Galata Kulesi''nin en üst bölümüne yaya çıkarak havadan kuş bakışı görülebilecek bir basın tribünündeyiz. Philips Stadı''nın dört bir tarafından tribünler var, atletizm pisti yok. Üstü kapalı, sahası müthiş bir çimle kaplı bir stadyum. Basın tribününün karşısında bir sağ, bir sol tarafta çok büyük iki televizyon ekranı var. Tekrarlanacak pozisyonlar bu ekranlarda görünüyor. Saha hizasında 38 basamak tribünler... Bir çoğu yeni yapılmış. Muhteşem görüntüdeki bir stadyum. Milli Takımımız İtalya kadrosunda 4 değilik yaparak sahada yer aldı. Bunlar, Arif, Suat, Mustafa İzzet ve Hakan Ünsal''dı. Oyun düzeninde Arif-Hakan ikilisinin hemen arkasında Mustafa İzzet yer alıyordu. Ancak, orta sahada Okan hariç, etkili bir oyuncu olmadığından ilk yarı boyunca girdiğimiz gol pozisyonu da yoktu. İleride Hakan ve Arif''in hemen arkasındaki Mustafa İzzet, tek top oynadığı için, onun da kurduğu bir gol pozisyonu bulamadık. Sakatlanıncaya kadar da farklı bir futbol ortaya koyamadı. Orta sahanın diğer oyuncusu Suat, genellikle hakeme çok itiraz ettiği için kısa sürede sarı kart gördü. Arif, attığı iki şut haricinde çok pasifti. Hakan ise hava toplarında iyi, yer toplarında zayıftı. Buna karşılık genellikle savunmadan uzun toplarla kalemize gelen İsveçliler, yerden kısa paslarda başarılı olamamalarına rağmen, biri serbest atıştan olmak üzere 3 gol pozisyonu buldu. Özellikle Ljungberg''in kalemizle karşı karşıya kalışında Rüştü mutlak bir golü önledi. İsveç''in doldur boşalt tipteki oyunu, kalemize yığılmasına sebep olurken, defansımız başarılıydı. Sakatlanan Ümit''in yerine giren Tayfun''un Okan ile iyi anlaşması, sağ taraftan yaptığımız akınların tehlikeli olmasını sağladı. Mustafa İzzet ve Ogün''ün yerine alınan Tugay ve Sergen ile oyun düzenimiz rakip kaleye daha fazla akın yapmamızı sağladı. Ancak şunu ifade edebiliriz ki, her iki takımın da gol yememe ve rakibin oyununu bozma düşüncesi, kaliteyi de çok düşürdü.
Her iki takım da son dakikada bir gol atıp üstüne yatma düşüncesi ile oynadığından son dakikalar heyecanlı oldu. Milli Takımımız girdiği pozisyonlardan faydalanamadı. Özellikle Sergen''in nefis bir şutu müdafaa tarafından çelindi. Bu şekilde Milli Takımımız Avrupa Şampiyonası''nda ilk puanı alırken, bütün ümitler Belçika maçına kaldı.

