Kaydet
a- | +A

Aliyyül Mürteza''nın annesi Fatıma hatun "radıyallahü anhüma", bir gün Efendimiz aleyhisselamı ziyarete gelmişti.

Efendimiz, Kur''ân-ı kerim okuyordu.

O gelince okumaya sesli olarak devam ettiler ki, bir âyet-i kerimede mealen; "İnsanlar mahşerde çıplak olarak haşr olunurlar" buyuruluyordu.

Fatıma hatun bunu duyunca; - Yâ Resulullah! O gün bizim halimiz nice olur? diye arz etti. Resulullah Efendimiz; - Üzülme! Şu gömleğimi kefen olarak giyersen, o gün açık olmazsın, buyurdular. Kadıncağız gömleği aldı.

Ama işi de sağlama bağladı. - Siz kefilsiniz değil mi? - Evet, ben kefilim, buyurdu. Sonra Münker ve Nekir''i anlatıp; - Mezarda korkunç şekilde gelir, herkesi sorguya çekerler, buyurdu.

Kadıncağız yine çok üzülüp; - Korkuyorum yâ Resulallah. Bana da öyle korkunç gelirlerse ne yaparım? dedi. Efendimiz aleyhisselam; - Korkma! Sana korkunç gelmezler, buyurdular. Ve ellerini açıp; - Yâ Rabbî! Münker ve Nekir''i korkunç surette gönderme Fatıma''ya. Güzellikle gelsinler. Mezarı geniş ve rahat olsun, diye dua ettiler. Fatıma Hatun müsterih oldu. Sevincinden güldü ve; - Şimdi rahatladım yâ Resulallah! dedi. Yıllar geçti aradan.

Fatıma Hatun vefat etti.

Resulullah mahzun oldu, ve; - Üzerimde hakkı çoktur. Ben küçükken bana analık yaptı, buyurdular. Namazını bizzat kıldırdılar.

Elleriyle kabre indirdiler.

Orada biraz bekleyip; - Yâ Fatıma, sana kefil olduğum hususlar gerçek oldu mu? diye seslendiler. Cevap net geldi: - Evet yâ Resulallah! İkisi de gerçekleşti. Kabrim de geniş ve rahat. Rabbim mükâfatını versin sana.

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com