BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Aşkın gözü...

-Salyangoz romanından-
Bülbül’e sırrını ifşa etme demişler. Akşama kadar aşkını ilan etmiş. Cümle âlem duyup herkes, bir söz söylemiş.
Bülbülün aşkını duyan gül, açıldıkça açılmış. Rengini, kokusunu âleme gösterip, kendinden geçmiş. Birkaç gün içinde ise, yapraklarını dökmüş, bülbül feryada başlamış.
Bu hâlleri gören bahçıvan hayret etmiş. "Biri sırrını söyledi, biri gönlünü açtı, şimdi ikisi de yalnız kaldı. Bu nasıl iştir?" diye Derviş'e sormuş?
Derviş, pervaneyi misal vermiş. Sırrını âleme açmadı. Gönlünde taşıdı. Yandı aşkın ateşiyle, yine de gıkı çıkmadı.
Padişah, bu konuşmayı duyunca, oğluna seslenmiş. İbret al oğlum. Dilin kendisi küçüktür ama cürmü büyüktür. Söylediğin her söz, senin için yüktür.
Babasından bu sözü duyunca şehzade, nedamet getirmiş. Çöplükte kokan gülün, karganın peşine düşmeyi bırakmış. Pervane ile arkadaş olmaya karar vermiş.
Tam bir yıl beraber olmuşlar. Her gece yanıp her sabah, yanmamış gibi hayata sarılmışlar. İnsanlığa hizmet aşklarının artması için, Allah’a yalvarmışlar.
Bu hâli gören Derviş, boynunu bükmüş.
Allah’ım, aşkına kavuşanlar, aşkından yanıyorlar.
Yandıkça seviniyor ve insanları sevindiriyorlar.
Bize de nasip et, demiş.
            Ahmet Fehim
 
 
ŞİİR
 
           Mukadderat
 
Yıkıldı kalender,
Zevahir aldı çağı yürüdü...
 
Kaybolmuşken kendi halindeliğimde,
Keder beni aldı bilinmez diyara götürdü...
 
Girift bir hâlde cümlelerim,
Kalmadı gülecek hiç mecalim...
 
Böyleymiş mukadderat,
Yokmuş gün yüzü yetim kalbime...
 
Pencereler hep karanlık,
Gözlerimi açsam da göremem artık...
 
Rüzgâr esse de giremez içeri,
Yağmur yağsa da arıtmaz kederi...
 
İmtihan olarak yeterim ben kendime,
İnfaz gerekmez cezama geceler yeter...
 
Hem unutkan hem hatırnazdır kelimelerim,
Gönlümdeki bilmece derdimden beter...
 
Öyle bir yalnızlık ki ahdimden döndürmez,
Kafiyesiz bir şiir gibi kucaklarım kimsesizliği...
 
                 Kübra Can
 
 
 
 
KISA KISA…
 
İyi öğrenme ayları
 
Dünya tarihinde en çok buluş, ürün geliştirme, yenilik kuzey yarım kürenin tam ortasından geçen hat üzerindeki toplumlarda görülmüş. Bu hat üzerindeki ülkeleri Çin, Türkiye, Almanya, Fransa, İran vb. şeklinde ifade edebiliriz. 
Çok sıcak ya da çok soğuk iklimi olan topraklarda yaşayan insanların yenilik, buluş, başarı noktasında yetkin olduğu söylenemiyor.
Ülkemizde okullar eylül ve haziran ayları arasında 10 ay boyunca açık tutuluyor. Bu periyotta öğrenmenin en iyi olduğu aylar ekim, kasım, aralık, mart, nisan, mayıs olarak ifade edilebilir. Eylül ayında tatil sendromu yaşanıyor. Haziran ayında ise bıkma, usanma, yorulma öne çıkıyor.
32 yıl öğretmenlik yapan biri olarak ifade edeyim: Öğrenciler en iyi mart, nisan ve mayıs aylarında öğreniyorlar. Öte yandan, baharın gelmesiyle okuldan kaçma, asılsız sağlık raporu alma gibi tutumlarda da patlama oluyor. 
Bir sınıfta öğrencilerin yarısı olmadığı zaman öğretmen yeni konuya geçemiyor, geçmek istemiyor. Zira ertesi hafta gelen öğrenciler öğrenmede zorluk çıkarmaya başlıyorlar.
Bu kısa yazıda ailelere şunu iletmek istiyorum: Evladınızı mart, nisan ve mayıs aylarında mutlaka okula yollayın. Öğrenme seviyesi çok artacaktır.
         Ali Özdemir
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626994 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/626994.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT