Yunanistan, belli ki, Hazar ve Orta Asya petrolleri üzerinde oynanan "Büyük Oyun"da Türkiye''yi yalnız bırakmaya pek niyetli değil. Bir, "Balkanlı" Avrupa Birliği üyesi olarak, oyunda, ABD ve İsrail ile eşgüdümlü rol alan Türkiye''ye karşı "Avrupa-Rusya bağlantılı" farklı bir "ağırlık merkezi" oluşturmaya çalışıyor. Aslında, politikasının, "enerji hatlarında Rusya''yı kollamak" ve Türkiye ile Ukrayna gibi "yeni aktörleri" dışlamaya dayanan Avrupa Birliği stratejilerine uygunluğunun da rahatlığı içinde. Avrupa''nın, dört büyük doğalgaz dağıtım şirketi temsilcilerinin İsviçre''nin Cenevre kentindeki son toplantıda, Ukrayna''yı dışlayan ve yılda 1 milyar metreküp doğalgazı Avrupa''ya taşıyacak yeni boru hattının doğrudan Rusya''dan Avrupa''ya girişini sağlayan anlaşmayı kabul etmeleri bunun önemli bir göstergesi. Yunanistan''ın bu oyundaki amacı bellidir: Avrupa açısından hayati önem taşıdığı son günlerdeki olaylardan belli olan petrolün vanalarından birine sahip olmak.
Bunun için; ¥ Türkiye ve Azerbaycan başta, Avrasya''daki bütün Türk cumhuriyetlerini enerji politikalarında bağımsız kılacak Bakü-Ceyhan petrol boru hattı projesini engellemek veya geciktirmek. Bunun için, Ermenistan-Azerbaycan gerginliğinin sürmesi, Ermenistan''ın aldığı askeri destekle "uzlaşmaz taraf" olması gerekiyor. ¥ Yunanistan, bu amaçla, Bakü-Ceyhan boru hattının geçiş güzergahında istikrarsızlığa yol açan PKK terörüne yıllarca, bazı Avrupa Birliği üyeleri ile birlikte, askeri işbirliği anlaşmaları yaptığı Ermenistan ve Suriye''yi kullanarak açık destek verdi. ¥ Bölge petrolünün, Bakü-Novorossisk(Rusya)-Burgaz(Bulgaristan) üzerinden Dedeağaç (Yunanistan)''a gelmesinin sağlanması. Böylece, Yunanistan, bir Avrupa Birliği üyesi olarak arkasına hem Avrupa''nın hem de Rusya''nın desteğini almış olacak. ¥ Aynı petrolün Novorossisk(Rusya)-Konstanta (Romanya)-Arnavutluk üzerinden Trieste''deki petrol rafinerilerine gelmesini planlayan bir başka AB üyesi İtalya''nın da PKK''ya ve ikide bir sözde Ermeni soykırımı iddialarına verdiği destek bir tesadüf değildir. ¥ Yunanistan''ın bu planlarına, Bakü-Ceyhan projesini ulusal stratejilerine bir tehdit olarak gören İran''dan destek sağlaması doğaldır. ¥ Rusya''nın en büyük petrol şirketi Lukoil''in Burgaz''da yaptığı yatırımları artırması da dikkat çekicidir. "Yunanistan ile Ermenistan arasında var olan asırlık dostluk" sloganının ardına sığdırılan "askeri-stratejik işbirliğini" ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan''I, BM kürsüsünden Türkiye''yi "sözde soykırımla" suçlamaya kadar yüreklendiren gelişmelerin perde arkasında "Büyük Oyun"un önemli bir cephesi yatıyor. Türkiye''nin bu "oyun"da atacağı adım, 21''inci yüzyıldaki serüveninin de kaderini belirleyecek...
Son manevralar ¥ 7 Eylül 2000 tarihi, Balkanlar-Kafkasya dengeleri açısından iki önemli diplomatik manevraya sahne oldu. ¥ Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, NATO''nun ve ABD''nin yükselen sesine kulak vermedi ve Yugoslavya''nın başkenti Belgrad''a giderek, halen, "savaş suçlusu" ilan edilmiş olan Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç ile görüştü. Bosna-Hersek ve Kosova krizlerinde resmi politika olarak Sırp liderin yanında yer alan, NATO''nun Kosova müdahalesine son anda "kerhen" katılan Yunanistan, böylece, Balkanlar''da "geleneksel müttefiklerinden ayrılmayacağını" gösterdi. ¥ Azerbaycan ve Ermenistan liderleri Haydar Aliyev ile Robert Koçaryan, New York''ta Dağlık Karabağ sorununun çözümü için bir kez daha biraraya geldiler. Toplantıdan somut bir sonuç çıkmadı.
¥ Aslında, herşey, geçtiğimiz yılın 1 Temmuz günü Yunanistan Savunma Bakanı Akis Çakopulos''un Tahran''da yaptığı bir açıklama ile "resmiyet" kazandı. ¥ 1979 yılından bu yana İran''a gitmiş en yüksek rütbeli Avrupa Birliği üyesi ülke devlet adamı unvanını da alan Yunan Bakan, ülkesinin, Ermenistan ve İran ile üçlü, bölgesel bir savunma işbirliği anlaşması imzalayacağını açıkladı. ¥ Bu açıklama, gelişmeleri yakından izleyenler için doğal bir sonuçtu: Yunanistan, 1992 yılından bu yana, Dağlık Karabağ savaşı süresince, Ermenistan ordusunu eğiten ve silah yardımında bulunan bir ülke olarak zaten biliniyordu. Temmuz 1996''da Ermenistan ile ikili savunma işbirliği anlaşması imzalamıştı. İran-Yunanistan-Ermenistan arasındaki üçlü işbirliğinin temelleri ise 1995 yılında atılmıştı. ¥ "Sözde" Ermeni soykırımı iddialarını üç yıl önce parlamentosunda resmen kabul eden Yunanistan, Rusya kontrolündeki Ermenistan''a askeri destek vererek, NATO''nun Kafkasya politikasına da darbe vurmuş oldu. ¥ Uluslararası araştırma kuruluşu Stratfor''a göre, Yunan-Ermeni askeri işbirliğinin 1992 yılında başladığını gören Türkiye, derhal, Balkanlar''daki doğal müttefiki Arnavutluk''la yakın askeri işbirliğine yöneldi. Arnavutluk''un Paşalimanı''nda bir donanma üssü kuran Türkiye, bu ülkenin ordusunu da eğitmeye başladı. ¥ Gerginlik Kafkasya''da açık bir cepheleşmeye dönüştü. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan ile yakın askeri işbirliği geliştirerek, bu ülkelerin uygun bir gelecekte NATO üyesi olmalarının teknik alt yapısını oluşturmaya başladı. ¥ Yunanistan-Ermenistan askeri işbirliği son olarak, Yunanistan Genelkurmay Başkanı''nın Erivan''a yaptığı ziyaretle "stratejik ittifaka" dönüştü. Stratfor, Türkiye''nin, Yunanistan ile sıcak bir çatışma yaşaması halinde, Rusya''nın "gizli müttefik" olduğu ikinci bir cephe ile karşılaşması riskinin doğduğunu savundu.
Nükleer ALARM! ¥ Bulgaristan Nükleer Güvenlik Komitesi Başkanı Georgi Kaschiev, ülkenin önde gelen gazetelerinden Demokratsiya''ya yaptığı açıklamada, Kozludoy Nükleer Santrali''nin güvenlik açısından "kırmızı alarm" noktasında olduğunu itiraf etti. ¥ Ülkenin toplam enerji ihtiyacının yüzde 40''ını karşılayan Tuna Nehri yakınlarındaki Kozludoy Nükleer Santrali''nde, 1999 yılında toplam 62 adet "riskli" olay yaşandığını hatırlatan Kaschiev, bu yılın ilk sekiz ayında ise bu rakamın 55 olduğunu bildirdi. ¥ Bölge devletlerini "nükleer risk alarmına" geçiren gelişme ise, Bulgaristan''ın, 28 Ağustos 2000 tarihinde santralde yaşanılan ve "radyoaktif sızıntı oluşturarak çevreyi tehdit eden" bir kazayı, gelişmelerden doğrudan etkilenecek Romanya ve Yunanistan ile Uluslararası Enerji Ajansı''na ancak 12 Eylül günü bildirmesi oldu. ¥ Romanya Çevre Bakanı Romica Tomescu, bunun üzerine. Bulgaristan hükümetinden gerekli iznin alındığını ve santralin bugünkü durumuyla ilgili araştırma yapmak üzere bir inceleme heyetinin Kozludoy''a gönderileceğini açıkladı. ¥ Balkanlar''da "ikinci Çernobil felaketi tehdidi oluşturan" Kozludoy etrafında bu tartışmalar sürerken, geçtiğimiz Salı günü, santrala bomba ihbarı yapılması ve personelin iki saat süreyle santralden uzaklaştırılması dikkat çekti.
Futbol bazen başka bir şeydir-3
"Ayrımcılığa" çözüm: FC ROMAN Gyula Balogh, Macaristan''ın şarapları ile ünlü Tokaj kentinde, kendi halinde bir balık lokantasının sahibi. Onu önemli kılan ise, her yıl yaz aylarında, ülkenin kuzeydoğusundaki Nyiregyhaza kentinde düzenlediği bir futbol turnuvası. Macaristan nüfusunun yüzde 10''unu oluşturan fakat sosyal yaşamın her alanında büyük bir ayrımcılıkla karşılaşan Roman''ların (çingene) bu ayrımcılığı ancak, futboldaki başarılarıyla aşabileceğine inanmış. Bu nedenle, ülkenin dört bir yanından gelen 60 "Roman" futbol takımının katıldığı dev bir organizasyonu gerçekleştiriyor. Turnuvaya katılan bin Roman futbolcunun tüm amacı ise, ülkenin önde gelen kulüplerinden birinde top koşturup, Macarlar''ın gönlünü fethetmek.Aslında bu çok zor. Macar milli takımının aslarından, futbol yaşamını halen İsrail''de sürdüren Roman oyuncu İstvan Pisont, Macar taraftarların "Çingene olması farketmez,Pisont kraldır" demesine bir türlü alışamadığını söylüyor. Ama Macar basınının dikkatini çeken bir başka olay, belki ilişkileri ısıtabilecek: Geçtiğimiz haftalarda, Macar ve Slovak Roman takımlarının yaptıkları maçta, Macar tarafındaki 1.500 çingene gencin takımlarını "Macaristan! Macaristan!" diye bağırarak desteklemeleri.
İran-Azerbaycan gerginliği... ¥ İran''ın dini lideri Ali Hamaney, kuzeybatıdaki Erdebil bölgesine giderek, bölgedeki askeri birlikleri denetledi. Hamaney''in, bu denetlemeler sırasında, "Bazı komşularımız bizim Hazar Denizi''ndeki haklarımızı gaspetmeye çalışıyorlar. Onlara gereken cevabı veririz" demesi, Bakü''de gerginliğe sebep oldu. ¥ İran ve Azerbaycan, Hazar Denizi''nin paylaşımında ciddi çelişkiler yaşıyorlar. Hamaney''in bu açıklamasıyla birlikte İran''ın, Azerbaycan sınırına asker yığması ve İran savaş uçaklarının pek çok kez Azerbaycan hava sahasını ihlal etmesi dikkat çekti. ¥ İran''ın sınıra, 6 bin yeni asker, 75 zırhlı araç, sekiz savaş uçağı, 12 radar sistemi ve 34 yüksek hızlı bot gönderdiği belirlendi. İran, bu iddiaları, ABD ve "siyonist rejimin" kışkırtması olarak değerlendirirken Bakü basını, İran askerlerinin iki ülkeyi ayıran sınır taşlarının bir bölümünü imha ettiklerini yazdı. ¥ Bakü''de yayınlanan "525 gazet" İran''ın, Ermenistan ile işbirliği yaparak Kafkasya''daki "batı yanlısı" Azerbaycan''a karşı komplo hazırladığını savundu. İran basını ise, Haydar Aliyev''in Tahran''a yapması beklenen ziyaret sırasında, Azerbaycan''ın ABD ve İsrail ile gelişen ilişkilerinin İran''ın ulusal güvenliğine "darbe" olarak değerlendirileceğini belirtiyor. ¥ İran''ın dini lideri Ali Hamaney, kuzeybatıdaki Erdebil bölgesine giderek, bölgedeki askeri birlikleri denetledi. Hamaney''in, bu denetlemeler sırasında, "Bazı komşularımız bizim Hazar Denizi''ndeki haklarımızı gaspetmeye çalışıyorlar. Onlara gereken cevabı veririz" demesi, Bakü''de gerginliğe sebep oldu. ¥ İran ve Azerbaycan, Hazar Denizi''nin paylaşımında ciddi çelişkiler yaşıyorlar. Hamaney''in bu açıklamasıyla birlikte İran''ın, Azerbaycan sınırına asker yığması ve İran savaş uçaklarının pek çok kez Azerbaycan hava sahasını ihlal etmesi dikkat çekti. ¥ İran''ın sınıra, 6 bin yeni asker, 75 zırhlı araç, sekiz savaş uçağı, 12 radar sistemi ve 34 yüksek hızlı bot gönderdiği belirlendi. İran, bu iddiaları, ABD ve "siyonist rejimin" kışkırtması olarak değerlendirirken Bakü basını, İran askerlerinin iki ülkeyi ayıran sınır taşlarının bir bölümünü imha ettiklerini yazdı. ¥ Bakü''de yayınlanan "525 gazet" İran''ın, Ermenistan ile işbirliği yaparak Kafkasya''daki "batı yanlısı" Azerbaycan''a karşı komplo hazırladığını savundu. İran basını ise, Haydar Aliyev''in Tahran''a yapması beklenen ziyaret sırasında, Azerbaycan''ın ABD ve İsrail ile gelişen ilişkilerinin İran''ın ulusal güvenliğine "darbe" olarak değerlendirileceğini belirtiyor.
O.Asya''da NATO tatbikatı Afganistan''da eğitilip, Tacikistan üzerinden Orta Asya''ya sızan Özbekistan İslami Hareketi''ne mensup gerilla gruplarına karşı bölge ülkelerinin sürdürdüğü mücadele, sert çatışmalarla sürüyor. Kırgızistan son olarak 40 gerillanın ele geçirildiğini, Özbekistan ise, gerilla grubunun liderlerinin yaralı olarak dağlarda saklandıklarını açıkladılar. Bölge gerginliğini korurken, NATO''nun Barış İçin Ortaklık Anlaşması çerçevesinde, Centrasbat 2000 askeri tatbikatlarını Kazakistan''da başlatması dikkat çekti. ABD, Rusya, İngiltere, Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Gürcistan, Azerbaycan, Moğolistan''dan bölgeye intikal eden toplam 2000 asker, önümüzdeki Pazartesi günü "güvenlik amaçlı" tatbikatı resmen başlatacaklar. Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev, tatbikatın, dünyanın bu en önemli bölgesinin güvenliğinin sadece bölge ülkelerinin değil, tüm dünyanın sorunu olduğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu söyledi.
Arnavut-Yunan tartışması Arnavutluk Devlet Başkanı Recep Meydani''nin, BM''de yaptığı konuşmada, Yunanistan''ı ülkesine "gizli savaş ilan etmekle" suçlayarak, "Eğer BM üyeleri arasında böyle bir durum varsa, bu açıklığa kavuşmalıdır" demesi Tiran-Atina ilişkilerini sarstı. Meydani, Balkanlar için büyük tehditin, Sırp lider Miloşeviç''ten kaynaklandığını da savundu.
Irak''ın kaderi... Irak lideri Saddam Hüseyin''in yakalandığı lenf kanseri hastalığı nedeniyle, başkent Bağdat''a yakın bir bölgede hastaneye dönüştürülmüş bir villada tedaviye alındığı yolundaki haberler bu ülkenin siyasi geleceğine ilişkin analizlerin artmasına neden oldu. Kaynaklar, Saddam''ın yerine oğlu Uday Hüseyin''in geçebileceğini fakat, ülkede tırmanan muhalefetin buna razı olmayacağını belirtiyorlar.
Çeçenistan savaşı... Çeçenistan''ın başkenti Grozni''yi elinde tutmaya çalışan Rus birlikleri ile Çeçen gerillalar arasındaki çatışmalarda çok sayıda Rus askeri ile bir Rus generalinin öldüğü bildirildi. Çeçen gerillaların baskınları sonucunda, bölgede kontrolü istediği gibi sağlayamayan Rusya tarafından yapılan açıklamada, Gürcistan ve Azerbaycan bir kez daha suçlandı. Rusya, Çeçen gerillaların bu iki ülkede saklanıp, vur-kaç baskınları için bölgeye sızdığını savunuyor.

