İçişleri Bakanlığı; Mustafa Çiftçi’nin kararlı tavrıyla başıboş sahipsiz köpeklerin sokaklardan toplanması mücadelesi veriyor.
Valilikler verilen talimat doğrultusunda belediyelerin bu işlemi yıl sonuna kadar gerçekleştirmesini sağlamaya çalışıyor.
Bütün kurumlarda köpekler konusunda bir direnç geliştirilmiş durumda. Bu yüzden Bakan Çiftçi geçen hafta ekim ayı için verdiği sözün yıl sonuna uzadığını söyledi.
Barınaklara toplanan bu köpeklere sonra ne olacak?
İşte tam bu noktada muhtemel bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Zira ABD’de köpek sorunu olan bölgelerdeki problem barınaklardan sahiplenilen köpeklerin sokağa terk edilmesiyle yaşanıyor.
Barınaklara alınmış, sahiplenilmiş ama sonra sokağa terk edilmiş köpekler tehlike saçıyor.
Zaten bu zamana kadar pek çok başıboş köpek saldırısının bu türdekilerle alakalı olduğu tespit edildi.
Barınaklardan köpek sahiplenip onları “özgürlüğüne” kavuşturan sonra da terk edenler en büyük kötülüğü yapıyor.
Bu insanlar güvendiği ortamdan koparılan köpeklerin ağır travmalar yaşamasına, strese girmesine ve insanlara olan güvenlerini kaybetmesine sebep oluyorlar.
Ev ortamına alışmış hayvanları açlık, susuzluk, hastalık, trafik ve sokak şartlarıyla baş başa bırakarak hayatta kalma mücadelesine mahkûm ediyorlar.
Açlık, korku ve travma içindeki köpeklerin sürüler oluşturmasına ve güvenlik sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlıyorlar.
Aşı ve sağlık kontrolleri aksayan hayvanlar yüzünden kuduz, uyuz ve çeşitli parazitler hastalıkların yayılma riskini artırıyorlar.
Sokak köpekleri meselesinin büyümesine ve cemiyette farklı kesimler arasında kutuplaşmanın derinleşmesine sebep oluyorlar.
En mühimi sahiplenme kültürüne zarar veriyorlar.
Sorumlu hayvan sahiplerinin emeğini gölgeliyor, insanların sahiplendirme konusunda daha çekingen davranmasına sebep oluyorlar.
Çocuklara yanlış bir ahlaki numune oluyor; onlarda sorumluluğun istenildiğinde kolayca terk edilebileceği düşüncesini normalleştiriyorlar.
Trafik kazalarına davetiye çıkarıyorlar. Yola aniden çıkan terk edilmiş köpekler hem sürücülerin ve hem de yayaların güvenliğini tehlikeye atıyor.
Hayvanlara zulmün artmasına zemin hazırlıyorlar. Sokaktaki bu agresif köpek sayısı arttıkça doğan reaksiyondan kötü muamele, şiddet ve yanlış muamele görüntüleri ortaya çıkıyor.
Ezcümle olarak belki de en düşünülmeyen tarafı gönüllü hayvanseverlerin yükünü ağırlaştırıyorlar. Bir kişinin terk ettiği hayvanın sorumluluğu çoğu zaman kendini, mesaisini sokak köpeklerine ayırmış olan kimselerin omuzlarına biniyor.
Onlar da artan sayılara yetişemedikleri ve saymaya çalıştığımız kötü manzaralara isyan ediyor, neticede bugün yaşanan tartışmalara zemin oluşturuyor.

