Stres kırıkları özellikle ayak ve bacak kemiklerinde aşırı kullanım yaralanmaları olarak görülür. Stres kırıklarında en büyük sorun erken tanı konulamamasıdır. Çünkü başlangıçta çekilen röntgenler normaldir. Kırık ile ilgili belirtiler ancak haftalar sonrası artaya çıkabilir. Normal bir röntgende 3-4 hafta sonra kırık bölgesi belirlenebilir. İlk çekilen röntgenlerde kırık hattı görülemezse en kesin tanı yöntemi olarak kemik sintigrafisi yapılır. Kemik sintigrafisinde kemik dokusu ile bağlanma özelliği olan radyoaktif bir madde olan teknisyum hastaya damardan verilir. Bir süre beklenir ve daha sonra bu radyoaktif maddenin kemiklerde dağılımı görüntülenir. Stres kırıkları teknisyum sintigrafisinde metabolik aşırı aktivite odakları şeklinde görülür. Stres kırıkları en çok ayakta, metatars kemiklerinde, alt bacakta Tibia 1/3 üst bölgesinde uzun süren fizik aktivite sonrası ortaya çıkabilir. Ayrıca bel bölgesindeki omurlarda, sakroiliak eklemde, ayak bileğinde de görülebilir. Stres kırıkları yapılan egzersize alışık olmayan kişilerde ve uzun süren bir aktivite sonrası ortaya çıkar. Uzun arazi yürüyüşleri sonrası askerlerde sık görüldüğü için Yürüyüş kırığı "March fracture" diye de adlandırılır. İlk belirti, bölgesel ağrıdır. Yeri çok iyi belirlenebilen bu ağrı eforla artar, istirahatle azalır.
Stres kırıkları tanısı konurken şunlar yapılır: * Antrenman öyküsü * Düz röntgen filmi * Kemiğin teknisyum sintigrafisi * Bilgisayarlı tomografi Ayrıca her kompartman sendromunu düşünülen hastada stres kırığının araştırılması gerekir. Tedavinin esası sportif aktiviteye ara verip dinlenme sağlamaktır. Ancak sporcunun tam istirahati kondüsyon kaybına neden olur. Bu kaybı önlemek için sağlam olan taraf çeşitli egzersizlerle çalıştırılır. Üst tarafın çalışmasında hiç bir sakınca yoktur. Son zamanlarda su içi yapılan egzersizler, su içinde yürüyüş ve su içi koşu bandı çalışmaları yaygınlaşmıştır. Bu egzersizler alçılı ayakla bile yapılabildiği için tercih edilmektedir. Hareketsiz bırakılan taraftaki kasların gücünün korunması da önemlidir. Kasların gücü ağırlık verilmeden progresif rezistif egzersizlerle korunabilir. Bu amaçla elastik bantlar kullanılması tercih edilmektedir. Farklı renkte olanların farklı direnç verdiği elastik bantlar spor malzemeleri satan yerlerde bulunabilir. Özel bantlar bulunamazsa bisiklet iç lastiği bile bu amaçla kullanılabilir. Tüm egzersizler yavaş yavaş ve kontrollü arttırılmalıdır. Çünkü tedavide dinlenme esastır. Dinlenme ağrı ortadan kalktıktan sonra da devam etmelidir. Bazen bir süre ortez kullanmak gerekebilir. Ağrının geçmesi tam iyileşme demek değildir. Sporcu tarafından ağrının geçmesi yanlış yorumlanarak olağan antrenmanlara tekrar başlayabilir. Bu da daha kötü sonuçlar getirebilir. Tam antrenmana dönmenin 10 hafta veya daha fazla sürebileceği unutulmamalıdır.

