Çevre haberleri pek çok kimse için ehemmiyetsiz görünür. Herkes kendisini ilgilendiren bölgedeyse alakadar olur.
Dolayısıyla “İstanbul'daki mor mercanlardan bize ne” diyen çok olabilir.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Valisi Davut Gül, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ve Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) Başkanı Volkan Narcı, Tavşan Adası’nda 11 yıldır yürütülen çalışmaları anlattı.
Tavşan Adası’nda yıllar içinde geliştirilen koruma modelinin Antalya Üç Adalar’a da aktarıldığı duyuruldu.
Türkiye’nin bu saha tecrübesi Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi (COP31) için de mühim bir model olacak.
Bize şu;
Devletin desteklediği bir ada ve deniz koruma politikası 11 yıl sonra uluslararası bir model olarak kamuoyunda yer alacak.
Pek duyulmayan, bilinmeyen, faydaları “denizlerin yağmur ormanları” olarak ifade edilen kendi mercanlarımız dünya gündemine girecek. Antalya’ya uzanan çalışmayla birlikte ekilebilir mercan modeli denizlerimiz için belki yeni bir gelecek inşa edecek.
ALMANYA’DAN ÇÖP TOPLAMAYA MI GELDİ?
Bir yerel haber;
Bitlis ziyareti için gelen Alman turist Sophie Weber, Adilcevaz ve Van Gölü sahillerindeki çevre kirliliği karşısında şoka uğradı.
Farkındalık oluşturmak için eline çöp poşetini alarak sahildeki çöpleri topladı.
Weber “Ülkeniz ve özellikle Van Gölü çevresi gerçekten çok güzel. Ancak bu eşsiz doğanın çöplerle kirletilmesini görmek beni üzdü” dedi.
**
Deniz kenarları, göller, ormanlar… Kısacası tabiatın olduğu her yer için yeni bir uygulamanın zamanı gelmedi mi?
Ayılar için kurulan video kapanlar çöp bırakanlar için de kurulsa güzel olmaz mı?
Bizim millet gözüyle görmedikçe, acısını bizzat yaşamadıkça cezalardan korkmuyor artık.
KAYBEDİLMİŞ BİR KÜLTÜR; KOMŞUDAN BEBEK ALMAK!
Bir gencin sosyal medyada anlattıkları viral oldu.
Diyor ki “Komşumuzun bebeği oldu. Sevmek istediğimizde gidip isterdik. Bebekle ailecek 2-3 saat vakit geçirir, oynar ilgilenirdik. O esnada da annesi ya kendi işlerini yapar ya da istirahat ederdi. Bence bebek sevmek bir ihtiyaç ve biz ihtiyacımızı onunla gideriyorduk. Bu bebek böyle bizim elimizde büyüdü. 5-6 sene sonra bu bebeğe bir kardeş geldi. Biz bu sefer o bebeği de büyüttük. İki taraf da bundan çok memnundu. Şimdi bakıyorum da böyle bir şeyin olması çok mümkün görünmüyor. Çok kötü bir devirde yaşıyoruz, kötü haberler duyuyoruz. Kaybedilmiş bir kültür komşudan bebek almak ”
Eskiden insanlar çocuklarla vakit geçirmekten memnun olurlardı.
Böylece hem komşuluk daha samimi hale geliyor hem de aileler birbirine destek oluyordu.
Şimdi kendi çocuklarına bile tahammülü olmayanların başka çocuklarla böyle güzel temaslar kurması hayal gibi…
Kendimizi toparlayıp bu ferdi hayatı cemiyete, birliğe çevirmeli bir şekilde.

