Yezid bin Ebî Habîb hazretleri, Tâbiîn’in büyük âlimlerinden olup, 128 (m. 745) târihinde Mısır’da vefât etti.
Halîfenin oğlu, bir kimseyi göndererek, bâzı dînî meseleleri sormak için yanına çağırdı bu büyük zâtı.
O zât buyurdu ki:
"Kendi bana gelsin.”
Haberci bunu söyleyince, kendisi kalkıp, geldi.
Ve ona sordu ki:
"Niçin siz gelmediniz?"
Büyük zât cevâben;
"Senin bana gelmen, senin için şereftir. Benim sana gelmemse benim için zillettir, aşağılıktır" buyurdu.
● ● ●
Bu zât anlatır:
Bir gün Mina'daydık.
Kurbânımızı kestik.
Ama bir çocuk kesmedi.
“Niçin kesmiyorsun?” diye sordum.
Çocuk ağladı!
Ve ellerini açıp;
“Yâ Rabbî! Kurbân kesecek param yok... Şu küçük vücûdumu, rızân için kurbân etmek istiyorum, lütfen kabûl buyur” dedi.
Gözyaşları döktü!
Ve “Allah!” deyip, canını Cânâna teslîm eyledi.
● ● ●
Bir gün de bu zâta;
"En büyük mutluluk nedir?” diye sordular.
Cevâbında;
"İnsanları sevindirmektir, ama bir şartla; unutacaksınız! Eğer ufak bir karşılık beklerseniz, o, ticâret olur ki, hiç kıymeti olmaz" buyurdu.

