ABD, İsrail ve İran arasında 2 haftalık ateşkes sağlandı. Fakat ateşkes oldukça kırılgan. İran, ateşkes anlaşması kapsamında Lübnan'a saldırıların durmasını istedi. ABD ve İsrail bu şartı kabul etmedi. İsrail, Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılarda yüzlerce kişinin ölümüne sebep oldu. İran ise Lübnan'a saldırıların durmaması nedeniyle Hürmüz Boğazı'nı tam olarak açmadı.
ABD Başkanı Donald Trump ise anlaşma olmadığı sürece ABD birliklerinin İran çevresinde konuşlanacağını söyledi. Ayrıca anlaşma olmaması durumunda çatışmaların çok daha şiddetli bir şekilde devam edeceğini belirtti. İran ve ABD arasındaki ilk yüz yüze görüşmelerin ise Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleşmesi bekleniyor.
Tüm bunlar olurken Trump NATO’nun da yanlarında olmasını istedi. Hiçbir NATO üyesi ülke destek olmadı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Beyaz Saray’da Trump’la görüştü. Trump'la görüşmesinden aldığı izlenimle ilgili, "Şunu açıkça belirtmeliyim ki kendisi ve birçok NATO müttefiki, açıkça hayal kırıklığına uğramış durumda ve onun bakış açısını anlayabiliyorum" diyen Rutte, ancak aynı zamanda Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunun üs kurma, lojistik, hava sahası kontrolleri ve taahhütlerini yerine getirme konusunda yardımcı olduğunu belirtti.
Rutte, Avrupalı müttefiklerin İran'ın nükleer ve balistik füze kapasitesini azaltmanın önemi konusunda ABD'yi desteklediğine dikkati çekerek, "Evet, doğru, tüm Avrupa ülkeleri bu taahhütlere uymadı ve onun hayal kırıklığını tamamen anlıyorum” dedi.
Trump NATO için "kâğıttan kaplan" ifadesini de kullandı. “Biz olmasak NATO da olmaz” dedi. Maddi altyapıdan hemen hemen her konuda NATO’yu ABD ayakta tutuyor ifadesini de kullandı. Trump’ın seçilmesinden sonra Grönland ve Kanada hakkında yaptığı açıklamalar NATO ülkelerinin ABD hakkındaki tereddütlerini artırdı ve güvenleri sarsıldı. Başkan Yardımcısı Vance de, “NATO bizim ona ihtiyacımız olduğu zaman yoksa niye var?” diye eleştirmişti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile yaşanan savaş sürecinde ABD'ye yeterli destek vermediğini düşündüğü bazı NATO üyesi ülkeleri cezalandırmayı planladığı öne sürüldü...
Wall Street Journal’ın üst düzey ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, bu plan Washington’daki karar mekanizmalarında ciddi şekilde tartışılıyor.
Habere göre Trump yönetimi, ABD’ye "yardımcı olmadığı" değerlendirilen NATO ülkelerindeki Amerikan birliklerini geri çekmeyi planlıyor.
Bu birliklerin, savaş sürecinde ABD’ye daha fazla destek veren ve iş birliğine açık olan ülkelere kaydırılması öngörülüyor. Söz konusu hamlenin, ittifak içindeki askerî dengeleri kökten değiştirebileceği belirtiliyor. (Euronews)
Eğer ABD asker çekerse bu, NATO’yu sıkıntıya sokar. Macron AB’nin kendi askerî gücünü kurması gerektiğini söylemişti. Çünkü ABD, NATO’nun her şeyi. Tabii bir savunma örgütü. Avrupa ülkelerine göre İran, NATO’ya saldırmadı.
ABD NATO’dan çıkmaz. Ancak, Avrupa’yla arasında bir sıkıntı var. Bu da bir ayrışmayı beraberinde getirir. Avrupa artık ABD’yle bazı şeylerin olmayacağını gördü. Kendi ordusunu kurmak zorunda.
Burada da Türkiye’nin önemi ortaya çıkıyor. Güçlü bir Türk ordusu NATO’da ne kadar elzem görülüyor. Batı da bunun farkında. Aslında bunu en iyi ABD biliyor. Rusya Ukrayna Savaşı, ABD-İran gerilimi bittiğinde üzerinde en çok konuşulan konu NATO’nun akıbeti olacak...

