BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Serde gençlik olunca...

Daha “hoş geldin” bile demeden hepsinin "geçmiş olsun" temennisine şaşırmıştım!..
 
Çivril'de göreve başladığım ilk günler... Masamın bir gözünün, kaçakçılık suçlarına ait çoğu hazırlık soruşturması bitmiş ama kamu davası açılmamış evrakla dolu olduğunu görünce kâtibe sebebini sormuştum.
“İnanın bilmiyorum efendim” diye cevap verince bu kez Başkâtibe de neden bekletildiklerini sordum.
"Efendim, söylemesi ayıp ama Savcı Bey tayin bekliyordu" dedi, "biraz çekindi galiba, bunların sanıkları biraz belalı da" diye eklemişti.
Gençlik var serde, üç gün içinde tüm evrakın işlemlerini tamamlayıp ağır cezalık olanları fezlekeye bağlayıp Denizli Başsavcılığına gönderdim. Bir kısmını Çivril'de iddianame düzenleyerek kamu davalarını açtım. Kalanları da soruşturmanın tamamlanması için zabıtaya havale ettim.
Başkâtibin, bu kaçakçıların biraz belalı olduğu yolundaki sözleri beni galiba tahrik etmişti. Sonraki yıllarda uyuşturucu suçları ile aşırı mücadelem İçişleri Bakanlığı'nın dikkatini çekmiş olsa gerek ki, Ankara'dan özel olarak gönderilen iki sivil üst rütbeli dedektifle gizlice tren istasyonunda buluştuk. Bana “kaymakam da duymasın” diyerek, pek çok övücü sözler söyledikten sonra “sizin için her türlü koruma tedbirlerini aldık. Sizi destekliyoruz” diyerek ayrılmışlardı.
Ama hiç de korumaya alındığımı anlayamadım. Son aylarda aşırı yorulmuştum. Tek savcının kaldıramayacağı yoğunluktaki iş beni bunaltmıştı. Dinlenmeye çok ihtiyacım vardı. Eşimle birlikte İzmir'e giderek 4 gün orada, ticaret yapan teyzemin oğlunun evinde misafir oldum. Çivril'e döndüğüm gün kaymakam ve hâkimler ziyaretime geldiler. Daha “hoş geldin” bile demeden hepsinin "geçmiş olsun" temennisinde bulunmalarına şaşırmıştım!
Meğer ben İzmir'de iken, çok sıkı takip ettirdiğim bir afyon kaçakçısı, bu işlerde muhbir olarak kullandığım kişiyi öldürüp doğru adliye gelmiş. Kâtibim anlatıyor, sanık hızla oda kapımı açmış, beni bulamayıp İzmir’de olduğumu kalemden öğrenince sağ elini ceketinin altından çıkararak tabancasını sert bir şekilde masaya koyup kâtibe "içinde tek mermi var onu da savcıya ayırmıştım şansı varmış" demiş. Kendisi de cinayet sanığı olarak teslim olmuş...
Gerçekten de benzer olaylarda şansım hep bana gülmüştür. Belki kaderime güvenerek, övünmek gibi olmasın ama görevimi yaparken bu tür tehlikeler karşısında pek de pabuç bırakmadım. Dediğim gibi serde de gençlik vardı tabii...
       Ali Rıza Cemeroğlu-Em. Cumhuriyet Başsavcısı
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621651 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/621651.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT