Bursa evliyâsından Açıkbaş Mahmut Efendi, komşu bir gencin evine gitmişti bir gün. Odasında bâzı zararlı kitapları görüp; - Bu kitapları evden çıkar! buyurdu. Delikanlı; - Başüstüne efendim! dedi. Ve sordu peşinden: - Hikmeti ne efendim? - Hepsi de zararlı bunların.
Genç, "Başüstüne!" dediyse de, bir türlü kıyamadı atmaya.
Mübareğin sözü yere düşmesin diye bir ikisini çıkardı o gece. Ve yattı.
Uyur uyumaz bu zâtı gördü rüyâsında.
Attın mı o kitapları? Ciddîydi ve îkaz etti genci: - Attın mı o kitapları evlâdım? Korku ile uyandı.
Namaz kılıp tekrar uyudu. Rüyasında daha bir celâlliydi mübarek. İkinci kez îkaz etti: - Hâlâ atmadın mı o kitapları? Korkup fırladı yataktan.
Ve çıkarıp attı o kitapların hepsini. Ertesi gün erkenden kapısı çalındı.
Açtığında bu zât vardı eşikte.
Elindeki kitabı uzattı gence: - Onların yerine, sana bu kitabı getirdim evlâdım. "Ehl-i sünnet" bir âlim yazmış. Bunu oku! Kâfi gelir sana. Ve ekledi: - Rastgele "Yüz tane" kitap okuyacağına, bir doğru kitabı, "yüz defa" oku!
"Ben haksızım" deyin! Bir gün de sevdiği bazı gençlere; - İnsanların kaybettiğini bulmaya çalışın! buyurdu. Sordular: - O nedir ki efendim? - Sevgi, samîmiyet ve hoşgörü. Bir arkadaşınızla ihtilâfa düşerseniz, "Ben haksızım!" deyin mesela. Anlayamadılar: - Neden efendim? - Böyle yapanlara Peygamber Efendimizin müjdesi var çünkü. - Nasıl bir müjde hocam? - Haklı olduğu halde "Ben haksızım!" diyene, Cennette büyük bir köşk verileceğini haber veriyor ve "Kefîli de benim" buyuruyor.
E-mail: abdullatif.uyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com

