Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Orta Doğu ekseninde iyilik-kötülük
0:00 0:00
1x
a- | +A

19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günüydü.

Gazze başta olmak üzere, dünyanın dört bir yanında;

Mazlumların, masumların yanında olan tek ülke biziz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde…

25 yıldır yapılan iyiliklerin ucu bucağı yok.

Bu kutlamayı fazlasıyla hak ediyoruz.

Bu çerçevede AK Parti de bir program düzenledi.

‘İnsani Yardım ve Türkiye Modeli’ adıyla.

İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Yalçın’ın Başkanlığını yaptığı programda, iyiliğin merkezinde bulunan kurumlarımızın başkanları konuştu.

Birkaç hususu belirtmek gerekirse;

Hasan Basri Hoca çok güzel tespitte bulundu.

Milletimizin karakterini yansıtan bir anlayışla:

“Merkezinde insan olan ve insana sırf ihsan için herhangi bir karşılık beklemeden, sırf iyilik olsun diye iyilik götürmeye çalışan bir devlet ve topluma sahibiz."

İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangır da…

Hasan Basri Hocanın sözlerini pekiştirdi:

"Millî gelire oranla dünyada en çok insani yardım yapan ülkelerin başında geliyoruz.”

AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan’ın verdiği rakam da dikkat çekiciydi.

Hâlihazırda 86 ülkeye yardım götürdüğümüzü vurguladı.

Önemli bir noktaya da temas etti:

"İnsani yardım faaliyetinde bulunurken siyasi, sosyal ya da ekonomik beklenti içinde değiliz.”

TİKA’nın bir kalkınma kuruluşu olduğunu dile getiren…

Başkan Abdullah Eren de kurumun pozisyonunu şöyle anlattı:

“Klasik kalkınma kuruluşlarından 'cömertlik ve yardımlaşma' özelliğiyle ayrılıyoruz. İnsani yardımda bulunduğumuz yerlerde kriz sonrası kalkınmaya destek veriyoruz.”

TİKA ile ilgili bir not daha verelim sizlere:

Kurum 53 ülkede 57 ofisiyle faaliyet gösteriyor.

Bugüne kadar da 1500 projeye imza attı.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları (YTB) Başkanı…

Abdulhadi Turus iyiliğe başka bir açıdan yaklaştı:

“Asli meselemiz, insanı tahkim etmek ve elde olan kaynağını başka ülkelere de götürebilmek."

Programın odak noktası da Kızılay Genel Başkanı'nın sözleriydi.

Fatma Meriç Yılmaz bakın ne dedi:

"Biz dertli bir milletiz, dertlenen bir milletiz. Hiçbir zaman elimizden geleni yaptık, diyecek bir mirasa sahip değiliz, biz elimizden gelenin fazlasını yapmak, yapılamayanları da dile getirmek zorundayız. Hiçbir zaman rehavete kapılmamalıyız…”

***

İyilik meselesini daha iyi anlamak açısından iki anıyı da aktarmak istiyorum bu satırlarda.

Geçtiğimiz gün Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmut…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinin 15. yılı nedeniyle konuştu.

O günün şartlarında ölümden korkmadan Somali’ye geldiğini söyledi.

Bu ziyaretin ‘insani yardım’la ilgili perde arkası da şöyleydi:

Somali’ye kargo uçağı ile yardım gönderilecekti.

Erdoğan, TİKA’yı gece 3’te arayıp talimat veriyor:

Elinizde ne var ne yok, hepsini toplayıp götüreceksiniz."

Giderseniz ziyaretiniz ölümle sonuçlanır, geri dönemezsiniz…” diye uyaran güvenlik güçlerine, diplomatik kaynaklara rağmen…

Uçak sinyalizasyonu, asfaltı dahi olmayan havaalanına iniyor.

Zor şartlar altında olsa da yardımlar ulaştırılıyor.

***

Somali’den gelen öğrenciler arasında Ankara Büyükelçiliğinde 2. Katiplik yapan...

Abdulkadir Mohamed Nur da bulunuyordu.

YTB bursu ile ülkemizde okudu, geri döndü.

Şimdi ne yapıyor derseniz cevabını verelim:

Somali’nin Millî Savunma Bakanı…

Birçok konuda önümüzü açtı:

Afrika’daki en büyük askerî üssümüz Somali’de.

Ankara’nın Keçiören ilçesinin yüzölçümü kadar uzay çalışmaları yapmak için arazi tahsisi yapıldı.

Somali’nin en büyük ticari limanını biz işletiyoruz.

***

Kızılay Derneği Başkanı Fatma Meriç Yılmaz…

Bangladeş’te Gazzelilerin sığındığı kampta.

TİKA’nın açtığı robotik atölyesini gezerken…

Ailesini, İsrail’in saldırısında kaybeden gençle sohbet ediyor.

Çok iyi derecede İngilizce konuşan genç…

Genç Fatma hanımın gözüne bakarak feryat ediyor:

“Benim kimliğim yok, geleceğim yok… Benim ülkem yok, benim evim yok. Okuyamayacağım. Hangi ülke kimliksiz birini kabul eder ki…’’

Gözyaşlarının döküldüğü, acıların çaresizliğinin sonsuz olduğu…

İnsanın teselli olamadığı bir andır, işte bu an…

***

Maalesef Siyonist İsrail böyle devam ettiği sürece …

Orta Doğu’da huzur da olmaz, barış da…

Seçimi kazanmak isteyen soykırımcı Netanyahu…

Gözü dönmüş bir hâlde, sağa sola saldırıyor.

Kandan/candan beslenmeyi sürdürüyor.

İşgalle, insanları aç/susuz, evsiz barksız bırakmakla…

Sandıkta hâkimiyet kuracağını zannediyor.

Son marifeti de… Suriye’de Ebu Zuhur Üssünü bombaladı.

Sınırımıza 70 km uzaklıktaki… Böylece…

Bizi savaş ortamına çekeceğini düşündü.

Boş işler, boş hesaplar, boş hayaller peşinde…

Yoksul/çaresiz ülkelere saldırmayı savaş zannediyor.

Türkiye büyük bir güç… Milletiyle ordusuyla…

Tahriklere gelmeyiz, basit ayak oyunlarını dikkate almayız.

Gereken neyse yeri geldiğinde de çekinmeden yaparız.

Mekke Anlaşması ve Rusya’nın Suriye’den çekilmesi…

Darmadağın etti beynini, artık algılamakta güçlük çekiyor.

ABD Büyükelçisi Barrack’ın, İsrail Dışişleri Bakanı Saar’ın…

Açıklamalarını kale almanın hiçbir anlamı yok…

Sergiledikleri sadece kışkırtıcılığın kamufle edilmiş hâllerinden biri.

***

Tekrar başa dönecek olursak:

Türkiye, yaptığı her yardımın, her iyiliğin…

Semeresini fazlasıyla alıyor… Bereketini yaşıyor.

Hem de hiçbir karşılık beklemeden.

İnsani yardım demişken…

Bu yardımlar sadece, gıdayla, giyimle sınırlı değil.

Sağlıktan eğitime, ekonomiden askerî iş birliğine kadar…

Her alanı, her sektörü kapsıyor.

Tek bir amacımız var:

Huzurun, barışın, istikrarın sağlanması…

İnsanların kardeşlik, birlik içinde yaşaması.

Terörsüz Türkiye/Terörsüz Bölge süreci de tamamlandığında…

Ülkemiz gücüne güç katacak.

Akif Bülbül'ün önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.