BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Nene Hatun da kadınların arasında aslan kesilmişti

 
 "Analar, bacılar Hafız Efendinin söylediklerini duyduk! Daha ne duruyoruz? Urus'un üstüne hücum edelim!.."
 
Abdullah Dede:
 - Nene Hatun, Hafız Osman Bedrettin'i dinledikten sonra o da kadınlar tarafında yüksek bir yere çıktı. Bu sefer gözler ona çevrilmişti;
 "Analar, bacılar Hafız Efendinin söylediklerini duyduk! Daha ne duruyoruz? Öyleyse bizler de önce namazlarımızı kılalım, gözlerimizin yaşını dökelim, dua edelim, birbirimizle helâlleşelim, sonra da Urus'un üstüne hücum edelim! Kalanlarımız gazi ölenlerimiz şehit olsun. Dünyada iyi nam ile anılalım, ahirette Peygamberimizin yanında toplanmaya yüzümüz olsun. Ne dersiniz?” diye sorunca bütün gaziler gözyaşları içinde; “Doğru! Haklısın!” dedi, birbirlerine sarıldılar.
 - Erkekler, kadınlar düşmana karşı deli olmuş gibiler dedeciğim.
 - Böyle olağanüstü zamanlarda bizim bildiklerimizin dışında hadiseler yaşanır. Dadaşları daha kim yolundan alıkoyacaktı ki? Önce abdest tazeleyip namazlarını eda ettiler. Tekbir alıp birbirleriyle helalleşip kucaklaştılar tekrar tekrar. Aziziye muharebe yolu, âdeta bayram yerine dönmüştü. Sanki savaş değil toy-düğün vardı. Korkuları tamamen gitmiş, cesaretleri iyiden iyiye artmıştı. Mehter seslerine top sesleri karışınca iş işten çıktı. Bundan sonra olanları anlatmaya kelimelerimiz aciz kalır kızım.
 - Nasıl yani?
 - Onu ancak yaşayanlar bilir. Biz duyduklarımızı anlatıyoruz. Dolayısıyla olanları tam aktaramayabiliriz demek istemiştim. Her neyse… Osman Bedrettin Efendi paltosunu kanat gibi açarak âdete uçarcasına gidiyordu kefere üzerine.
 - Bir nevi ölüme koşmak! Çok zor bir koşu olsa gerek!
 - Kolay olur mu? Can pazarı yaşanıyor. Can verip can alınıyor diğer bir ifadeyle. Osman Bedrettin’in üzerine yağmur gibi gelen kurşunların hiçbiri isabet etmez. Onu gören dadaşlar da gözünü kırpmadan tabyalara tırmanır dere, tepe dinlemezler. Osman Bedrettin yere eğilmek istediğinde taşların eline geldiğini oradakiler görür hayret ederler. Daha çok ümitlenirler. Hafız Osman Efendinin attığı her bir taş, boşa gitmez. Birer mermi gibi vurduğunu bir daha kalkmamak üzere yere serer. Harikuladeliklerin yaşandığı müstesna bir sabahı yaşar dadaşlar.
 - Ya Nene Hatun ne yapar bu sırada?
 - Nene Hatun da kadınların arasında dişi bir aslan kesilmiştir. Durmadan emirler yağdırır. Kadınlar, ihramlarına sıkı sıkıya bürünmüş birer asker gibi görünüyorlardı. Kadın olduğunu kimse anlamaz. İhtimal dahi veremezlerdi.
DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621786 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/621786.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT