını” onlara yaşatma!..
Bugün, o görevde “kalabilirsin”, ama bilmelisin  ki, Dünya Şampiyonası rotasında “farklı şeyler yapamayacak” ve sadece “acı sonu” geciktireceksin!..
İstifa et Hoca’m, “sana yakışacak olan” budur!..

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619481 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ocal-uluc/619481.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT