MAKFED Başkanı Dalkıran sanayinin alarm verdiğini söyledi: Sanayiyi kurtarmak dönüşümle mümkün
Adnan Dalgakıran, sanayici ihracatçının maliyet baskısı altında pazar kaybettiğini, ihracat ile ithalat arasındaki makasın açıldığını ifade ettiği açıklamasında “Maliyetlerimiz Avrupa seviyesine çıktı. Rekabetçilik bozuldu. Acilen dönüşmeliyiz” dedi..
Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, endüstride köklü bir zihniyet dönüşümünün kaçınılmaz olduğunu vurguladı. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) kurumsal birikimi ve hafızasına dikkat çeken Dalgakıran “Geleneksel kalıpları kırarak verimlilik odaklı, ölçülebilir ve ortak akla dayalı yeni bir vizyonu hep birlikte inşa etmek zorundayız” dedi.
İSO’nun başkanlığına aday da olan Dalgakıran, hedeflerinin kurumsal yapılarını sanayicinin gerçek gündemiyle daha güçlü şekilde buluşturmak olduğunu dile getirdi. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) ile Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Başkanlığı görevlerini uzun yıllar yürüten, geçtiğimiz dönemlerde İSO’da Meclis Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Dalgakıran, Türk sanayisinde artık yeni bir kulvara geçişin şart olduğunu ifade etti.
MAKASLAR AÇILDI TEHLİKE BÜYÜDÜ
Dalgakıran, enflasyonla mücadelede kur ve faizlerin ana etken olduğunu hatırlattı ve “Kur ile enflasyon arasında açılan makas aynı zamanda ihracatın artış hızını düşürüp, ithalatı artırdı. Bu artık yönetilmesi zor bir hâl aldı” dedi. Dalgakıran şunları söyledi:
Bugün endüstrimizin verimlilik oranlarına baktığımızda maalesef Almanya’nın üçte biri, Danimarka’nın 5’te biri seviyesinde olduğunu görüyoruz. Bu sürdürülebilir bir tablo değildir. Sanayicimize sadece finansmana erişim ya da bürokratik kolaylık sağlayan yaklaşımların ötesine geçmeli. Üretim genetiğimizi küresel standartlara taşımalıyız. Evet, sanayiciye sayısız destek veriliyor ama bir finansmana rakiplerimizin şartlarında erişemeyince o teşviklerin faydası sınırlı kalıyor.
UZAKLARA GİTMEK BİLE KURTARMIYOR
Bugün Türkiye’deki üretim maliyetlerinin Avrupa’daki seviyelere yaklaştığını söyleyen Dalgakıran “Dolayısıyla geçmişte ihracatımızda önemli bir avantaj sağlayan maliyet farkını büyük ölçüde kaybediyoruz. Avrupa pazarındaki durgunluğun devam etmesi, savaşlar nedeniyle bazı pazarlardaki hareket alanımızın daralması ve başta ABD olmak üzere dünyada korumacı ticaret politikalarının güçlenmesi de ihracatçının işini zorlaştırıyor. Firmalarımız daha uzak ve alternatif pazarlarda büyümeye çalışıyor ancak yüksek üretim ve işletme maliyetleri sebebiyle fiyat rekabetinde de zorlanıyor” dedi.
İşte şehir şehir tam liste... Peynir alırken bir kez daha düşünün! Hepsini Tarım Bakanlığı ifşa etti
DÖVİZ İÇİN FARKLI YÖNTEM GELMELİ
TL’nin aşırı değer kaybının enflasyon üzerindeki etkisinin ortada olduğunu, bu nedenle ihracatçının rekabet gücünü yalnızca kur üzerinden sağlamaya çalışmak yerine döviz dönüşüm desteği gibi mekanizmalarla desteklenmesinin daha sağlıklı yaklaşım olacağını söyleyen Dalgakıran, desteğin yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkarılmasının ise son derece olumlu bir karar olduğunu ifade etti.
SANAYİCİ ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI
Sanayicinin de üzerine düşen noktalar olduğunu söyleyen Adnan Dalgakıran “Dijitalleşme, otomasyon, yapay zekâ, enerji verimliliği ve daha yüksek katma değerli üretim artık tercih değil, zorunluluk. Firmalarımız maliyetleri aşağı çekmek, küresel pazarda konumunu korumak için bu alanlara yatırım yapıyor ancak yüksek maliyet ve finansman yükü zorluyor. Türkiye’nin üretimden, istihdamdan vazgeçmeden enflasyonla mücadele edebilmesi için ihracatçı sanayicinin üzerindeki yükün bir kısmının kamu tarafından paylaşılması gerek” diye konuştu.

