BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

ELÇİ EMİR KULUDUR

"Osman Kavala" ismindeki bir vatandaş, Gezi İsyanını finanse etmek, "Kadife Devrim", "Turuncu Devrim" gibi sokak hareketlerinin besleyicisi Soros’la iş birliği yapmak ve 15 Temmuz Darbe ve İşgal Teşebbüsünde yer almak… gibi iddialarla savcılığın, aleyhine açtığı dâvâ, ceza mahkemesi tarafından kabul edildiği için adı geçen kişi, Türk Adliyesi huzurunda yargılanmaktadır.

Savcı, ammenin; kamunun çıkarlarını koruduğu gibi sanığın avukatı da müvekkilinin suçsuzluğunu iddia ve müdafaa etmektedir. İçeride olması tartışılan kişi, tutukludur. Ancak birden fazla suçtan tutuklu olduğu için bunlardan birinden tahliyesine karar verilse bile diğer dosyalardan dolayı cezaevinde kalmaya devam etmektedir.

İddia veya müdafaa makamının talebi üzerine mahkeme, uygun görürse yargılamanın her safhasında tahliye mümkündür. İtiraz üzerine aynı mahkeme, itiraz sebeplerini yerinde görürse tahliye kararından rücû ile yeniden yakalama kararı çıkarabilir. Bunlar bir ceza dâvâsının olağan seyridir.

Olağan olmayan, gayrı tabiî olansa Osman Kavala adındaki sanığa sahip çıkılmasındaki olağandışılıktır. Bugün hapishanelerimizde birçok tutuklu var. Cezaevinde olmayıp yargılanan vatandaşlar da var. Kimse için ortalık ayağa kaldırılmıyor.

Menderes idama; 12 Eylül’de Başbakan Demirel ve muhalefet liderleri gözaltına alınıp Zincirbozan’a gönderilirken de hiçbir Batılı başkent rahatsız olmamıştı. Başbakan Erbakan ve Hükûmet ortağı Çiller devrilirken, 15 Temmuz yaşanırken de Batılılar yine oralı olmamışlardı. Çünkü kendi delikanlıları, sahnedeydi.

Osman Kavala’ya ise baskıya varan bir yüksek himaye mevcut. Başbakanlardan bile daha fazla kollanıyor. "Fondaş Medya" denilen bir kısım medya unsurlarıyla buralardaki "beyaz Türkler" sabah-akşam Osman Kavala deyip durmaktalar. Onlara göre bu iyi kalpli bir iş insanına, bir hayırsevere haksızlık yapılmaktadır.

İçerideki bu yazma ve seslendirmelerle netice alınamadı. Bu yolla netice alınamayınca ismi belli "Düvel-i Muazzama" doğrudan devreye girerek Ankara’daki büyükelçilerini sahaya sürdüler. 10 sefir, alı al-moru mor nezaketler içinde Türk Hariciyesiyle görüştüler, Osman Kavala’nın serbest bırakılmasına dair açıklamalar yaptılar. Böylece 10 devlet, elçileri vasıtasıyla Türk mahkemesine müdahalede bulundu. Tabiî ki Ankara, "emriniz olur ağalar!" demedi.

Doğrudan istiklâlimize el uzatılmıştır.

Yabancı devletlerin, Türk Hariciyesi üzerinden Türkiye’ye gözdağı vermeye kalkışması, Türk mahkemesine müdahaleye yeltenmesi vahim bir olaydır. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir. Topraklarında suç işleyen herkes gibi emniyet ve adliyenin hakkında dosya tanzim ettiği bir vatandaşı da yargılanır.

Müdafaa, ek müdafaa, tutukluluğa itiraz, hükmü temyiz, iade i muhakeme, tazminat gibi bütün imkân ve unsurlara her şüpheli, sanık, mahkûm gibi Osman Kavala da sahiptir.

Mevzubahis sanığı "beyaz Türkler"le yabancılar, öve öve bitiremiyorlar. Ama bu devletin de istihbaratı var. Eğer ellerinde kesin malûmat olmasa ne MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli ve ne de Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan "Osman Kavala, Soros’un Türkiye temsilcisidir!!!" demezler.

Buna rağmen ve üstelik dâvâ derdest yani görülmekte iken Elçiler Vak’ası, bu büyük skandal, yaşanmıştır. Elçilerin persona non grata/istenmeyen kişi ilân edilerek verilecek mühlet içinde ülkemizi terk etmelerine dair bir karar alma takdiri Hükûmetindir. Ancak böyle bir kararın, mukabele-i bi’lmisil görme ihtimali de yüksektir. 10 Büyükelçisi birden hudut harici edilmiş bir Türkiye’de sıkıntı yaşanır.

Basit tasnif malumdur:

Elçiler emir kuludur.

Bundan dolayıdır ki dilimizde "elçiye zevâl olmaz" diye bir deyim vardır. Belli ki 10 garplı başkent, aleyhimize bir haçlı ittifakı kurmuştur. O haçlı zihniyeti var oldukça, o ittifak aleyhimize çalıştıkça mevcut elçiler gider, daha şeditleri, katıları gelir.

Ankara, haçlılara karşı çok kararlı, çok donanımlı olarak cesur ve sağlam bir diplomatik mücadele vermelidir.

Haçlı seferleri, hiç bitmedi.
Hiç de bitmez.

…..
Bu yazıyı,  büyükelçilerin  “nâdim ve peşiman” olmalarından evvel kaleme almıştık. Haberi alınca zavallıların hâline acıdık. İki arada kalmak çok zordur.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621203 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/621203.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT