Uzmanlar, üç gündür devam eden Adalar depremini değerlendirdi: Mikro sarsıntılar büyük depremin habercisi değil
Üç günde Adalar’da 100’ü aşkın mikro deprem oldu. Uzmanlar deprem fırtınasını yorumladı.
İstanbul Adalar açıklarında 18 Ağustos’tan bu yana büyüklükleri 3.2’ye varan 200’e yakın mikrodeprem kaydedildi. İstanbullularda paniğe yol açan bu hareketlilik üzerine bilim insanları, bu tür mikrodeprem kümelerinin büyük bir depremin öncüsü olduğunu önceden ayırt edebilecek güvenilir bir yöntem olmadığını, bir depremin “öncü şok” olduğunun ancak büyük deprem gerçekleştikten sonra geriye dönük anlaşılabileceğini belirtti.
Marmara'da peş peşe 117 deprem: Uzmanlardan dikkat çeken açıklamalar! Türkiye'de 3 kritik bölge var
AFAD Deprem Bilim Kurulu üyeleri, yer bilimciler ve Kandilli Rasathanesi “Büyük deprem mi geliyor?” sorusuna yönelik değerlendirmelerde bulundu:
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy: Mikro depremlerin ardından kamuoyundaki ‘İstanbul depremi geliyor’ algısı gerçeği yansıtmıyor. Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz...
Prof. Dr. Okan Tüysüz: Fayın aktif olduğunun dışında herhangi bir belirti yok. Bu, fayın ölü değil diri olduğunun, deprem üretme potansiyelinin olduğunun göstergesidir. Herhangi bir büyük depremin işaretçisi olarak değerlendirilemez. Bunlar, fayın enerji boşalttığı anlamına da gelmez çünkü depremler çok küçük. Büyük bir deprem olur olmaz yönünde bir işaret vermiyor...
Prof. Dr. Hasan Sözbilir: Bugün elimizde, bir mikro deprem kümesinin büyük depremin habercisi olduğunu önceden ayırt edebilecek güvenilir bir metot yoktur. Bir depremin ‘öncü şok’ olduğu ancak arkasından büyük deprem geldiğinde geriye dönük olarak anlaşılabilir. Belirli ölçeklerde gerilimi ve stresi azalttığını söyleyebiliriz.
Prof. Dr. Şükrü Ersoy: Faylar dönemsel olarak bu tür küçük depremler ve sarsıntı kümeleri üretebilir. Vatandaşlarımızın paniğe kapılmasını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.
Prof. Dr. Naci Görür: Her sarsıntı doğrudan fay hareketleriyle açıklanamaz. Bu sarsıntılar, özellikle Batı Marmara’da gözlemlenen bazı küçük ölçekli depremlerin gaz çıkışlarından kaynaklanıyor.
Prof. Dr. Şerif Barış: Bu sarsıntıların “arka plan depremselliği” olduğunu ve defalarca bu tür kümeler görüldüğünü, ardından büyük deprem gelmesi zorunluluğu bulunmadığını belirtti.
Prof. Dr. Bahadır Aktuğ: Adalar fayının yaklaşık 44 kilometrelik bir hat, mevcut aktivite ise sadece 7 kilometrelik sınırlı bir kesimde yaşanıyor ve kademeli bir tetiklenme göçü gözlemlemiyoruz.
Kandilli Rasathanesi: Bu sarsıntılar zamansal ve mekânsal olarak kümelenmiş bir “mikrodeprem dizisi” niteliğinde.
Büyük depremin habercisi mi? İstanbul ve Marmara'da son 2 günde 100'ün üzerinde sarsıntı meydana geldi!
304 İSTASYON İZLİYOR
Marmara Bölgesi genelini 304 deprem gözlem istasyonuyla izleyen AFAD bünyesinde, derinliği 300 metreye ulaşan 10 derin kuyu gözlem istasyonu bulunuyor.
Büyüklüğü 1’in altındaki mikro depremleri dahi ölçebilme imkânına sahip bu hassas istasyonlar sayesinde, dün saat 15.00 itibarıyla bölgede 200’e yakın sarsıntı kaydedildi.
