Dünyada tarım dolayısıyla da gıdada üç önemli etkinlik öne çıkıyor.
Biri Anuga… Almanya’da yapılıyor. Diğeri SIAL Fransa’da gerçekleşiyor.
Bu iki etkinlik aralarında anlaşıp bir yıl arayla sonbaharda gerçekleşiyor.
Mesela bu yıl SIAL Paris yapılıyor. Gelecek yıl da Anuga yapılacak.
Bu iki önemli etkinlikle yarışan ve Dubai’de düzenlenen Gulfood Fuarı var.
Dubai’deki son gelişmeler nedeniyle önümüzdeki yıl mart ayında yapılacak bu etkinliğin ivme kaybetmesi bekleniyor.
Tarım ve gıdada dünyanın önemli üreticilerinden biri olan Türkiye, bir türlü dünya çapında bir gıda fuarı gerçekleştiremedi.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da iki gıda fuarı yapıldı.
Biri F İstanbul… Yeni bir etkinlik… Fuarın açılışına katılan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’in ifadesiyle sürekli büyüme kaydediyor.
Fuarı düzenleyen şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Sofuoğlu’nun gayretleriyle bu yıl Özbekistan 70’e yakın firmasıyla F İstanbul’daydı. Fuarda başka ülkeler de vardı.
Fuarın Genel Müdürü Alaaddin Orhan’ın verdiği bilgiye göre ziyaretçi sayısında da önemli bir artış kaydedilmişti.
Ama Türkiye’nin önde gelen markaları fuarda yoktu. Çünkü birkaç gün sonra başka bir fuar açılacaktı.
Daha önce WorldFood İstanbul Fuarı’na katılan 30’u aşkın ihracatçı birliği, iş insanı örgütü bu defa yeni bir etkinlik yapmaya karar vermişti.
Foodist İstanbul işte böyle ortaya çıktı. Ve F İstanbul’dan birkaç gün sonra bu fuar açıldı.
Markaların bir kısmı bu fuara katıldıkları için F İstanbul’a katılamamıştı.
Ve Foodist İstanbul açıldı. Birliklerin çağrısı ile Türkiye’nin önde gelen markaları bu fuara katılmıştı.
Ama katılımcılar mutsuzdu. Çünkü yeterli ziyaretçi yoktu.
Yıllardır bu kuruluşların desteğini alarak yapılan WordFood İstanbul elindeki ziyaretçi bilgilerini paylaşmamıştı.
Çünkü onlarda aralık ayında İstanbul’da yeni bir gıda fuarı için hazırlık yapıyorlardı.
Yıllardır Türkiye’deki gıda fuarlarını izleyen dünya çapındaki alıcıların önemli bir kısmı Foodist İstanbul’a katılmamıştı.
Gıdada dünya markası olmaya çalışan çok sayıda firma bu durumu açık ya da kapalı dile getirdi.
Çok şikâyet vardı. Mesela bu konudaki en önemli örnek Türkiye’nin meyve suyu sektörünün temsilcisi olan MEYED’in Başkanı Osman Güldüoğlu’nun sözlerini aktarıp tüm katılımcıların tercümanı olalım… Güldüoğlu şöyle diyor:
-Türkiye'de fuarlar çok kıymetli hâle geldi. Foodist de bu sene başladı. Güzel gidiyor gibi gözüküyor. Bizce tek bir çatı altında toplanmalı fuarlar. Ve büyük bir fuar yapıyor olmamız lazım; Gulfood, SIAL, Anuga gibi… Türkiye'nin adından söz ettirecek tek fuar hâline gelmemiz lazım. Parçalanmamamız lazım.
Foodist İstanbul’da durum bu… Biraz önce de ifade ettiğimiz gibi bir fuar da aralık ayında yapılacak.
Fransa ve Almanya gıda fuarı için anlaşıp tek fuar yaparken biz üç gıda fuarı yapıyoruz. Olacak iş değil. Sektör bu durumdan dolayı mutsuz. Bu işi birilerinin çözmesi gerekiyor.
Mesela TOBB Türkiye Fuarcılık Sektör Meclisi Başkanı Cihat Alagöz tarafsız, olup çözüm için çaba göstermeli.
Ayrıca gıda ile ilgili Türkiye’nin çok önemli kurumları bulunuyor. Çözüm için onlara da ihtiyaç var.
İşte bunlardan bazıları ve başkanları:
• İHBİR Başkanı Kazım Taycı
• Akdeniz İhracatçıları Birliği (AHBİB) Başkanı Veysel Memiş
• Orta Anadolu İhracatçıları Birliği (OAİB Hububat) Başkanı Avşin Kaşıkçı
• Ege İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk
• Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Demir Şarman
• Evdışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz
Tarım ve gıda sektörü bu isimlerden çıkış bekliyor. Ve onların önderliğinde hazır Dubai’de sorunlar varken mutlaka onların fuarının yerine geçecek yani Gulfood’u sollayacak bir fuar koordine edilmeli.
Hiç kimseyi suçlamak istemem. Ama küçük hesaplar yerine büyük düşünmenin tam zamanı.
Sektör tek çatı altında dev bir fuar istiyor
Sektörün gıda fuarlarına bakışı bir süre önce AGS Global tarafından yapılan bir araştırmada ortaya kondu.
Bu araştırmada Türkiye’nin Yeşil Gıda Üssü olması arzulanıyor. Ayrıca sektörün yüzde 84,2’si mevcut dağınık fuar yapısına “dur” denmesini istiyor.
Dev markalar ve karar vericiler tek bir “Millî Proje” çatısı altında birleşmek için düğmeye basılmasını talep ediyor. Bu adımını Türkiye’yi küresel fuarcılığın merkezine taşıyacak o stratejik yol haritası ile desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Araştırmanın 1-15 Mart 2026 tarihleri arasında yapıldığını da hatırlatalım.
Güzel bir dayanışma örneği
Konu tek fuardan açılmışken güzel bir örneği de paylaşmak isteriz. Küçük ev aletleri ile ilgili sektörün dünya arenasında görücüye çıkacağı ZUCHEX Fuarı sektörün bütün sivil örgütlerinin katımıyla yarın açılıyor.
Fuarla ilgili hem ZÜCDER Başkanı Burak Önder hem de EVSİD Başkanı Talha Özger, ZUCHEX 2026’nın hem ihracat hem de iç piyasada yaşanan daralma nedeniyle sektör açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade ediyorlar.
Serbest bölgeler tanıtım atağına kalkıyor
Türkiye ekonomisi için çok önemli bir yeri olan serbest bölgelerle ilgili çok önemli bir buluşma gerçekleşti.
19 serbest bölgenin katıldığı etkinlikte tanıtım stratejisi ortaya kondu.
İzmir’de İZBAŞ’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının açılışını İZBAŞ Genel Müdürü Gürsel Bahçıvancılar yaptı ve şu noktaların altını çizdi:
* Serbest bölgelerin kurucu işletici şirketleri ile kamu otoriteleri arasındaki iş birliğinin güçlenmesine büyük önem veriyoruz.
* Doğru tanıtım ve stratejik iletişimlerle birlikte serbest bölgelerimizin bugün ulaşılan ticaret hacimlerinden çok daha fazlasını başaracaklarına ve gerçek potansiyellerini ortaya koyacaklarına inanıyoruz.
Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü Değerlendirme, Uygulama ve Tanıtım Daire Başkanı Mehtap Arık ise bu bölgelerde 90 bin kişinin istihdam edildiğini aktardı ve şu bilgileri verdi:
* Yüzde 75’i aşan ihracat hacmi dikkat çekici bir başarı.
* Bu ihracatın yüzde 57,4’ü orta-ileri ve yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerden oluşuyor.
* Serbest bölgelerimiz için daha geniş kapsamlı bir tanıtım çalışması ile ihracatta ve oluşturulan katma değerde ülkemiz için daha yüksek hedeflere ulaşabileceğimizi görmekteyiz.
* Bu konuda başta serbest bölgelerimizin çatı kuruluşu olan SEBKİDER ile birlikte daha sıkı bir iş birliği geliştireceğiz.
Serbest Bölge Kurucu ve İşleticileri Derneği (SEBKİDER) Başkanı Yusuf Kılınç ise tanıtım ve pazarlamanın önemine işaret etti ve ekledi:
* Artık yatırımcının bizi bulmasını bekleyemeyiz; biz yatırımcıya gitmeliyiz.
* Serbest bölgelerimizin hangi sektörlerde güçlü olduğunu, hangi pazarlara erişim sağladığını, hangi altyapıyı sunduğunu ve yatırımcıya nasıl hız kazandırdığını dünyaya çok daha net anlatmalıyız.
Ahmet Yaşar, COP31’i sektörü anlatma fırsatı olarak görüyor
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, COP31’i sektör açısından fırsata dönüştürmek istiyor.
Daha önce Brezilya’da yapılan çalışmanın ötesine geçmek için var gücü ile çalışıyor.
Bu önemli etkinliği Türkiye için yalnızca önemli bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmak olarak algılamıyor Ahmet Yaşar, şu noktalara dikkat çekiyor:
* Ülkemizin sigortacılık ve risk yönetimi alanındaki birikimini dünyaya göstermek için çok önemli bir fırsat yakalayacağız.
* İklim değişikliği ekonomik hayat üzerinde giderek daha etkili oluyor.
* İklim değişikliği artık gelecek kuşakların meselesi değil; bugün şehirlerimizi, tarımımızı, sanayimizi, enerji altyapımızı ve şirketlerimizin bilançolarını etkileyen ekonomik bir gerçeklik.
* Böyle bir ortamda sigortanın rolünü yalnızca hasar gerçekleştikten sonra ödeme yapan bir sistem olarak tanımlayamayız.
Yerel yönetimde girişimcilik hikâyesi
Aydın Dinçer uzun bir süre Maden İhracatçıları Birliği Başkanlığı yaptı. Başarılı projelere imza attı. Sektörün sorunlarını diyalogla çözmenin yolunu açtı. Başarılı da oldu.
Sonra Marmara Adalar Belediye Başkanı oldu Aydın Dinçer. Yaklaşık üç yıldır bu görevi sürdürüyor.
Bu belediye Marmara Adası ve Avşa’yı kapsıyor. Aydın Dinçer Marmara Denizi’ne adını veren Marmara adasında ve Avşa’da farklı bir belediyecilik örneği veriyor.
Bir iş insanının bir girişimcinin yerel yönetimlerde neler yapacağının örneklerini veriyor.
Çok bilinen yönüyle Avşa’da turizmi farklı bir kulvara oturtmaya çalışıyor. Her iki adada göz bebeğimiz tarım ve hayvancılığı destekliyor.
Deniz ürünleri ile ilgili önemli projelerin hazırlığı içinde.
Bütün bunların halkla paylaşımı için “Bir Başkadır Avşa” başlığı ile etkinlikler yapıyor. Hafta sonu bu etkinliğin üçüncüsü gerçekleşti.

