Yunanistan Dışişleri Bakanı Türkiye'ye işaret etti: Türkiye güçlü savunma sanayisiyle bölgesel güç oluyor!
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, Ankara ile yürütülen ilişkiler ve Doğu Akdeniz’deki son gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye ile izlenen "sakin sular" politikasının bir amaç değil, ulusal hedeflere ulaşmak için bir araç olduğunu belirten Yerapetritis, egemenlik haklarına yönelik her türlü adımın karşılık bulacağını ileri sürdü.
Ankara, Cumhuriyet tarihinde bir ilke imza atarak Ege ve Doğu Akdeniz’de “Deniz Milli Parkı” alanlarını ilan etti. Yunanistan’ın Ege ve İyon Denizi’nde çevre koruma gerekçesiyle tek taraflı “Deniz Parkı” oluşturma girişimlerine karşı Türkiye, Fethiye, Kaş ve Kuzey Ege’de deniz milli parkları oluşturdu.
Türkiye’nin Mavi Vatan’daki peş peşe hamleleri ve bölgede artan ağırlığı Atina’nın gündemindeki yerini korurken, Yunanistan cephesinden Ankara’nın askeri ve bölgesel gücüne ilişkin yeni açıklamalar geldi.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, Atina merkezli basına verdiği röportajda Türkiye’nin güçlü savunma sanayisi ve farklı ülkelerdeki varlığıyla bölgesel bir güç profili oluşturduğunu söyledi. Yerapetritis, Ege ve Doğu Akdeniz’de Ankara ile diyaloğun sürdürülmesinin Yunanistan’ın ulusal çıkarlarına hizmet ettiğini ifade etti.
Yunan Bakanın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları şöyle:
"SAKİN SULAR BİR AMAÇ DEĞİL, BİR ARAÇTIR"
"'Sakin sular' bir amaç değil, ulusal hedeflerimize ulaşmak için bir araçtır. Bu politika, Türkiye ile uzun süren ve tırmanan bir gerginlik döneminin ardından ortaya çıktı. Dolayısıyla, komşumuzla işlevsel bir ilişki kurma tercihi açıktı ve ulusal çıkarlar açısından faydalıydı: Krizlerin azaltılması ve aynı zamanda Yunanistan’ın çok yönlü olarak güçlendirilmesi. Atina Bildirisi ilk kez üç temele dayalı yapılandırılmış bir diyalogu hayata geçirdi."
"TÜRKİYE GÜÇLÜ SAVUNMA SANAYİSİYLE BÖLGESEL BİR GÜÇ OLUŞTURUYOR"
Türkiye’nin Ege, Doğu Akdeniz ve Suriye hattındaki adımlarını değerlendiren Yunanistan Dışişleri Bakanı yerapetritis, Ankara’nın küresel ve bölgesel bir aktör olarak konumlandığından bahsetti:
"Türkiye’nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki eylemleri, egemenlik haklarımızı Uluslararası Hukuk temelinde güvence altına almayı amaçlayan kendi girişimlerimize bir tepki niteliğindedir. Bu hamleler, Türkiye’nin güçlü bir savunma sanayisi ve diğer ülkelerdeki varlığıyla bölgesel bir güç profilini oluşturmaya yönelik daha geniş çaplı bir çabanın parçasıdır. Ne yazık ki, Türkiye’nin Libya ve Suriye gibi ülkelerdeki varlığı her zaman yararlı olmamaktadır. Ancak hiçbir sonuç, tek taraflı olarak ortaya çıkamaz."
"BÜYÜK KRİZLERİ ÖNLEDİK"
Ege'deki karasuları tartışmalarına ve Yunanistan'ın savunma kapasitesine değinen Bakan Yerapetritis, 12 mil hakkını saklı tuttuklarını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
"Karasularımızın 12 deniz miline kadar genişletilmesi, Yunanistan’ın Yunan devleti tarafından seçilecek zaman ve şekilde tek taraflı olarak kullanma hakkını saklı tuttuğu vazgeçilmez bir haktır. Silahlı Kuvvetlerimiz, Rafale uçakları, yükseltilmiş F-16’lar, Belharra fırkateynleri ve önümüzdeki dönemde beklediğimiz F-35’ler sayesinde hava ve denizde üstün bir konumdadır. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile her iki tarafın tutumları ve kırmızı çizgileri konusunda tatmin edici bir iletişim düzeyine ulaştık. Bu iletişim sayesinde, son üç yılda büyük krizler önlendi."
