Kaydet
a- | +A

ABD''deki Ermeni ve Musevi lobilerinin, "seçim yılına" denk getirdikleri ataklar, dünyanın petrol açısından son derece stratejik iki bölgesi Kafkasya ve Ortadoğu''da "sonuç senaryoları bakımından vahim" gerilimlere neden oldu. Belli ki, Ariel Sharon, Mescid-i Aksa''ya sadece "oy avcılığı" için gitmedi... Kendisini, okyanus ötesinden "iten" birileri vardı... Açlık tehlikesi karşısında ülkesinin nüfusunun göç yoluyla eridiğini izleyen Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan''ı ise, kimlerin ne amaçla desteklediği ortaya çıkıyor. ABD-Türkiye-İsrail stratejik ortaklığında gerçekleştirilmeye çalışılan 2.4 milyar dolar yatırım hacimli Bakü-Ceyhan boru hattının, doğan bu istikrarsızlıklar nedeniyle rafa kalkması halinde kimlerin kârlı çıkacağına bakın anlarsınız... ¥ Demek, sadece, Rusya, Çin, İran ve Almanya-Fransa eksenindeki Avrupa Birliği değil, Amerika''nın içindeki bazı güçlerin de hesaplarında, Orta Asya-Hazar petrol ve doğalgaz rezervlerinin uluslararası pazarlara "alternatif yollardan aktarılması" fikri güç kazanıyor. ¥ Bu hesaplar doğrultusunda, "Büyük Oyun", Çin ve Hindistan''dan Afganistan''a, İran''ın ABD''ye yakınlaşmasından Balkanlar ve Orta Avrupa''ya kadar yayılıyor. Hatta, Latin Amerika''ya kadar... Anlatalım... ¥ Amerikan yönetimi, Latin Amerika ülkelerinden Kolombiya''ya, tam, 1.3 milyar dolarlık askeri yardım yaptı. Amaç; kokain kartelinin çökmesinden sonra, uyuşturucu ticaretine hakim olan solcu FARC gerillalarına karşı geniş çaplı bir operasyon başlatıp, uyuşturucu ticaretinin kökünü kazımaktı. ¥ Operasyonlar başladığında ortaya çıkartılan ilişkiler ağı dehşet vericiydi: FARC gerillaları, silah ve cephanesini Rus mafyasından sağlıyordu. ¥ Rus mafyası, Rus hükümetinde görevli birçok bakanın bilgisi dahilinde, dev askeri nakliye uçaklarına yüklediği silahları önce Ürdün veya İsrail''e sevkediyor, uçaklar buradan da doğrudan, ülkenin, gerillaların kontrolündeki bölgesine iniyor veya "malları" paraşütle atıyordu. ¥ Buna karşılık, aynı uçaklar, kokainle dolduruluyor ve Rusya''ya doğru yola çıkıyordu. Kokain daha sonra Avrupa gençliğine ulaşıyordu. ¥ Kolombiya hükümeti, son olarak, gerillalara toplam 50 bin saldırı tüfeği satmaya hazırlanan 3 İsrail vatandaşını Cali''de ele geçirdi. Peru Devlet Başkanı Fujimori, kendilerine Perulu yetkili görüntüsü veren gerillaların Ürdün hükümetinden tam 10 bin Kalaşnikof tüfek satın aldığını açıkladı. Bu arada, Rus mafyasının gerillalara kokain taşımak maksatlı bir denizaltı satışı son anda önlendi. ¥ Bütün bu operasyonlarda, hâlâ ülkelerinin istihbarat teşkilatı ile bağlantılı eski KGB ajanlarının görev alması Washington''da kaygı uyandırdı. Amerikalılar, Rusya''nın, kendi "arka bahçelerinde" sorun çıkmasına yardımcı olmakta bir sakınca görmediğini anladılar. İşte, Türkiye, bu tür "dev komploların" yaşandığı bir bölgede varlığını sürdürüyor... Avrasya''daki petrol paylaşımı kavgası nere, Kolombiya nere demeyin... Kavga oralara kadar uzanmışsa, dönüp, kendi ülkenizin içine bakın...

''Diaspora'' baltalıyor

İsrail''de kan döktü ¥ Mescid-i Aksa''ya yaptığı ziyaretle, bir haftadır Ortadoğu''da kan dökülmesine neden olan, İsrail''in sağcı Likud Partisi lideri ve "Beyrut Kasabı" Ariel Sharon''un da bu ziyareti, Amerika''daki Musevi lobisinin talimatlarıyla gerçekleştirdiği ortaya çıktı. ¥ Haaretz gazetesi, Sharon''un "Kudüs Savaşı"nı başlatmadan hemen önce New York''a giderek Büyük Amerikan Musevi Kuruluşları Başkanlar Komitesi ile görüştüğünü bildirdi. Gazete, yapılan toplantıda, Komite liderleri Ron Lauder ve Malcolm Hoenlein''in, İsrail hükümetinin Kudüs''ün kutsal mekanlarının yönetimini bırakması halinde istifa edeceklerini söylediklerini de bildirdi. ¥ Toplantıda, Amerikan Musevi lobisi liderleri, Barak yönetiminin barış adına Kudüs''ü pazarlık masasına koymasına karşı çıktılar ve Sharon''dan bu konuda elinden geleni yapmasını istediler. Sharon''un yaptığı ise, kan dökülmesinin yolunu açmak oldu. ¥ Ariel Sharon 1982 yılında Lübnan''daki Sabra ve Şatila Filistin mülteci kamplarında gerçekleştirilen korkunç katliamların sorumlusu olarak tanınıyor.

Hazar''ı karıştırdı ¥ Amerika''daki Ermeni diasporasının, Ermenistan lideri Robert Koçaryan ile eşgüdümlü olarak Türkiye''ye karşı sürdürdüğü kampanyanın Kafkasya''da gerilimi tırmandırması, İran''ın, Hazar petrolleri konusunda atağa kalkmasına neden oldu. ¥ Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev''i önümüzdeki günlerde Tahran''da ağırlamaya hazırlanan İran, Dışişleri Bakanı Kemal Harazzi''nin New York''ta katıldığı bir toplantıda söyledikleriyle de Amerikan petrol şirketlerine "yeşil ışık" yaktı. ¥ Bu arada, Ermeni lobisinin Amerikan Kongresi''ndeki sözde soykırım karar tasarısı girişimlerinin Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesini ve Ermenistan ile Azerbaycan arasında son 18 aydır düzenli olarak sürdürülen Dağlık Karabağ sorunu görüşmelerinin de barışçı çözüme kavuşturulmasını engellediği belirtiliyor. Amerikan petrol şirketlerinin, Abhazya, Çeçenistan ve Dağlık Karabağ sorunları nedeniyle bir türlü istikrar sağlanamayan Kafkasya yerine, daha istikrarlı petrol geçiş yolları arayışında oldukları da bildiriliyor.

TALİBAN yasallaşıyor ¥ Orta Asya ve Hazar petrollerinin Hindistan''a indirilmesinde kavşak nokta olan Afganistan konusunda iki "şok" gelişme peşpeşe yaşandı. Önce Rusya, ardından Amerika, Taliban ile diplomatik temasa geçti. ¥ Ünlü terör lideri Usame bin-Laden''i koruduğu gerekçesiyle bugüne kadar Taliban ile hiçbir bağlantı kurmayıp, her alanda ambargo uygulayan ABD''nin Dışişleri Bakan Yardımcısı Thomas Pickering ve yardımcısı Karl Rick Inderfurth, Taliban yönetimi dışişleri bakan yardımcısı Abdurrahman Zaid ile Washington''da biraraya geldiler. Tarafların, ikili ilişkilerin normalleştirilmesi sürecinde Usame bin-Laden sorununu ele aldıkları belirtildi. ¥ Bugüne kadar, Taliban yönetimini Çeçen savaşçılara ve Orta Asya''daki aşırı dinci gerilla gruplarına verdiği destek nedeniyle tanımayan Rusya da Devlet Başkanı Putin''in özel temsilcisi Sergei Yastrzhembsky''nin İran ve Pakistan ziyaretlerinden sonra politikasını değiştirdi. Rusya, Taliban ile görüşme sürecini başlatacağını açıkladı. ¥ Bu gelişmeden hemen sonra, Özbekistan, Taliban ile diplomatik temaslara başladığını açıkladı. Özbek Dışişleri Bakanı Abdülaziz Kamilov, ilk adım olarak Pakistan''daki Özbek Büyükelçisi''nin Talibanlı meslektaşı ile buluştuğunu ve Orta Asya''da istikrarı tehdit eden aşırı dinci gerilla hareketi konusunu ele aldığını duyurdu.

...Ve Asya''da yeni denge ¥ Asya üzerindeki Amerikan etkisini kırmak için, Çin ile yakın işbirliğine giren Rusya, Devlet Başkanı Vladimir Putin''in ziyaretiyle, Rus-Hind stratejik ortaklığının yolunu açtı. ¥ Hindistan gezisi çerçevesinde, iki ülkenin oluşturduğu "stratejik ortaklığın" bir "stratejik ittifak" olmadığını, asla, üçüncü ülkelere karşı ortaklık oluşturmadığını vurgulayan Putin, bununla birlikte Rus-Hind ortak savunma sanayiinin de temelini attı.Rusya, Hindistan''a, Mig-29 savaş uçakları ve T-90 tankları satacak. ¥ Hindistan''ın devlet kontrolündeki doğalgaz şirketi GAİL''in, Rus devi Gazprom ile bölgesel yatırımlar için ortak bir şirket kurduğunu açıklaması ise dikkat çekti. Rusya ve Hindistan, ayrıca, nükleer teknoloji alanında da ortaklık kurdular. ¥ Rusya, Orta Asya ve Hazar petrollerinin, Afganistan sorunu çözülerek Hindistan''a ulaştarılmasında önemli rol almak ve Asya''nın en hızlı büyüyen doğalgaz pazarı olarak adlandırılan Hindistan''da rakipsiz olmak istiyor.

Miloş''ta "Çavuşesku sendromu" ¥ 24 Eylül''de yapılan Yugoslavya seçimlerini, muhalefetin ortak adayı Kustunica karşısında kaybetmesine rağmen, oy çalarak, kendisi için ikinci tur oylama imkanı bulan Sırbistan''ın "savaş suçlusu" lideri Slobodan Miloşeviç''in, bu manevraları zaman kazanmak için gerçekleştirdiği ortaya çıkıyor. ¥ Miloşeviç, bu amaçla, kardeşi Borislav Miloşeviç''i büyükelçi olarak atadığı Moskova''nın yardım etmesini bekliyor. Putin''in Balkanlar özel temsilcisi Vladimir Chizhov''u bölgeye gönderen Rusya, sorunun çözümü için Dışişleri Bakanı İgor İvanov''un da devreye girebileceğini açıkladı. ¥ Bu arada, Yunanistan, Rusya ve Fransa Dışişleri Bakanları''ndan oluşan üçlü özel grubun sorunun "kan dökülmeden çözümlenmesi" için yoğun temaslar yaptıkları da bildirildi. Kaynaklar, Miloşeviç''in ülkeden çıkmasının zorlaşması halinde Karadağ ve Sırbistan''da bir iç savaş çıkartmayı planladığını da kaydediyorlar. Böyle bir durumda beklenen, Sırp diktatörün, yaşamı bir idam mangasının önünde son bulan, Romanya eski diktatörü Nikolay Çavuşesku''nun akıbetine uğraması. ¥ Miloşeviç''in, kendisi, ailesi ve yakın çevresi için, Rusya, Çin veya Kuzey Kore''den siyasi sığınma hakkı verilmesi halinde ülkeyi terk edebileceği, bu arada,NATO''dan "güvenli geçiş garantisi istediği" de belirtiliyor.

"Oğul"dan tehdit... Aslında "diktatör oğulları" birbirine çok benziyor. Sırp diktatör Slobodan Miloşeviç''in doğum yeri olan Pozarevaç''ta diskotek, fırın ve eğlence merkezi işleten, Sırp mafyasını da kontrol altında tuttuğu belirtilen oğlu Marko Miloşeviç''in, kentteki muhalefet karargahını yanındaki korumaları ile birlikte basarak, "Hiçbir şey bitmedi, babam asla yönetimi devretmeyecek" diyerek tehditler savurması bu düşünceyi bir kez daha doğruladı.

Irak''ta Kusay iktidara... ¥ Lenf kanserine yakalandığı belirtilen Irak lideri Saddam Hüseyin''in ölümü halinde doğacak senaryolar tartışılıyor. Elde edilen bilgiler, halen, Saddam Hüseyin''in, Irak''ın güvenlik ve istihbarat birimlerinin başındaki genç oğlu Kusay''ın dengesiz kişiliği ile tanınan ağabeyi Uday''a karşı büyük üstünlük sağladığı yönünde. Kusay''ın, babasının en yakın dört generali, İzzet İbrahim, Muhammed el-Zubeydi, Ahmet Sulan ve Ali Hasan el-Macid tarafından desteklenmesi nedeniyle bir askeri darbe girişimiyle karşılaşmasının imkansız olduğu belirtiliyor.

Suriye, Beşar''dan memnun! ¥ Ülkesini 30 yıl demir yumrukla yöneten babası Hafız Esad''ın yerine gelen oğlu Beşar Esad''ın, aldığı bir dizi önlemle, halk tarafından sevilen bir lider olma yolunda önemli adımlar attığı belirtiliyor. ¥ Suriyeli bürokratlar ilk kez, ülke sorunlarını kamuoyunun önünde tartışmaya başladılar. Devlet kontrolündeki basında da ilk kez, hükümetin icraatlarını eleştiren yorumlar yer almaya başladı. Geçtiğimiz ağustos ayında ise, yine ilk kez, üç bakan devlet kontrolündeki televizyonda canlı yayına katılarak, ülkenin ekonomik sorunlarını ve bütçe açığını tartıştılar.