“Merhaba Feridun Ağabey, abi benim babam bizi 5 yaşında bırakıp gitti. Ara ara gelir para verir giderdi. Şimdi de vefat etti. Babamın annesinden kalan hisseli bir evi var, orada yaşıyoruz annemle. Ama babam Trabzon Of, İstanbul, Mersin ve Hatay’da icraları var. Biz bu icralar hakkında tutar bilgisi göremiyoruz. Bazı avukatları aradık ama aradıklarımız için söylüyorum herkes bir tuhaf! İnsan düşenden bir parça koparma peşinde mi olur? Ben bunlarI düşünürken sizin köşe yazınızda birine yardım edenleri gördüm. Belki bana da el uzatan çıkar, diye yazmak istedim" diyen “Çaresiz bir evlat” rumuzlu okuyucumuza. Değerli okuyucumuz, öncelikle babanızın vefatı sebebiyle başınız sağ olsun. Bahsettiğiniz konularda detaylı bilgi olmadığı için nasıl yardımcı olunabilir bilemiyoruz. Ancak hukukçu okuyucularımızın bize vereceği bilgi doğrultusunda size yardımcı olmaya çalışacağız. Saygılarımızla. (F.A.)
Ecdat gitti dünyada huzur kalmadı...
Feridun Ağabey, birkaç gün önce Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 727'nci yıl dönümüydü. Asırlarca dünyanın en büyük ve en güçlü devleti olan Osmanlı İmparatorluğunun temelinin 27 Ocak 1299 tarihinde atıldığı kabul edilir. Sultan Osman’ın babası Ertuğrul Gazi’nin bir savaşta Selçuklulara yardım ettiği için Bizans sınırındaki Söğüt ve Domaniç’e uç (sınır) beyi olmuştur. Onun oğlu Osman Bey bu topraklarda Osmanlı Devleti’ni kurmuştur. Osmanlılar asırlarca üç kıtaya hükmettiler.
Son zamanlarda basında medyada TV'de ve internette bir tartışma aldı başını gidiyor. Bazı kesimler Osmanlıyı yerden yere vurmaya çalışıyor. Hatta o kadar ki Fatih Sultan Mehmet gibi Kanuni Sultan Süleyman gibi dünyanın hayran kaldığı padişahlara bile dil uzatanlar oldu. Oysa bunlar tarihin ne olduğunu bile bilmeyecek kadar ham kimselerdir. Tarih denildiğinde bize tarihi resmetmeye çalışanlar oldu. Biz de yıllarca resimle tarih değerlendirmesi yapmaya çalıştık. Oysa tarih resim değil fotoğraf gibi olmalıydı. Fotoğrafa siz müdahale edemezsiniz, karışamazsınız. Resmi ise istediğiniz gibi çizebilirsiniz. Osmanlıyı inkâr etmek Türklüğü ve Türk tarihini ve tüm geçmişimizi inkâr etmek demektir. Böyle düşünen bir kişinin ben Türklüğünden şüphe ederim. Dünya üzerinde nice devletler ve İmparatorluklar kurulmuş çok büyük başarılar elde etmiş sonra da tarih sahnesinden çekilmiş bir devleti karalamaya çalışmak hainlik değilse aptallığın kendisidir! Hatalarını, yaptığı yanlışları dile getirmek ayrı devlet olarak kötülemek ayrıdır.
Her şeyden önce Osmanlı İmparatorluğu 622 yıl dünya üzerinde varlığını devam ettirmiştir. Bunun ilk 300 yılı dünyanın en büyük imparatorluğu geriye kalan 322 yılını da dünyanın en iyi 3 imparatorluğundan biri olarak sürdürmüştür. Osmanlı eğer bu art niyetli kimselerin sandığı gibi olsaydı bu kadar uzun süre ayakta kalabilir miydi? Ecdada düşmanlık yapmak yerine bu kadar uzun süre nasıl ayakta kalabilmişiz önce bunu iyi okuyup anlamak lazımdır.
Osmanlı kurulduğundan ve özellikle Balkanlara ve Avrupa'ya geçtikten sonra gittiği yere insanlık medeniyet adalet ve doğruluk götürdü. Çünkü Osmanlı cihanşümul bir devletti. 622 yıl dünyada söz sahibi oldu dünyaya hükmetti.
Kimsenin dinine inancına karışmadı, ibadetlerini rahatça yapmasını sağladı. Fitne fesat peşinde olmadı, ayrımcılık bölücülük yapmadı, gayrimüslimler arasında fark gözetmedi. Sadece kendi tebaasıyla yetinmedi, herkesin Müslümanlarla kaynaşmasını sağladı. Darda zorda kalana, sıkışan milletlere yardım elini uzattı. Bu yardım elinden ABD Japonya bile nasibini aldı.
***
Osmanlı, Balkanlar'dan Kafkaslar'dan ve bilhassa Orta Doğu’dan çekildikten sonra bu topraklarda da huzur kalmadı, dünyada da huzur sağlanamadı. Bu sıkıntı her geçen gün artarak devam etmektedir. Dünyaya huzur ve adalet örneğinden başka bir şey getirmeyen ecdadımızı karalayanlara bakmak lazım. Her kabın içindeki sızar demişlerdir. Ben de buradan sizin aracılığınızla ecdadıma saygı göstermeyen saygısızları kınıyorum. Devletimi ve milletimi seven bir insan olarak ecdadımı da her daim saygıyla hürmetle yâd ediyorum. Mekânları cennet olsun... Sağlık ve esenlik dileklerimle.
Aslan Torun

