Kaydet
a- | +A

Yaklaşık 20 yıllık bir sürede ortalamanın üzerinde yatırımlar yapıp sürekli başarısız olan Tofaş Basketbol Takımı, bu süre zarfında üst yönetimin tepkisini çekmezken, bütçeyi iyice yükseltmek pahasına bütün kupaları topladığı çok başarılı iki yılın sonunda basketboldan çekildi.

Efe Aydan gibi değerli bir basketbol yöneticisi ve idari ekibi, Tolga Öngören gibi hızla yükselen yetenekli bir coachumuz ve birçok iyi oyuncu şu an için ortada kaldı. Ve de binlerce basketbolsever...

Bilindiği gibi büyük şirketlerin üretim ve istihdam dışında sorumlulukları vardır. Eğitim ve sanat gibi faaliyetlere destek olarak

kendilerini başarılı

hale getiren topluma bir anlamda "borçlarını geri öderler."

Tofaş da basketbola yatırım yaparak Bursa''da bu olguyu en üst seviyeye taşımıştır. Yüzlerce gencin basketbol oynadığı

altyapısıyla olsun, binlerce Bursalı''nın heyecanla takip ettiği A takımıyla olsun bölge insanına eşsiz bir ilgi ve gurur kaynağı oluşturmuştur.

Tofaş''ın son dönemde zarar ettiği

(160 milyon dolardan bahsediliyor) ve çok başarılı basketbol takımıyla ilgili böylesine

bir kararın rastgele alınmayacağı bir gerçek. Firmanın bir Avrupa markası haline gelmesine katkıda bulunabilecek basketbol takımının kapatılması da elbet uzun dönem gelişim stratejilerinin doğrultusunda olacaktır. Karara saygı duyulması gerekmekle birlikte yine de son iki yılda artan harcamaların ve yağan başarıların sonrasında birdenbire yükselen çizginin sıfıra inmesini anlamak kolay değil. Belki küçülerek bir yeniden yapılanma arayışına gidilebilirdi.

Basketbola harcanan paranın son dönemde holding içinde problem teşkil etmediğini, tam aksine desteklendiğini biliyoruz. Tofaş''ın birdenbire basketboldan çekilmesini olduğu kadar Kulüp Başkanı''nın olayı basından öğrenmesini de hayretle karşılıyoruz.

Koç Holding gibi bir grubun önemli şirketi Tofaş''ın toplumsal sorumluluk anlayışı

bu olmamalı diye düşünüyoruz.

Bu noktada Türk basketbolunun önemli yapısal problemlerinden birine

yeniden parmak basmak gerekiyor. Basketbola

yatırım yapmak isteyen müesseseler oluşturabilecekleri potansiyel dolayısıyla çok değerli hizmetler yapmaktadırlar, yapmaya da devam edeceklerdir. Ancak kulüp düzeyindeki örgütlenme müessesesinin kulüp kurması değil, var olan bir spor kulübüne destek vermesi şeklinde olmalıdır.

Birçok Batı ülkesinde uygulanan bu model sayesinde sporun firmaların zaman içinde azalıp çoğalabilecek ilgisinden bağımsız olarak gelişmesi mümkün kılınabiliyor. Sponsor çizgi değiştirmek istediğinde kulüp başka bir sponsorla devam edebiliyor.

Tofaş aynı modeli izlemiş olsaydı, firmanın yatırımı kesmesi halinde üst düzey oyuncu ve yönetici kadrolarıyla dört dörtlük bir basketbol kulübü kendi ismiyle ve başka bir sponsorla faaliyete devam edebilir, özellikle Bursa şehri ve genelde

basketbolumuz bundan hiç etkilenmeyebilirdi. Bizim kendimize has örgütlenme modelimiz daha önce yaşanmış Eczacıbaşı, Çukurova, Paşabahçe, Beslen örneklerinde ve ileride yaşanabilecek başka örneklerde sıkıntıya neden olmaktadır.

Yurt dışından birçok basketbol otoritesi ülkemizin yükselen yıldızı Tofaş''ın basketbola yatırımı kesmesini hayretle karşılıyorlar, ama en çok da "Tofaş çekilince kulüp yeni bir sponsor bulamaz mı?" sorusunun olumsuz cevabını anlamakta zorluk çekiyorlar.

Tablo aslında hepten karamsar değil. Bir firma takımı kapandığı zaman basketbol açısından tekrar başa dönülmüyor. Oluşturulan katma değer bir şekilde varlığını koruyor ve gelecekteki oluşumlara destek sağlıyor. Tofaş''ın bıraktığı bayrağı diğer firmaların daha da ileriye götüreceği şüphesizdir.

Bizi en çok Bursa şehrine mâlolduğu belirtilen Tofaş takımının çoktan yakaladığı ve maçlara akan kalabalıkların ispatladığı sevginin gücünü merak ediyoruz: Bursalı basketbolseverlerin tepkisini... Avrupa''nın

büyük takımlarına karşı olsun, bizim ligimizde olsun Tofaş''ı hararetle destekleyen ve deplasmanlarda dahi kalabalık gruplar halinde gelerek yalnız bırakmayan Bursalılar bakalım ne yapacaklar?

Türk insanının geleneksel tepkisizliği

içinde "Evet, gerçekten güzel şeyler yaşadık, ama bitti" çizgisinde takılıp kalacaklar mı?

Yoksa Tofaş üst yönetiminden takımlarını geri isteyecekler mi?