BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kış geldi mi ürperirim iliklerime değin...

 
Serçeler titrek kanatlarıyla doluşurken penceremin pervazına, gözüm takılıp gidiyor sokağın köşesine sinmiş çocuğa. Belli, saçına su değmeyeli belki haftalar olmuş, tabii yağmur yağmadıysa... Evi barkı neresidir, nereye sığınır? Çatısı delik dört duvarı dökük yeleği sökük yuvası nerelerdedir?
Her insan biraz yoksuldur içinde. Sevgiden merhametten sadakatten yoksun. İnsanı tamamlayan kalbini ve karakterini besleyen güçlü duyguların yoksunluğu doldurulamaz ise karanlığa sürükler ve zamanla içi dışı karanlık olan kişi yoksunluk hissiyle bataklığa kendi ayaklarıyla gider... Sırt çevirmek yerine el uzatan olmalı, düşeni kaldırmalı. Zorda olanın imdadına koşmalı darda olana derman olmalı.
Efendimiz aleyhisselam bir gün sahabeden birinin günlerdir mescide gelmediğini fark etti ve onu sordu. Eshabdan iki kişiyi ona gönderdi hâlini sordurup öğrendi. İhtiyacını giderdi şifası için dua etti. "Birbirinizin hakkını gözetiniz" buyurarak ümmete nasihat etti.
Kış geldiğinde içimi bir hüzün kaplar benim… Ne zaman sıcacık yuvasının penceresinden kar tanelerinin süzülüşünü seyredip kar topu oynama hevesiyle bekleyen bir çocuk görsem aklıma üzerinde mont olmayan ayağı yarı çıplak içinde kirlenmiş temiziyle değiştirememiş kenarı beresi aşınmış fanilasıyla titreyen o çocuk belirir hayalimde. İçim üşür yüreğim kaskatı kesilir kanım donar. Ellerimi uzatıp ısıtamadığım ellerinden utanırım; “çocuk affet beni!..”
Yalnız çocuklar mı şefkate muhtaç? Nerede kaldı hele koskoca adamın başını okşamak. Çok şey değil belki bir çorap ısıtır umudunu insanın. Elimden bir şey gelmez deme! "TEBESSÜM SADAKADIR" sözün sahibine bakın... Yarım hurma üç yudum su ile günlerce dolaşırdı. İsraf ettiğimiz her lokmada açlık çeken insanların vebali vardır...
Gelin biraz insanlığımıza dönelim, “aman bana mı kaldı?” demeyelim. Unuttuğumuz kardeşlerimizi hatırlamanın vakti gelmedi mi?
Çok şey değil belki bir çorap ya da bir kazak, hiç değilse sıcak bir tebessüm size unuttuğunuz insanlığınızı hatırlatacak.
          Fatmanur Subaşı
 
 
ŞİİR
 
      Bir daha sever miyim?
 
Kendimi kaybettim, sen diye
Söyle şimdi değer miydi bu sana?
Sadece sevdim seni bunu da çok gördün.
Eğer bir gün gelirsen
Seni kabul edemem bu şekilde
Git artık!
Beni bırak kendi hâlimle,
Daha fazla acıtma canımı…
Ben aldatılmayı hak etmedim
Sen ise hep aldattın!
Hayatım altüst oldu sayende
Kalbimdeki sevgin yok oldu.
Söyle şimdi bir daha sever miyim?
                       Sunay Şahin
 
 
 
ENTERESAN BİLGİLER
 
BANGLADEŞ: Bugün Bangladeş’in bağımsızlığına kavuşmasının yıl dönümü… Pakistan 1956 yılında cumhuriyet olmuştu. İki yıl sonra General M. Eyüb Han darbe yaparak idareyi ele geçirdi. 1960 yılında ve 1965’te yeniden başkan seçildi. Bunun 1969 yılında istifa etmesi üzerine Doğu Pakistan’da ayaklanmalar baş gösterdi. Daha sonra General Ağa M. Yahya Han idareye el koydu. İdareyi ele alır almaz ülkede sıkıyönetim ilan etti...
1970 seçimleri sonucunda Doğu Pakistan, Avamî Partisi büyük çoğunluk elde etti. Fakat seçimlerden bir yıl sonra Yahya Han, Millet Meclisini dağıttı. Bunun üzerine ülkede grevler ve isyanlar artmaya başladı. Bundan dolayı hükûmet kuvvetleri Doğuya taarruzlar tertipledi. Fakat çok geçmeden Hindistan’dan kuvvet desteği alan doğulular, bağımsızlıklarını ilan ederek "Bangladeş Devleti"ni kurdular. Ayrıca çarpışmalar kesilmedi. Binlerce insan öldürüldü. 10 milyonu aşkın Doğulu Hindistan’a göç etti. Nihâyet Pakistan-Hindistan Harbi patlak verdi.
Doğu Pakistan’daki, Pakistan birlikleri kuşatılınca, ateşkes imzalandı. Her iki taraf da birliklerini geri çekti. İki ülke arasındaki münasebetler 1976 yılında yeniden normal hâle getirildi...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616627 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/616627.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT