BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yitirilen bir kavram: Çocukluk...

Çocukluk kelimesi kullanılınca hepimizin içinde bir yer mutlaka cız etmiştir. Siz değerli okuyucularımız da zaman zaman şu sözleri mırıldanmıştır çoğu kez:
"Ah nerede o eski çocukluk yıllarım keşke çocuk olabilsem..."
Hepimizin içinde büyük coşku ve güzelliklerle yer edinen çocukluk çoğumuzun hayali oysaki...
Mahalle kültürü, dostluk kavramı ve en önemlilerinden biri de paylaşım kavramıdır. Hepimiz takım tutar gibi kendi mahallemizi tutup savunmadık mı? Kavgalar çıktığı vakit arkadaşlarımızla dostluklarımızı pekiştirmedik mi? Ve en önemlisi de derdimizi ve cebimizdekini son kuruşuna kadar harçlıklarımızı paylaşmadık mı? Biliyorum bu soruları birçoğunuz kendinize soruyor ve tatlı bir gülümseme ile tüm içtenliğinizle "Evet" diyorsunuz.
Günümüz neslinin çocukluk kavramını sorguluyor olursak eğer teknoloji ile iç içe girmiş bir yapıyı hepimiz görüyoruzdur. Bırakalım bizim dönemimizdeki mahalle günlerini artık çocuklar yan komşularını tanımayacak bir duruma gelmişlerdir. Mahalle arkadaşlığı çoktan tarih olmuştur. Akraba ziyareti ve hala dayı amca teyze çocuklukları çok uzaklarda birer kavram hâline geldi. Herkesin kendi sosyal medya hesabı var ve bu hesaba kayıtlı olan binlerce sanal arkadaşlıklar var. Onlara yapılan paylaşımların hiçbiri de kalıcı değil… Kim neyi beğeniyor, niçin beğeniyor belli değil. Bu kimseleri yolda görseniz tanımızsanız… Yani aslında çocukluğumuz gibi arkadaşlığımız da dünün somut müşahhas adı sanı belli insanlarından uzaklaşıp “sanal” dünyalara uçup gitti. "Ah nerede o eski çocukluk günlerim" söylemi galiba sadece bizim kuşaklar için geçerli kaldı. Ne yazık ki son kuşakta çocukluk kaybedilmiş bir kavram olmaktan öteye gidemedi… Ama şunu görmek en azından durum tespitinde çok önemli... Günümüzün çocukları gençleri, bizim çocukluğumuzun çocukluğunu yaşamıyorlar ama onlar o bilmedikleri çocukluğu da özlemiyorlar. Hayatlarından memnunlar. Yeter ki onların sanal dünyalarını sabote etmeyelim. Yeter ki çocukları içinde bulunduğu devre göre duruma göre teknolojiye göre anlayabilenlerden olalım.
        Rumuz: "Keskin Kalem"
 
 
 
ŞİİR
 
                   Uyanık ol!
 
Cümle âlem uyuyorken, sen uyanık ol!
Gecenin karanlığında, sen gündüz ol!
Gaflet uykusundan uyan, sen diri ol!
Kalk! Ey kul kıl gece, teheccüd...
 
Ey insanoğlu uyan, bak geriye!
Hayatımız nerede ve nasıl diye!
Düşün ölümü hesabı, bin kere!
Kalk ey kul kıl gece, teheccüd...
 
İman etmiş, doğruyu bulmuş!
Nesilden nesile, intikal etmiş!
Dosdoğru bir itikadı seçmiş!
Kalk! Ey kul kıl gece, teheccüd...
 
Büyüklerin yoluna, uymak için!
Tasavvuf ehlinden, olmak için!
Zikir erbabı, mürşid-i kâmil için!
Kalk! Ey kul kıl gece, teheccüd...
 
Feragat ediver sefadan, keyfinden!
Uyma düşman olan, nefsine aman!
Kır zincirleri gece, yarısı uykundan!
Kalk! Ey kul kıl gece, teheccüd...
 
Sevinsin senin, yüce peygamberin!
Tabii olduğunu görsün, kendisine ümmetin!
Bekler Kevser başında, seni Resulün!
Kalk! Ey kul kıl gece, teheccüd...
 
          Abdulkadir Yılmaz-Samsun
 
 
 
 
GÜZEL YURDUMUZ
 
 
NEVŞEHİR: İç Anadolu Bölgesinin Orta Kızılırmak bölümünde kalan bir ilimiz. Çok eski çağlardan beri bir köy olmaktan ileriye gidemeyen bu yere Türkler “Muşkara” olarak isim verirlerdi. Bu köyden yetişen sadrazam ve sultana damat olan İbrahim Paşa, birçok eser yaptırarak bu köyü genişletmiş ve yeniden inşa ettirmiştir. “Yeni şehir” manasına gelen “Nevşehir” ismini almıştır.
“Muşkara” isminden önceki ismi “Nissa” olup bu isim Hititler tarafından verilmişti... Nevşehir, İç Anadolu’nun güneydoğu volkanik sahası içerisinde Erciyes Hasandağı ve Melendiz Dağlarından çıkan kül ve lavların birikimiyle meydana gelmiş geniş bir platonun batı yamaçlarında kurulmuştur. Arazi lavlardan ve volkan tüflerinden meydana gelmiştir. Nevşehir ve çevresi beş bin senelik bir tarihe sâhiptir. Nevşehir el sanatları yönünden de zengindir. Geleneksel tekniklerle halı, kilim, sicim dokumacılığı hâlen devam etmektedir. El sanatları bakımından en zengin yer Avanos ilçesidir.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621450 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/621450.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT