BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Tüp gaz bayii ve merhamet!..

 “Önümde beş kişi ya vardı ya yoktu... Bu sırada akşam ezanı da ha okundu ha okunacak...”
 
Bu hatıram iki amaçlı… Birincisi günümüzde sıkıntıdan dert yanan bazı gençlere yıllar önce bu ülkenin insanına ne sıkıntılar yaşatıldı onu anlatmak istiyorum. Diğeri de “herkes yaptığı kötülüğün cezasını dünyada mutlaka hemen görecektir” gibi bir iddiam yok fakat yüce Allah dilerse, mazlumun ahını anında da alır...
Benim gibi elli yaş ve üzeri olanlar o yokluk kıtlık ve kuyruk günlerini çok iyi hatırlar. Temel gıda maddelerinde kuyruğa girilerek yapılan alışverişli çileli yıllardı… Bir ramazan ayındaydık. Bir Anadolu şehrinde kamu kuruluşunda çalışıyordum. Evden bir haber geldi ki, tüp gaz bitmiş. Akşam iftara yemeği neyle pişirecektik? Üstelik tüp gaz da bulunmuyordu. Haftada bir kamyon tüp gelse mahalleye bir gün içinde kuyruğa giren vatandaşlar tarafından alınıp tüketiliyordu... Böyle doğalgaz ile konforlu hayat nerede?..
Yemek yapmak için kullanacağımız tüpü alabilmek için biraz erkenden izin alıp eve gittim. Evden boş tüpü aldığım gibi şehrin yegâne bayisi olan dükkâna geldim. Bir de ne göreyim kuyruk almış başını gitmiş... Mecburen kuyruğun sonuna takıldım. Bu gidişle iftara yetişme şansım kalmamıştı ama ertesi gün için tüpümüz olurdu. Yeter ki iftar öncesinde bana sıra gelmeden tüp bitmemiş olsaydı…
Uzatmayayım, sıraya girip oruç oruç beklemeye başladım. Birkaç dakikada bir bir adım atarak dükkâna doğru yaklaşıyordum. Bize sıra gelmeye az kalmıştı. Önümde beş kişi ya vardı ya yoktu... Bu sırada ezan da ha okundu ha okunacak...
Tüp gaz bayisi kapının başına durmuş, peşin satanlar gibi bacak bacak üstüne atmış, müşterilere bin naz ile birer birer tüp gaz veriyor. Tüp gaz vermeden önce para istiyor, bozuk parası olmayanlara “Bozuk para ver! Seninle uğraşamam!” diyordu. Sonra pervasızca bir arka sıradaki müşteriye yöneliyordu. Bozuk parası yok diye o insan onca sırayı saatlerce beklemiş hiç umursamıyordu.
Bu vicdansız bu kibirli adama “peki” demeye elimiz mahkûmdu âdeta... Ses çıkartmaya kalksak tüp alamazdık… İçerideki oğlu da babasına yardım ediyordu. İnsanlar parasıyla da olsa sadaka alır gibi iki büklüm tüpü alıp oradan ayrılıyordu...
O acınacak hâli ancak o yılları yaşayanlar bilir... Bir tüp almak için neredeyse eline ayağına kapanmamızı isteyecek... Çünkü fırsat onun elinde... İster al ister alma! Başka bayi yok ki? Olsa bile ne fark eder, piyasada tüp gaz yok ki... DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619279 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/619279.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT