BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Çocuktum, bir gün komşu bakkala gitmiştim..."

Olup bitenleri merakla seyrediyordum... Adam muzun ve narın fiyatını sordu...
 
Fırıncı, bizzat yaşadığı bir hadiseyi anlatıyor, hanımı da pürdikkat dinliyordu:
- Aynen şöyle olmuştu: Çocuktum. Bir gün komşu bakkala gitmiştim. Adamın biri de geldi. Tabii o yaşça büyük olduğundan önce onunla alakadar oldu bakkal. Ben de olup bitenleri merakla seyrettim. Adam meyvelere baktı. Muzun ve narın fiyatını sordu. Bakkal da “Muz dokuz lira, nar da dört lira...” demişti ki içeriye zayıf, çelimsiz, mahcup bir hanım girdi. O da elma ve narın fiyatını sordu. Bu sefer bakkal “Muz üç lira, nar da bir...” deyince ben de o adam da çok şaşırdık. Fakat kadıncağız ne kadar sevindi görmen lazımdı. “Elhamdülillah” diyerek her ikisinden de birer kilo alıp huzurla çantasına yerleştirdi... Bakkalın yaptığını şaşkınlık içinde takip eden adam fena öfkelendi ve bakkalla tartışıp neredeyse dövmeye hazırlanıyordu. Ben bir köşeye iyice büzüştüm korku dolu gözlerle onlara bakıyordum. Ne orayı terk edebiliyor, ne de herhangi bir şey diyebiliyordum kimseye. Ancak bakkal, göz kırparak az sabretmesini ve kadın gidinceye kadar beklemesini işaret edince adam sakinleşti. Kadın bakkaldan ayrılırken; “Allah’a şükürler olsun ki çocuklarım bugün de ağlamayacak, sevdikleri meyvelerden yiyecekler. Elhamdülillah!” diyerek dua ede ede çıktı. Allah’a nasıl yanık bir kalple şükrettiğini gözlerimizle gördük... Sonra bakkal, öfkeli müşteriye döndü: “Yemin ederim ki, ben seni aldatmadım, meyvelerin gerçek fiyatlarını söyledim.
Ancak bu kadının dört yetim çocuğu var, kimseden de yardım almıyor, geçimini az geliriyle sağlamaya çalışıyor. Ne zaman kendisine, "Bakkaldan istediğin ne varsa alabilirsin. Para mara istemiyorum" dediysem de kabul etmedi. “Bütçeme göre alırım” deyip hep dik durdu. Belli ki dilenci gibi görülmesini istemiyor, açıktan yardımlarımızdan rahatsız oluyordu. İşte ben de ona, karınca kararınca destek olmak ve az da olsa sevap kazanmak için, meyveleri mal oluşunun da altında ucuz fiyatla veriyorum. Hem o parasıyla almış gibi seviniyor, hem de ben bir ihtiyacı olana yardımcı olduğum için huzur buluyorum. Şunu bütün samimiyetimle söylüyorum kardeşim; ben Allahü teâlânın rızasını kazanmak istiyorum... Gördüğün bu kadın, haftada bir gün buraya geliyor ve bir şeyler alıyor, her seferinde ben o gün daha çok kâr ediyorum ve nasıl olduğunu, paraların bana nereden geldiğini de bir türlü bilemiyorum; o günkü kazancımdan bereket yağıyor...
DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619903 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/619903.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT