"Buna bel bağlayarak hayal kurmayın!" İslam Memiş'ten 'altın' ve 'gümüş' değerlendirmesi
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, yatırımcıların yakından takip ettiği altın ve gümüş piyasalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde yaşanan sert dalgalanmalara işaret eden Memiş, kısa vadeli beklentilere karşı uyarırken önümüzdeki döneme ilişkin önemli mesajlar verdi.
ALTINDA YÖN ARAYIŞI SÜRÜYOR
Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş, YouTube'da GDH'a konuk oldu.
Küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerin ardından altının seyrini değerlendiren İslam Memiş, piyasalarda ciddi bir belirsizlik ve kafa karışıklığı olduğunu söyledi. Altın ve gümüşte sert fiyat hareketlerinin görüldüğünü belirten Memiş, buna rağmen altının yükseliş trendini koruma isteğinde olduğunu ifade etti.
"YENİ BİR BAHANE BEKLİYOR"
Ons altının yaşanan gelişmelere rağmen belirli seviyelerden çok fazla uzaklaşmak istemediğine dikkat çeken Memiş, "Altın artık bundan sonraki süreçlerde yeni bir bahane bekleyerek yükseliş trendini koruma isteğinde" değerlendirmesinde bulundu.
Memiş, fiziki taraftaki talebin de hareketli olduğunu belirterek Çin'in yaklaşık 1000 tonluk altın alımına dikkat çekti.
ALTIN ALMAK İSTEYENLER EN ÇOK BUNU SORUYOR
İslam Memiş, eline yeni nakit geçen yatırımcılardan son dönemde sık sık aynı soruyu duyduğunu belirtti. Memiş'e göre yatırımcılar, "Altın almak istiyorum, biraz daha geriler mi?" sorusuna cevap arıyor. Ancak Memiş, bu noktada yatırımcılara öncelikle altının nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin önemli bir hatırlatmada bulundu.
"KISA VADELİ AL-SAT YAPILAN BİR YATIRIM ARACI DEĞİLDİR"
Altına kısa vadeli beklentilerle yaklaşılmaması gerektiğini belirten Memiş, "Altın uzun vadeli bir yatırım aracıdır. Kısa vadeli al-sat yapılan bir yatırım aracı değildir" ifadelerini kullandı.
Memiş, özellikle altın ve gümüşte yaşanan sert hareketler nedeniyle yatırımcıların kısa vadeli beklentiler konusunda dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
"ALTIN VE GÜMÜŞE BEL BAĞLAYARAK HAYALLER KURMAYIN"
İslam Memiş'in en dikkat çeken uyarılarından biri ise 2026 yılına ilişkin oldu. Daha önce yaptığı uyarıyı hatırlatan Memiş, "2026 yılında altın ve gümüşü bir spekülasyon aracı olarak değerlendirecekler" dedi.
Memiş, "O yüzden 2026 yılında altın ve gümüşe bel bağlayarak hayaller kurmayın uyarımı ben tekrar anımsatmak isterim" ifadelerini kullandı.
ALTINDAKİ SERT DALGALANMALARA DİKKAT ÇEKTİ
Yıl içerisinde altının oldukça sert hareketler gösterdiğini belirten Memiş, ocak, haziran ve ağustos aylarında görülen farklı seviyeleri örnek gösterdi. Memiş'e göre bu tablo, altın piyasasındaki kafa karışıklığının ve sert dalgalanmaların önemli göstergelerinden biri.
"ORTA VE UZUN VADEDE GÜÇLÜ DURUŞ DEVAM EDECEK"
Kısa vadeli beklentilere karşı uyaran Memiş, orta ve uzun vadede ise altına ilişkin daha farklı bir tablo çizdi.
"Orta ve uzun vadede altın tarafındaki güçlü duruşun ben devamını bekliyorum" diyen Memiş, savaşlar ve küresel belirsizlikler devam ettiği sürece altının güvenli liman özelliğini koruyacağı görüşünü dile getirdi.
"ALTIN HER ZAMAN GÜVENLİ LİMANDIR"
Memiş'e göre altının geleceğinde küresel gelişmeler belirleyici olacak. Dünyada savaşların sona ermesi, enflasyonun kalıcı şekilde gerilemesi ve belirsizliğin ortadan kalkması halinde farklı bir tablonun ortaya çıkabileceğini belirten Memiş, aksi senaryoya özellikle dikkat çekti.
Memiş, "Savaşların devamını bekliyorsa, belirsizliğin devamını bekliyorsa altın her zaman güvenli limandır" dedi.
"KİM KAZANDI? SİSTEM KAZANDI"
İslam Memiş, yalnızca altın ve gümüşü değil, 2026 yılında farklı yatırım araçlarının performansını da değerlendirdi. Borsa, fon, döviz, kripto para, altın ve gümüşü sıralayan Memiş, yatırımcıların beklentilerinin karşılanıp karşılanmadığını sorguladı.
Memiş, değerlendirmesini "Kim kazandı? Sistem kazandı" sözleriyle özetledi ve 2026'nın "paradan para kazanma dönemi" olmadığını savundu.
2027 İÇİN "DEĞİŞİM" MESAJI
Memiş'in değerlendirmelerinde 2027 yılı da önemli yer tuttu. "2027 yılı değişim yılı" diyen Memiş, yatırımcıların yalnızca birikimlerine veya yatırım araçlarına güvenerek beklenti içerisine girmemesi gerektiğini söyledi.
Özellikle finansal piyasalarda alınabilecek yeni tedbirlere dikkat çeken Memiş, 2027'de farklı bir sürecin gündeme geleceğini öngördüğünü belirtti.
"EN KÖTÜ GERİDE KALDI"
Altın konusunda uzun vadeli bakış açısını koruyan Memiş, "Bana göre en kötü geride kaldı" değerlendirmesinde bulundu.
Dünyada ülkelerin dolardan uzaklaşma ve dolara alternatif arayışlarının sürdüğünü savunan Memiş, merkez bankalarının da altını rezerv varlık olarak değerlendirdiğine dikkat çekti.
"BÜYÜK BİR EKONOMİK TUFAN GELİYOR"
Memiş, merkez bankalarının altın politikalarına ilişkin değerlendirmesinde ise oldukça dikkat çekici ifadeler kullandı. Avrupa ülkelerinin ABD ve İngiltere'de bulunan altınlarını kendi ülkelerine getirdiğini belirten Memiş, bunun arkasında savaş ve ekonomik risklere karşı hazırlık bulunduğunu savundu.
Memiş, "Büyük bir ekonomik tufan geliyor, ekonomik kriz geliyor; bunun hazırlığını yapıyorlar" ifadelerini kullandı.
ALTIN İÇİN RAKAM VERMEKTEN KAÇINDI
Uzun vadede yaşanan gelişmelerin altını farklı noktalara taşıyabileceğini savunan İslam Memiş, buna karşın herhangi bir fiyat hedefi vermedi.
"Uzun vadede altını çok ilginç yerlere götürecektir. Rakam vermeyeyim ben burada" diyen Memiş, yatırımcıların fiyat tahmininden farklı bir konuya odaklanması gerektiğini söyledi.
"ASIL SORU ALTIN YÜKSELECEK Mİ, DÜŞECEK Mİ DEĞİL"
Memiş'e göre önümüzdeki dönemde yatırımcıların yalnızca "Altın yükselecek mi, düşecek mi?" sorusuna odaklanması yeterli değil.
İslam Memiş, "Asıl soru, fiziki olarak ben dilediğim kadar alım, dilediğim kadar satım yapabilecek miyim?" ifadeleriyle fiziki altına erişim konusuna dikkat çekti.
GÖZLERİ 2027'YE ÇEVİRDİ
Bu sorunun cevabı için 2027 yılını işaret eden Memiş, finansal piyasalarda bir değişim sürecinin yaşanacağı yönündeki beklentisini yineledi.
Memiş, "2027 yılında bunun cevabını hep beraber görmüş olacağız" diyerek dünya merkez bankaları ve ekonomi yönetimlerinin finansal piyasalara yönelik alacağı tedbirlerin önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulacağını öngördü.
