Kaydet
a- | +A

Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri zamanında Hacı Halil Efendi vardı ki, Padişahın hususi hizmetlerini yapardı.

Bu kişi, bir gün sultandan izin alıp, hac yolculuğuna çıktı İstanbul'dan.

Üsküdar'a geçince, biri çıktı karşısına.

- Hayrola Halil Efendi, nereye böyle?

- Kısmetse Beytullaha gidiyorum.

Cebinden bir mektup çıkarıp uzattı:

- Halil Efendi, şu mektubu Şam şehrine varınca, Mevlana Halid hazretlerine takdim eder misin, diye rica etti.

Halil Efendi mektubu alıp;

- Olur, inşallah veririm, dedi.

Ve devam etti yoluna.

Şam'a varınca, sultanın selâmını söyleyip valinin konağına yerleşti.

Mevlana Halid hazretleri de o akşam hizmetçisine;

- Hazırlan, valiye gideceğiz, buyurdu.

Ve birlikte çıkıp gittiler.

Halil Efendi de oradaydı. Fakat Üsküdar'da aldığı emanet mektubu unutmuştu tamamen. O mektubu vermeyince, Mevlana Halid hazretleri hatırlatmak mecburiyetinde kaldı ve;

- Yanınızda, bize teslim edilecek bir emanet olsa gerek, buyurdu.

- Hayır efendim, bende size verecek bir emanet yoktur.

- Olacak. Bir bakın cebinize. Üsküdar'da birisi vermişti onu size.

O zaman hatırladı ve çıkarıp takdim etti hemen.

Ama çok mahcup olmuştu.

Hacdan sonra İstanbul'a avdet edip, Üsküdar'a varınca, aynı kimse çıktı yolunun üzerine ve sordu:

- Mektubumu verebildin mi o büyük veliye?

- Evet verdim.

- Hangi gün, hangi saatte verdin?

- Şu gün, şu saatte teslim ettim.

Dedi ki:

- Doğru, ben de tam o gün ve o saatte kurtuldum o sıkıntıdan...

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com