BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

ÜÇ HARFLİLER

Salih Uyan
Facebook
Türkiye gündemi bir süredir üç harflilerin istilası altında.
Siyasette YSK, İBB, AKP, CHP…
Eğitimde YKS, TYT, AYT, LGS…
Her iki alanda da seçme ve yerleştirme heyecanı var. Birinde seçilen koltuğa, diğerinde seçilen üniversiteye yerleşecek.
Biz şimdi uzatmaların oynandığı siyasetin üç harflilerini bir kenara bırakalım ve kendi işimize, yani eğitime bakalım.
LGS’den sonra geçtiğimiz hafta sonu da üniversiteye giriş sınavları yapıldı.
TYT, ismiyle müsemma bir şekilde öğrencilerin temel yeterliliklerini, yani muhakeme yeteneğini ölçen bir sınavdı. Bu arada yanlış olduğu için iptal edilen matematik sorusu da soruları hazırlayanların temel yeterliliklerini ölçmüş oldu.
Sınava çalışırken sadece çoktan seçmeli soruların şıkları arasında kısa mesafe koşu çalışması yapanlar, uzun paragraflarda daha şıklara ulaşamadan nefes nefese kalıp yere serildiler.
Ama antrenman sahası olarak kendilerine kitapları seçenler, paragraflar arasında rahatça ilerlediler.
TYT öğrencilere, “Bakalım okuduğunu anlayabiliyor musun?” diye sordu. AYT ise, “Seçmek istediğin alanla ilgili acaba neler biliyorsun?” diye.
Sınavların kolaylık ve zorluk derecesi sosyal medyada, “TYT vurursa dikiş atarlar. AYT vurursa toprak atarlar!” şeklinde yorumlandı.
 
Değişim senaryosu
 
Eskiden öğrenciler iklim konusunu işlerken, “Yazlar kurak ve sıcak, kışlar soğuk ve yağışlı” cümlesini ezberleyerek günü kurtarıyorlardı.
Şimdiyse iklim konusunu işlerken, sıcak ve soğuk ülkelerde yaşayan insanların karakteristik özellikleri arasındaki farklardan girip, küresel ısınmaya bağlı oluşan tehditler ve ülkelerin bununla başa çıkabilmek için geliştirdikleri politikalardan çıkmak gerekiyor.
Çünkü sınavda sorulan sorular, böyle bir zihinsel hazırlık gerektiriyor.
Bazı öğrenciler sınavdaki soruları görünce “Ya anlattığın gibi sor ya sorduğun gibi anlat” eleştirisini gündeme getirdiler.
Öğrenciler aslında bu eleştiride haksız sayılmaz. Çünkü 80’li yılların dersiyle, 2019 yılının sınavına hazırlanılmaz. Yani önce eğitim sistemini, sonra sınav sistemini değiştirmek gerekiyordu.
Ama herhâlde bakanlık baktı ki öğretmenlerin zihniyeti değişecek gibi değil. Zihniyetin değişmesini beklemek yerine, sınav sistemini değiştirdi. Böylece öğretmenlerin zihniyet değişiminde başrolü öğrenciye vermiş oldu.
Artık TYT sorularını gören öğrenciler, derste sadece bilgi transferi yapan öğretmenlerin başka mesleğe transfer edilmesini isteyecek.
Böylelikle istenen değişim öğrenci eliyle gerçekleştirilmiş olacak.
İnşallah!
 
YKS’den aklımızda kalanlar
 
- Sınava geç kalan çocuğun polis arabasıyla sınava yetiştirilmesi
- Geç kaldığı için sınava giremeyen gencin ağlamaklı bir sesle, “Abi, n’olur yapmayın! Bu hayatımın sınavı!” diye yalvarırken eğitim sistemimizin bir özeti olarak zihinlerimize kazınması
- Yapışık ikizlere, “Sınava aynı sınıfta mı girdiniz?” diye soran muhabirin, bununla yetinmeyip ikinci soruda, “Üniversitede aynı okulu mu tercih edeceksiniz?” diyerek konuyu iyice tatsızlaştırması
- Sınav sonrası sosyal medyada düzenlenen “sorularla üzerinden espri üretme” yarışmaları
 
Yalan mı?
 
Avustralyalı yazar Nigel Marsh’ın TED konuşmasını seyrederken bir cümleyi not etmişim. Yazar şöyle demiş;
“Dışarıda binlerce insan var. Bu insanlar hiç hoşlanmadıkları kişileri etkilemek için, hiç ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın almak uğruna nefret ettikleri işlerde, uzun saatler boyunca çalışıyorlar ve sessiz, çaresiz ve berbat hayatlar yaşıyorlar.”
YKS sınavıyla ilgili sosyal medya yorumlarını okurken, bu cümleyi hatırladım ve zihnim bazı kelimeleri değiştirip yeni bir cümle kurdu.
“Türkiye’de üniversite sınavına giren yüz binlerce öğrenci var. Bu öğrenciler hiç hoşlanmadıkları kişileri etkilemek için, hiç ihtiyaç duymadıkları bilgileri öğrenmek uğruna nefret ettikleri bölümlerde, uzun seneler boyunca okuyorlar ve sessiz, çaresiz ve berbat hayatlar yaşıyorlar.”
Gerçekten de genel manzaraya bakınca, farklı bir cümle kurmak en azından şimdilik mümkün değil.
Tabii istisnalar bu cümledeki anlamı bozmuyor. Gerçekten öğrenme aşkıyla yaşayan ve net hedefleri olanlar var.
Ama onların da kaideyi bozması için istisna olmaktan çıkmaları gerekiyor.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608499 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/salih-uyan/608499.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT