Köpekseverler ve köpekperestler!

A -
A +

İnsanları köpeklere karşı tavrı bakımından ikiye ayırabiliriz: "Köpekseverler" ve "köpekperestler..."

 

Elbette her iki kesimde de yer almayan, köpeklere karşı şu veya bu istikamette bir tavır geliştirmeyen ve bir düşüncesi olmayan insanlar da var. Ancak, köpeklerle ilgili duygu ve düşünceye sahip olanları bu şekilde gruplandırmak mümkün.

 

Köpekseverler köpekleri seven, onlarla ilgilenen ve onların iyiliğini isteyen insanlar olarak tarif edilebilir. "Köpekperestler" ise bu duygu ve düşüncelerin çok ötesine geçerek köpeklerin peşinde koşan, köpeklere âdeta tapan, onları en mühim canlı türü olarak gören, hatta bu bakımdan onlara insanlardan daha fazla değer atfeden kişilere ve kesimlere verilen bir isim... Bunlar "hayvan hakları" genel adı altında esas itibarıyla sadece köpeklerle ilgilenmekte ve köpeklerin sözüm ona haklarını savunmakta... Köpekleri sevmek demek onların iyiliğini istemek demek olduğuna göre bu iki grup insandan hangisi köpekleri gerçekten sevmekte ve hangisi sevmemekte? Bu sorunun cevabı köpekperestlerin çoğu zaman sunmak istediklerinin tersine bir manzara ortaya çıkartır; köpeklerin köpekseverler tarafından sevildiğini köpekperestler tarafından ise sevilmediğini gösterir...

 

Bir hayvanı sevmek demek ona ilgi göstermek ve onun iyi bir hayat yaşamasını istemektir. Özellikle köpekler çoğu zamanda ve durumda kendi kendine yeterli olmayan, insanın ilgisine ve desteğine ihtiyaç duyan varlıklardır. Kendi kendilerine ya düzenli beslenemezler ya da yetersiz beslenirler. Barınma imkânları yoktur. Sokak aralarında dolaşır, sıcak ve soğuktan, yağmur ve kardan kötü etkilenirler. Sağlık bakımlarını bizzat takip edemezler. Mesela hastalıklardan korunmak için gerekli aşıları bilmezler ve kendileri yaptıramazlar. Bir yerlerine bir şeyden dolayı zarar geldiği; diyelim ki bacakları kırıldığı zaman mutlaka bir insanın ilgi göstermesine muhtaçtırlar. Kendi başlarına veteriner kontrolüne gidemezler. Sokaktaki "serseri" hayatlarına çoğu zaman şiddet ve vahşet hükmeder. Güçlerinin yettiği diğer bazı hayvanları kendilerine yem eder güç yetiremediklerinde yem olurlar. Bu yüzden, köpekler insanlar tarafından sahiplenilmeye muhtaçtırlar...

 

Oysa köpekperestler köpeklerden bahsederken sanki akıl ve irade sahibi bir varlıktan söz ediyormuş gibi konuşurlar. Yaptıklarının sorumluluğunu üstlenemeyen varlıkların nasıl olup da hak sahibi olabileceğini düşünemezler. Onlar için hayvan hakları bir ezberdir, daha doğrusu bir kesin inançtır. Köpeklerin hayatları hakkında sahte bir hassasiyet gösterirler, ama bu hayatın kalitesi hakkında bir şey söylemezler. Köpeklerin sahipsiz şekilde sokaklarda kalmasını, ihtiyaçlarının giderilmesinin insanların keyfine bırakılmasını isterler. Yemek ve su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi insanların keyfine ve tesadüfe bırakılmış bir hayat yaşamasını dilerler...

 

Köpekperestler “hayvan hakları” adını verdikleri namevcut bir genel hak kategorisinden söz ederler. Ama aslında kastettikleri tüm hayvanların değil sadece veya ağırlıklı olarak köpeklerin haklarıdır. Mesela sokak köpeklerinin kedileri parçalamasını, kuşlara zarar vermesini önemsemezler. Hatta onları beslemek için diğer hayvanların, özellikle kanatlıların öldürülmesini ve köpeklere yem edilmesini garipsemezler. Bunu bizzat yapar veya yapılmasını teşvik ederler...

 

Bu kısa karşılaştırma da göstermeye yeterlidir ki köpekperestler aslında köpek dostu değil köpek düşmanıdırlar!..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.