BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Koronavirüsle imtihanımız...

Ülkemizi, hatta dünyayı kasıp kavuran koronavirüs illeti, bir yerde de Müslümanlar için bir imtihan oluyor. Acaba, söğüt yaprağı gibi titrediğimiz ölüm korkusu nedendir? Bir Müslüman ölümden niçin korkar?
Müslümanların korkması gereken ölmekten çok "imansız ölmek" olmalıdır. Çünkü imansız ölürsek eğer bizim için kötü bir sondur. Bu noktada ölüm korkumuzun nereden kaynaklandığını gözden geçirmemiz gerekiyor. Koronavirüs belası kendimize ya da bir yakınımıza isabet ettiyse, imtihanımızın farkına varıp sabır vazifemizi göstermeliyiz. Bir diğer husus ise Sevgili Peygamberimizin bahsettiği, insanların aldandığı iki meseleden biri olan "boş vakit" kavramıdır. Koronavirüs salgını sebebiyle evlerimizden dışarıya pek çıkmıyoruz. Dolayısıyla bolca boş vaktimiz oluyor. Acaba bu vaktimizi layıkıyla değerlendirebiliyor muyuz? Peki neler yapabiliriz?
1-Kur'ân-ı kerimi daha çok okuma fırsatı bulmalıyız.
2-Peygamber Efendimizin hayatını okuyarak hayatımızı ona göre yaşayabiliriz.
3-Dinin emir ve yasaklarını öğrenerek bunları hayatımıza uygulayabiliriz.
4-Günahlarımızdan tövbe etmek için çok vaktimizin olduğu aşikârdır.
5-Kırgın, küskün olduğumuz akraba ve dostlarımızın yanına gidemesek de arayıp sanal da olsa sıla-i rahim vazifemizi yapabiliriz.
6-Tefekkür ederek Rabbimizin büyüklüğünü idrak edebiliriz. Mesela bu bağlamda gözle görülmeyecek bir virüse karşı âciz olan insanoğlunun düştüğü durumu tefekkür edebiliriz.
7-Peygamberimizin "dinin direği" diye zikrettiği namaz ibadetine başlayabilir; eğer kılıyorsak bol bol kaza namazları kılabiliriz.
8-Dünyanın yalan ve fâni olduğunu, asıl hayatın ahiret yurdu olduğunu hatırlayıp ona göre yaşamalıyız.
9-Medar-ı maişet derdine düşerek ihmal ettiğimiz ailemize daha çok zaman ayırabiliriz.
10-Daha çok dua ederek Rabbimize "kulluğumuzu" göstermeliyiz...
Şüphesiz bu maddelerle sınırlı değil yazılacaklar. Şu an aklıma gelenleri âcizane bu şekilde sıraladım. Yine de Yüce Rabbimden bu koronavirüs illetinden hepimizi muhafaza buyurmasını temenni ediyorum. Sağlık çalışanlarımıza verdikleri emek için teşekkür ediyorum.
Sağlıcakla kalın dostlar...
            İsmail Aybey
 
 
 
ŞİİR
 
 
           NE KADAR ÂCİZSİNİZ!
 
Adım "Covid Ondokuz"; Kavramıyorsa beyin
Yormayın kendinizi, kısaca "Virüs" deyin.
 
Hatır sormak isterken çalıp kapıyı tek tek
Telaşlı gördüm sizi, hem hayli korkak, ürkek
Nerede düne kadar kükreyen onca erkek!
Yok mu sizde hiç yürek; güçlü olan sizsiniz!
Ah siz ne kadar ödlek ne kadar âcizsiniz.
 
Her türlü tedbir ile korunsa da bir beden
Ayarı bozuluyor; düşündünüz mü "neden?"
Ne can yârdır fâniye, ne uzuvları, ne ten
Az fırsat bulunca kibirlenen sizdiniz
Bir virüse nispeten ne kadar âcizsiniz.
 
Hani Hak(k)sız düzene şafaklar kurmuştunuz
Nerde "Yapay Zekâ"nız! Kıyama durmuştunuz
Hani "ölüm var" derken müstehzi durmuştunuz?
Yarım kaldı muştunuz; zelil olan sizsiniz!
Yakmadan tutuştunuz; ne kadar âcizsiniz.
 
Hani krallarınız, sultanınız, şahınız?
Nerde 'Uçak Gemi’niz, nükleer silahınız?
Niye Arş'a çıkıyor dokunmadan ahınız?
Artarken günahınız zevke dalan sizsiniz!
Kesildi iflahınız; ne kadar âcizsiniz
 
Yarın kıt aklınızla çare bulsanız ne ki
"Ol!" deyince Yaradan çıkar gelir öteki
Farz edin sözüm abes, söylediğim afaki
Ben miyim siz mi zeki? Pençemdeki sizsiniz!
Tespit yalan mı peki? Ne kadar âcizsiniz.
 
                         Mecit Aktürk
 
 
 
ENTERESAN BİLGİLER
 
VEBA SALGINI: Eskiden milyonlarca insanın ölümüne sebep olan bulaşıcı bir hastalığın ismidir. Kara ölüm, kıran, peste veya plague da denen vebanın etkeni Pasteurella Pestis’dir. Mikrop ilk defâ 1884’te Hong Kong’da tespit edilmiştir. Genellikle kemiriciler arasında salgınlar yapar. İnsana, uygun çevre şartlarında, pirelerden geçer. İnsanlar arasında damlacık yoluyla da yayılabilir. Mikrop 1,5-2 mikron boyunda, 0,5-0,7 mikron eninde, gram negatif bir basildir. Hastalık MÖ 9 ve 10. yüzyıldan beri bilinmekte olup, zaman zaman salgınlar yaparak milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuştur. Veba mikrobu ölü hayvanların üzerinde bir gün canlı kalabilmektedir. Hasta bakımı çok önemli olup günümüzde salgınların azalması ve tedavide etkili antibiyotiklerin yeteri kadar doz ve sürede uygulanmasıdır. 1347’deki Avrupa salgınında 25.000.000 insan ölmüştür. Türkiye’de 1919’da 13 kişilik, 1947’de 32 kişilik iki vaka rapor edilmiştir.
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
613036 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/613036.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT