BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Aklama operasyonu

Salih Uyan
Facebook

Geçenlerde Netflix yapımı bir dizi seyrettim. Dizide doktor olan bir karakter var. Adam bir işe bulaşıyor ve maceradan maceraya koşuyor. Ve yine bir gün koştururken doğduğundan bile haberinin olmadığı kızıyla karşılaşıyor.

Seyirci bu noktada, “Nasıl olur ya? Bir kızı olduğundan nasıl haberi olmaz. Hem de otuz yaşında bir kız?” diye düşünürken, adam kızına bir açıklama yapıyor ve şöyle diyor;

“Annenle üniversitede tanıştık. Güzel bir ilişkimiz vardı. Ama o zamanlar cinsel kimliğimden emin değildim. Sonradan eş cinsel olduğumun farkına vardım. ”

Kız bu durumu büyük bir olgunlukla karşılıyor. Konuşurlarken adam, “Annen doğum yapacağını bana niye haber vermedi acaba?” diye kızına soruyor. (Bu noktada dönüp cümleyi bir daha okumanıza gerek yok. Çünkü yüz kere de okusanız cümle anlamsızlığına devam edecek.)

Kız da şöyle diyor; “Annem senin bir tür cinsel kimlik bunalımı yaşadığından şüphelenmiş. Bu yüzden hamile olduğunu fark edince durumu seninle paylaşmak yerine, ortadan kaybolmayı tercih etmiş.”

Seyirci bu noktada kızın annesini takdir ediyor! Sonuçta ciddi bir "özveride" bulunmuş kadın. “Adamcağızın zaten kafası karışık. Bir de üstüne çocuk yükü binmesin” diye düşünüp çekmiş gitmiş. Kendi başına doğurmuş çocuğu.

Neyse, baba kız biraz daha sohbet ediyor. Ve olayların akışıyla hiç alakası olmayan bu diyalog sonlanıp, film kaldığı yerden devam ediyor.

Bu garip baba-kız ilişkisi oldukça karmaşık belki ama mesaj çok net. Aksiyon, heyecan ve macera dolu dizinin ortasında Netflix seyirciyi dürtüp şöyle fısıldıyor;

“Arkadaşlar, hiçbir şey için geç değil. Evli olabilirsiniz. Çoluk çocuğunuz da olabilir. Ama henüz gerçek cinsel kimliğinizi keşfetmemiş olabilirsiniz. Bu yüzden düşünmeye ve kendinizi sorgulamaya devam edin. Lütfen biraz gayret!”

           ***

Netflix’in bu takıntılı ürün yerleştirme gayreti artık gerçekten çok antipatik olmaya başladı. Eskiden sadece bilinçaltına çalışıyorlardı. Şimdi bilincin altından girip üstünden çıkıyorlar. Ve cinsiyet, ırk ve farklılıklar üzerine yoğunlaşan bu mesajlar herkesi acayip bayıyor.

Elon Musk bile artık dayanamadı. Geçenlerde Twitter hesabında şöyle bir paylaşım yaptı;

“Netflix, siyahi Ukraynalı bir adamın, transseksüel bir Rus askerine olan aşkını film yapmak için savaşın bitmesini bekliyor.”

Netflix’in ırkçılık ve cinsel yönelim takıntılı yapımlarını tiye alan bu paylaşım aslında konuyu güzel özetledi. Çünkü eskiden sahne aralarına yerleştirdiği ürünü seyircinin gözüne sokan Netflix, sadece Türkiye’de değil bütün dünyada artık ciddi şekilde eleştiriliyor.

İlk başta farklılıkları “hoş” gören bir politikaları vardı. Ama iş, farklı olmayanları “hor” görmeye kadar geldi.

Bundan sonraki adım ne olabilir, insan kestiremiyor.

​           ***

Son zamanlarda Rusya-Ukrayna savaşına çok yoğunlaştık. Ama inanın savaş tek cephede yürümüyor. Savaş literatürünün klasik ismi Prusyalı General Carl von Clausewitz, “Savaş, politikanın başka vasıtalarla sürdürülmesidir” demiş. Yani savaş politik bir eylem. Ve sadece topla tüfekle yapılmıyor.

Amerika, sivilleri hedef aldığı savaşta Netflix ile saldırıyor işte. Tek bir atışla, dünya üzerindeki milyonlarca evi vurabiliyorlar. Ve parça tesirli bombalar aileleri parçalamaya devam ediyor.

Yapılan iş bir tür düşünce aklama operasyonu aslında. Zihinlerde kötü veya yanlış olarak kodlanmış düşünceler itinayla aklanıyor. Ve anormali normal göstermek için sürdürülen bu operasyon, genelde eğlence sektörü tarafından üretilen yapımların arkasına saklanıyor.

Tamam, çocuklarımızın dersleriyle ilgilenelim. Kulüp çalışmalarına katılsınlar. Hobileri falan da olsun. Ama ebeveynler olarak en büyük görevimiz, çocuklarımıza öncelikle doğruyu ve yanlışı tanıtmak.

Çünkü yaşadığımız dünyada balla zehir aynı raflarda. Ve zihinlerde aklanmış kötülük en fazla çocuklarımızı tehdit ediyor.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
624954 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/salih-uyan/624954.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT