Kaydet
a- | +A
Kırgızistan izlenimleri Yimpaş Holding''in, Kırgızistan''ın başkenti Bişkek''te gerçekleştireceği büyük alış-veriş merkezi ve beş yıldızlı otel yatırımlarının temel atma töreni için bölgeye gitmemiz, bizim için aslında son 9 yılın değerlendirmesi anlamına da geliyordu. Bişkek''e, adı "Frunze" ve Kırgızistan bağımsızlığını kazanalı henüz üç ay olmuşken bugünün Başbakanı Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit ile gitmiştik. Bülent Ecevit, 1991 yılında, partisini mecliste tek başına temsil ediyordu. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan''ı kapsayan yaklaşık 15 günlük geziye birlikte gittik, birlikte Orta Asya ile ilgili ilk geniş kapsamlı yazı dizisini hazırladık. Bu nedenle, "bağımsız" olarak geçirilmiş dokuz yılın Kırgızistan''a neler kazandırdığını veya bölgede bir değişim yaşanıp yaşanmadığını değerlendirebiliriz. * Kırgızistan''ın doğal kaynaklar açısından durumu, Türkiye''nin Ortadoğulu komşularınkine benziyor. Ülkede petrol yok, ama, petrol zengini komşuları, Kazakistan, Türkmenistan, hatta Özbekistan''ın kullandıkları suyun kaynağı bu ülkede. * Genelde bir tarım ve ağırlıklı olarak hayvancılık ülkesi. Altın madenlerini ise son olarak Kanadalı firmalara devretmişler. * Ama bu kaynaklar, zaten fakir olan Kırgız halkının kalkınması için yeterli değil. Bu nedenle, Kırgızistan, komşularına verdiği su oranında onlardan bedava petrol talep ediyor. * Ülkenin Çin sınırına "sıkışmış" coğrafyası nedeniyle, ne yazık ki, son dokuz yılda Kırgız halkının refah düzeyinin yükseltilmesi konusunda herhangi bir somut adım atıldığını göremedik. Başkentin sadece adı değişmiş ama halkın yaşamında Sovyet dönemine oranla büyük bir değişim yok. * Ülkede biraz farklı ekonomik yatırımlar varsa, o da, Türk firmalarından kaynaklanıyor. Ülkenin bir adet (yanlış okumadınız, sadece bir tane) dört yıldızlı oteli var, onu da Türkler yapmış. * Ekonomi o kadar küçük ki, bir yatırım veya transfer nedeniyle, bir gün içinde 500 bin dolarlık para girdiği anda, döviz kurları oynuyor. * Buna karşılık, bu hafta sonu yapılacak seçimlerde yeniden seçilmesi beklenen ülkenin bağımsızlık sonrası tek lideri Askar Akayev akıllı bir yönetici. Kırgızistan''ın "kaynak yokluğundan doğan ekonomik zorluklarını "en liberal Orta Asyalı yönetici oylarak aşabileceğini anlamış. * Kırgızistan''da, diğer Orta Asya Cumhuriyetleri olan Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan''ın aksine, eski Sovyet alışkanlarından arındırılmış daha "liberal" bir devlet yapısını görebiliyorsunuz. * Bu, doğrudan ekonomik ilişkilere de yansıyor. Diğer cumhuriyetlerde, devlet bürokrasisi, hatta mafya baskısından bıkan sermaye, Orta Asya operasyonları için Kırgızistan''I üs olarak seçmeye başlıyor. * Bu uygulama sürdüğü taktirde, Kırgızistan, Orta Asya''nın "İsviçresi" olabilecek bir potansiyele sahip. Bu ülkedeki liberal atmosfere yatırım yapacak sermaye grupları, ürettikleri mal ve hizmetleri diğer Orta Asya cumhuriyetlerine yaymayı tercih edeceklerdir. * Orta Asya''nın en büyük sorununa gelince. Sorun "çağdaş bir devlet anlayışı çerçevesinde saydamlaşma. Sermaye, saydam olmayan, siyaset ve devlet yapılanmasını lidere dayandırmış ülkelere gelmekte kararsız... Müslümanlar önem kazandı * Amerika''nın en güçlü lobisi olarak tanınan "Musevi lobisinin" nüfusu, ABD toplam nüfusunun yüzde 2.2''si düzeyinde. Amerikalı Müslümanlar''ın da toplam nüfus içindeki oranları aynı seviyeye geldi. * Amerikalı Müslümanlar, üç ana gruptan oluşuyor. Afrika kökenli (zenci) Müslüman gruplar, çoğunluğu Arap kökenli Ortadoğulu Müslümanlar ve ağırlıklı olarak Afganistan, Pakistan ve Hindistan''dan gelmiş olan Güney Asyalı''lar. * Amerikalı Müslümanlar''ın nüfus olarak büyümesi, Amerikan Başkan adayları Bush ile Gore''u da Müslüman nüfusa dönük yeni stratejiler geliştirmeye yöneltti. * Zenci Müslümanlar, geleneksel olarak Demokrat Parti''nin, yani Al Gore''un sadık destekleyicileri. * Buna karşılık Cumhuriyetçi aday George Bush Jr''ın seçim kampanyasında, Müslüman nüfusa daha sağlıklı mesajlar iletmesi sonucu, Ortadoğulu ve Güney Asyalı Müslümanlar''ın Bush''a oy verme eğiliminin arttığı gözleniyor. * Bu gruplar arasında yapılan araştırmada, Arap-Amerikalı ve Asya-Amerikalı Müslümanlar''ın yüzde 40''ının Bush''a, yüzde 25''inin ise Yeşil Parti adayı Lübnan asıllı Ralp Nader''e oy vereceği ortaya çıktı. Gore''un bu gruptan alabileceği oy oranı ise ancak yüzde 24. * Gelişmeler, Türkiye için, Amerikan Kongresi''ndeki Ermeni lobisine karşı verilen mücadelede, bir tek "Musevi lobisi" seçeneğinin olmadığını, Ankara''nın, Amerikalı Müslüman lobilerle de sağlıklı ilişki kurabileceğini gösteriyor. KARADENİZ''de "garip" senaryo... * Moskova''da yayınlanan ülkenin etkin yayın organlarından İzvestiya, Rus istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Batılı ülkelerin, Moldova''ya Romanya''ya, Moldova toprakları içindeki özerk "Dinyester Moldova Cumhuriyeti"ni de Ukrayna''ya bağlamaya dönük bir operasyonun içinde olduğunu ileri sürdü. * Gazete, senaryonun, çoğunluğu Slav kökenli ve Rusça konuşan Dinyester Moldova Cumhuriyeti''nin geleceğine ilişkin Moldova-Rus görüşmelerinde ortaya çıktığını da savundu. * Senaryoya göre, halkı Rumen dilini konuşan Moldova''nın Romanya ile birleşmesi halinde, ekonomileri zor durumda olan bu ülkelere Avrupa Birliği''ne tam üyelikte öncelik tanınacak. Halen, 14''üncü Ordusu''nu Dinyester''de tutan Rusya ise bölgeden askeri olarak çekilmeye zorlanarak, bölgenin Ukrayna''ya bağlanması sağlanacak. * Moskova''daki Amerikan Büyükelçiliği yaptığı açıklamayla, İzvestiya''nın haberini yalanladı. RUSYA üç koldan * "Genç" başbakanı Mikhail Kasyanov''u Türkiye''ye göndererek, "Türk-Rus Stratejik İşbirliği" kavramını gündeme sokan, Rusya lideri Vladimir Putin, önümüzdeki ay, bağımsızlıktan sonra Azerbaycan''a giden ilk Rus lider olmaya hazırlanıyor. * Azerbaycan Dışişleri Bakanı Vilayet Guliyev, Putin''in bu ziyaretinin kasım ayının sonlarında gerçekleşeceğini açıkladı. * Guliyev''in açıklamasında, ağırlığı, Amerikan Kongresi''nde son anda, Clinton''ın girişimiyle askıya alınan sözde Ermeni soykırım karar tasarısı sorununa ağırlık vermesi de dikkat çekti. Guliyev, "Amerika, Dağlık Karabağ sorununda asıl üzerine düşeni yapacak yerde, Ermeniler''e tarihsel anlamda bile olsa destek verirse, Kafkasya içinden çıkılmaz hale gelir" dedi. * Bilindiği gibi, Rusya Başbakanı Kasyanov da, Ermeni iddiaları nedeniyle Türk-Amerikan ilişkilerinin gerildiği bir anda Ankara''ya gelerek, iki ülkenin Avrasya''da rakip değil, ortak olması yönündeki görüşleriyle dikkat çekmişti. * Bu arada, Rusya lideri Putin''in, İran''a, bölge temsilcilerini göndererek, iki ülke arasında Hazar Denizi''nin paylaşımı konusunda yaşanılan tartışmayı yumuşatmaya çalışması dikkat çekti. Ermenistan çöktü!... * 1915 yılında gerçekleştiğini ileri sürdüğü sözde soykırım iddialarıyla en yakın komşuları, Türkiye ile Azerbaycan''a karşı cephe açan Ermenistan''ın, ekonomik açıdan çöktüğü, Erivan''dan yapılan resmi bir açıklamayla belgelendi. * Ermenistan Kent Planlama Bakanı Leonid Akopyan açıklamasında, ülkede zengin-fakir ayrımının inanılmaz boyutlara ulaştığını kabul etti. * Açıklamada, Ermenistan halkının yüzde 80''inin, "fakirlik sınırının altında yaşadığı" da belirtildi. * Ekonomik veriler, Ermenistan''ın tüm ekonomik varlıklarının nüfusun çok küçük bir bölümünün elinde toplandığını ortaya koyuyor. * Erivan basını, ülkenin yaşamakta olduğu büyük ekonomik çöküşün nedeninin, komşu ülkeler Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerin düzeltilmemiş olduğunu da vurguluyor. Türkmenbaşı''nın "tehlikeli" hayali... * Türkmenistan lideri Saparmurat Türkmenbaşı''nın, Karakum Çölü''nün ortasında toplam 3 bin metrekarelik bir suni göl oluşturma planı, dünya çevrecilerini alarma geçirdi. * Türkmenbaşı''nın, bugün Orta Asya cumhuriyetlerini su kaynakları açısından zor durumda bırakan ve Aral Gölü''nün kurumasına yol açan Sovyet planmalarına benzer bir uygulamaya girişmesinin bölge su kaynakları açısından büyük bir tehdit oluşturacağı belirtiliyor. * Tükmenbaşı, Karakum Çölü''nünün orta yerinde oluşturulacak suni gölün toplam maliyetinin 6 milyar dolar, yapım süresinin de 20 yıl olacağını açıklamıştı. * Türkmenbaşı''nın bu planı, Aral Gölünü besleyen Amu Derya ve Siri Derya nehirlerinin artık Aral bölgesine hiç ulaşamaması anlamına gelecek Sovyet planlamacılar nedeniyle son 40 yıl içinde suyunun dörtte üçünü kaybeden Aral nedeniyle zaten Orta Asya''daki iklim değişmişti. Balkanlar''da ''görevimiz tehlike!..'' * Yugoslavya''nın yeni lideri Kostunica''nın atacağı her adım, dünyanın en kritik bölgesi olarak ilan edilen Balkanlar''da istikrarın sağlanıp sağlanamayacağını da ortaya koyacak. Uluslararası analizler, şimdilik herşeyin yolunda gittiği yönünde. Kostunica''dan beklenenler şunlar: * Kosova: Halen Birleşmiş Milletler ve NATO kontrolündeki Kosova''da Arnavutlar, bölgenin bağımsızlığından yanalar. Dünya dengeleri ise bölgenin bağımsızlığını öngörmüyor. Bugüne kadar yaşanılan zorluk, eski Sırp lider Miloşeviç''in BM tarafından muhatap kabul edilmemesiydi. Kostunica, görüşmelere katılabilir. * Karadağ: Kostunica''nın gelir gelmez, bu Yugoslavya''nın küçük ortağına Miloşeviç tarafından konulmuş olan ekonomik ambargoyu kaldırması, bölgeyi rahatlattı. Belgrad, Karadağ, Yugoslavya içinde yer alsa bile, bu ülkenin tüm uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine izin vermek zorunda kalacak. * Makedonya: Arnavut azınlıkla Slav çoğunluk arasında yaşanılan gerginliğin Kosova benzeri gelişmelere neden olmaması için Kostunica''nın bölgede çok aktif rol alması gerekiyor. * Bosna-Hersek: Saraybosna''ya ilk giden Sırp lider olan Kostunica''ya dönük endişeler yüksek. Sırp liderin, "diğer bölgelerde" taviz verirken Bosna içindeki Sırp Cumhuriyeti''ni Sırbistan''a katabileceğinden endişe ediliyor. * Hırvatistan: Hırvatistan''da yeni işbaşına gelen batı yanlısı yönetim, kendisine ait savaş suçlularını Lahey''deki mahkemeye teslim ediyor. Bu politika, Belgrad''a da yansıyabilir. Sırp-Hırvat ilişkilerinin düzelmesi, Sırbistan''a kaçmış Sırp mültecilerin Hırvatistan''a dönme olanağını oluşturması nedeniyle öncelikle Belgrad için yararlı.