Hatırlar mısınız; 2001 krizinde bir gecede Türk halkı yüzde 30 fakirleşti. O gün, bir cumhurbaşkanı, bir başbakanın önüne anayasa kitapçığını fırlattı ve Türkiye büyük bir ekonomik ve siyasi krizin içinde buldu kendini... Öncesinde de durum çok iç açıcı değildi gerçi... 'Memur maaşları ödenebilecek mi' endişeleri dillendiriliyor, IMF'den gelecek küçük paraların yolu gözleniyordu.
Anayasa kitapçığı fırlatılmasıyla kriz zirve yaptı ve aynı gün İstanbul Borsası yüzde 14, ertesi gün yüzde 18 değer kaybetti. Gecelik faizler yüzde 760'a çıktı. Tekrarlayayım; gecelik faiz yüzde 760'a çıktı. Tabii kayıtsız piyasalarda yüzde 1000 faizler bile konuşuldu. Paramızdan 6 sıfır atılmadan önceki rakamlarla, 680.000 lira olan Amerikan doları bir haftada 1.000.000 TL'yi geçti. Kriz sonunda çok sayıda iş yeri kapandı, işsizlik tavan yaptı. Faiz ödemeleri toplanan verginin yüzde 92,3'üne ulaştı ve işte o zaman IMF ile ek bir kredi anlaşması yapıldı, 1,5 milyon dolar krediyi serbest bırakmak için 'vergileri artırın, maaşları geç ödeyin, onu asmayın, bunu tutuklamayın' minvalde istekler sıralayan anlı şanlı IMF Türkiye masası şefinin ne giydiği, ne yöne baktığı, hangi cümlesiyle ne söyleme çalıştığı bile ülkenin en önemli gündem maddesi oldu. İşte Türk parasının bir gecede yüzde 30 değer kaybettiği o gün, belki de tarihin en korkunç hainliklerinden biri de gerçekleşti. İçeriden bilgi alan bazıları, bazı 'hatırlı' kişilere haber uçurdu. Büyük kapital sahibi olan o kişiler, banka ve finans kuruluşlarındaki paralarının tamamını aynı gün istedi. Onu görenler banka önünde sıraya girdi ve birçok banka ve finans kuruluşu battı. 'İçerideki' o kişiler hâlâ insan içine çıkıyor, siyaset bile yapabiliyor. Maalesef toplumsal hafızamız biraz zayıf.
Eee, şimdi ne alakası var anayasa kitapçığı krizinin bugünle?
Yok, işte o gün 1,5 milyon dolara muhtaçtık, bugün şuradayız falan demeyeceğim ama o gün yapılanın aynısının bugün Trump tarafından tüm dünyada uygulandığına dikkat çekeceğim.
Evet, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail, İran'a saldırdı, artık bütün gelişmelere anlık tepki veren dünya para ve emtia piyasaları sert dalgalarla dolu bir döneme girdi. Çünkü savaşın başladığı günden bu yana, saldırılar bu üç ülke arasında kalmadı. Saldırgan İsrail sağında solunda hangi ülke varsa saldırdı. Onlar füzeleri hedefe fırlatırken, hisseler yerle bir oldu, Hürmüz Boğazı kapandı, petrol fırladı ve bütün dünya büyük bir enflasyonist baskıyla kıvranmaya başladı. Tabii enflasyona hız kestirmek için kullanılan faizin düşüş seyri son buldu hatta faiz artırım ihtimali güçlendi; altın hızlı düştü.
Sonrasını hepimiz birlikte izliyoruz. Trump "Ateşkes yapabiliriz" dedi. Bir moralle bütün grafikler yeşillendi, petrol düştü. Birkaç saat sonra İsrail yine vurdu. Tabii ABD'nin desteğiyle. Ertesi gün Trump "İran'a şu kadar saat verdim" dedi, hoop yine bir taraf yeşil bir taraf kırmızı. Birkaç saat sonra "24 saat süre daha verdim" dedi, yeşiller daha bir yeşil, kırmızılar daha bir kırmızı... Yani 3 ayı geride bıraktığımız savaş seyrinde "ateşkes", "barış yakın", "anlaşma yapabiliriz" ve benzeri kaç haber hatırlıyorsunuz? Belki her gün. Yani 90 kere falan. Peki bu yalan rüzgârında Trump'ın hedefi sadece İran'ın yönetimi ya da nükleer çalışmaları mı?
Ben hiç sanmıyorum.
Yaklaşık 6,5-7 milyar dolar serveti olduğu bilinen (bunun 10-15 katına varan serveti olduğu da söyleniyor gerçi ama), kendi adına piyasaya sürdüğü kripto parası ve diğer kripto paralarla yaklaşık 1 milyar dolar kazandığı açıklanan, son bir yılda sadece kripto piyasalarından 1,5 milyar dolar kazandığı iddia edilen Trump, bu açıklamalardan para kazanmıyor mu sizce? Uluslararası piyasalarda Trump'ın 'insider trading' (içeriden edinilen bilgiyle gelir elde etmek) yaptığına dair çok sayıda iddia dillendirilmişti ki, kendisi oğlunun bir gecede 165 milyon dolar kazandığını söyleyiverdi. Diğer yatırımlarını ve spekülatif yatırımlarını da bilmiyoruz. Daha geçtiğimiz ay 'hisselerini almak için en uygun zaman' diyerek kendi şirketinin kodunu hatırlattığını da ben hatırlatayım ve günde 3 kere 'barış' deyip ardından füze attırmasının 'duygusal' manasını çözmüş olalım.

