BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Tavuğun kaç ayağı var?

“Bu konu nereden çıktı, ne alakası var” dediğinizi duyar gibiyim. Biraz sabredin o zaman.
E malumunuz, topraktan geldik toprağa döneceğiz. Son zamanlarda her yerde aynı muhabbet... Kimi görsem bir toprak telaşında... Efendim şöyle Manisa’nın yakınlarında 2 dönümlük bir toprağımız olsa da kendi yiyeceğimizi ekip biçsek. Şöyle kıpkırmızı domatesimizi, yemyeşil sivri biberimizi yetiştirsek… (Sırf bunun için hobi bahçeleri kiralayan çok tanıdığım var) Gerçekten güzel hayal. Sadece ekip biçmek de değil olay. Mesela toprakta yürümek bile insanın negatif enerjisini alıyor.
Bir de iki üç tavuğumuz olsa, kümesten sıcacık tazecik yumurtaları alsak, yesek. Bir nevi köy hayatı... Ama köyde durmayacağız çok. Sıkılıyoruz. O yüzden bulunduğumuz ile yakın olacak ki sıkılınca yine şehrin gürültüsüne kaçıp gelelim.
''Ferdi Baba''nın, “Bu şehir beni boğuyor” diye feryat ettiği durum büyük şehirlerde yaşayanlarda her gün artarak devam ediyor. Şehrin gürültüsü, hava kirliliği, betonlar arasına sıkışıp kalmak, koşturmaca, trafik, stres. Hele bir de şu virüs günlerinde kalabalıklardan kaçarak sakin yerlerde yaşama arzusu epey revaçta.
Şehirde büyüyen çocuklar toprağı görmeden, tanımadan büyüyüp gidiyor. Meyve ya da sebzelerden hangisinin ağaçta, hangisinin yerde yetiştiğini bilemeden büyüyor. Çünkü soğanı, patatesi, elmayı her bir şeyi sadece markette ya da manavda görüyor. O yüzden elma toprağın altında mı yetişiyor, soğanın ağacı mı var bilemiyor çocuk.
Başka neleri bilemiyor derseniz, mesela bir tavuğun kaç ayağı olduğunu bilemeyebiliyor.  Evet, “bunu bilemeyen olur mu?” demeyin, yaşanmış olay. Anlatayım efendim. Eski bir komşumuzun çocuğu. Çok küçük de sayılmaz. İlkokul 3’e ya da 4’e gidiyor. Malum matematik sorularını bilirsiniz: “15 inek, 4 koyun ve 5 tavuğun ayak sayılarının toplamı kaçtır” gibi. Çocuk bu soruyu çözecek ama çözemiyor işte. Çünkü tavuğun kaç tane ayağı olduğunu bilmiyor ki çocuk, nasıl çözsün? Annesine sesleniyor: “Anne, tavukta kaç ayak bulunur?”
Görmemiş ki çocuk yakından bir tavuğu, nereden bilsin. Ya pişmiş olarak fırında görmüş ya da tavuk suyu çorbasının içinde. Yürürken görmemiş çocuk tavuğu yakinen, nereden bilsin efendim?
           İsmail Aybey
 
 
 
ŞİİR
 
       GİRLEVİK ŞELALESİ
 
Bir şelale gördüm ben Erzincan’da,
Aklım hayalim almadı o anda,
Ne şelale ama insanın içi açılır,
O anda insan aklından neler geçirir,
 
Hayal mi görüyorum yoksa rüya mı?
Acaba cennetten bir parça mı?
Allah’ın bir lütfu, bir ihsanı, bir keremi,
Buraları görmeli, güzel vatanı sevmeli,
 
Sular şarıl şarıl akıyor,
İnsanın içi bir hoş oluyor,
Hayalimi burası hepten zorluyor,
Ne güzellik Allah’ım, ne güzellik,
 
Rüzgâr ne de güzel esiyor burada,
Güneş zaten insanı okşuyor o anda,
Yeşillik buraları süslüyor Çağlayan’da,
İnsana bir ilham geliyor orada,
 
Yeşillik içinde sanki bir cennet,
Hayale dalıyor insan ne büyük nimet,
Bana da nasipmiş görmek ne büyük kısmet,
Aman Allah’ım, ne büyük servet,
 
Çağlayan’a gelelim, buraları görelim,
Girlevik şelalesini bir güzel gezelim,
Sevelim sevilelim bu vatanın kıymetini bilelim,
Sen ne güzelsin Erzincan’ım, Türkiye’m,
                           Mücahit Demirci
 
 
UNUTULMAZ MEKÂNLAR
 
BOSNA-HERSEK: Yüzölçümü 51.129 km2 olan Bosna-Hersek, doğu ve güneydoğuda Sırbistan ve Karadağ, kuzey ve batıda ise Hırvatistan cumhuriyetleriyle çevrilidir. Ekim 1991’de Bosna-Hersek’in egemenliğini ilân etmesi ve bu cumhuriyetin sınırları içerisinde yaşayan Sırpların buna karşı çıkarak Yugoslavya’ya bağlılığı sürdürmek istemeleri üzerine Müslüman-Sırp çatışması başladı. Mart 1992 başında bağımsızlığı güçlendirmek için yapılan referanduma katılanların %99,43’ü bağımsızlık lehine oy kullanırken Sırplar oylamaya katılmadı ve federal ordunun desteğinde Müslümanların yerleşim bölgelerine saldırıları yoğunlaştırarak katliama yöneldiler.
Türkiye’nin ve diğer bazı ülkelerin de tanıdığı Bosna-Hersek Cumhuriyeti, Nisan 1992’de federal ordunun ve Sırpların saldırılarıyla başlayan bir iç savaşın içerisinde bulunuyordu. 1991 Mart ayında yapılan nüfus sayımına göre Bosna-Hersek’in nüfusu 4,5 milyona yaklaşmıştır. Halkın büyük kısmı Sırp-Hırvat (Boşnak) dilini konuşmakta olup kendilerini milliyet olarak Sırp, Hırvat, Müslüman, Yugoslav şeklinde göstermişlerdir.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
613743 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/613743.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT