Kaydet
a- | +A

Cüneyd-i Bağdâdî "kuddise sirruh", henüz çocuk idi ki, dayısı Sırri Sekati hazretleri Onu yanına alıp hacca gitti.

Mescid-i haramda dört yüz âlim toplanmış, şükrün tarifini yapıyorlardı.

Bir kenara oturup dinlediler.

Dört yüz tarif yapıldıysa da, yine de tam tarifi yapılamamıştı.

Sırri Sekati hazretleri, yeğenine;

- Kalk Cüneyd, sen de bir tarif yap, dedi.

Hazret-i Cüneyd;

- Peki dayıcığım, deyip kalktı.

Ve yüksek sesle;

- Şükür, Allahü teâlânın verdiği nîmetleri, O'nun emrettiği yerde kullanmaktır, dedi.

Âlimler, bu tarifi çok beğenip;

- Şükrün mânâsı şimdi tamam oldu, dediler.

SABAH AKŞAM TÖVBE EDİN

Bir gün bu zâtı sevenlerden biri;

- Efendim, ölüm zamanında, Azrâil "aleyhisselâm" göründükten sonra tövbe kabul olur mu? diye sordu.

Cevabında;

- Evet, bu, Allahü teâlânın bu ümmete mahsus bir ihsanıdır, buyurdu.

- Öyleyse her gün yerine, öleceğimiz zaman toptan tövbe etsek olmaz mı efendim?

Mübarek zât sordu ona:

- Senin mesleğin nedir?

- Terzilik efendim.

- Ne zamandan beri bu işi yapıyorsun?

- Yirmi senedir.

- Terzilikte en kolay şey nedir?

- Kumaş kesmek efendim.

- Peki, ölüm ânında kumaş kesebilir misin?

- Hayır, bu imkânsız efendim.

O zaman kendisine;

- Peki, yirmi yıldır yaptığın bir şeyi ölüm ânında yapamazsan, hiç yapmadığın bir şeyi nasıl yapacaksın kardeşim? buyurdu...

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com