Kaydet
a- | +A

Nasrettin Hoca''mızı, istisnasız, severiz hepimiz. Oysa, Hoca''mız, eleştirir durur bizi hep fıkralarında. Sözgelişi: -Bindiğiniz dalı kesiyorsunuz. Bundan en büyük zararı siz kendiniz çekersiniz. Bakınız, "söylemedi, haber vermedi" demeyin. Son pişmanlık fayda etmez çünkü!.. Der... Ama bunu söylerken, kaşlarını çatmaz, suratını asmaz. Aksine, güler yüzünü hiç esirgemez o bizden. Tatlı dilini de tabii. Başka neler, neler söylemez ki Hoca''mız!.. Hep bizi taşlar, hep bizi iğneler durur. Evet, evet... İğneler, iğneler de çuvaldızı kendine batırır önce. Ve bize hatalarımızı gösterirken, sesini yükseltmez hiç. Asla kaba konuşmaz, bayağılığa düşmez ve küfür etmez. Bunun içindir ki işte, yüzyıllardır, zevkle dinleriz Hoca''mızı. Sanıldığı gibi kolay değil tabii bu iş. Kolay olsaydı eğer 700 yılda 5-10 Nasrettin Hoca daha çıkardı ortaya. Maalesef yok! Bırakın beşi, onu, ikinci bir Nasrettin Hoca bile yetişmemiş onca yılda. Demek istediğim şu: Eleştirilmeye, uyarılmaya, yanlışlarımızı görüp, yerine doğruları koymaya ihtiyacımız var hepimizin. Ve bunu yaparken, öteki canlılardan tek farkımız olan gülmeye ihtiyacımız var. İyi de kim gıdıklayacak bizi? Evet, her işte bir araca ihtiyaç olduğu gibi, gülmek için de bir vasıta gerekli.. İhlas Dergi Grubu, AMELE adlı bir dergi çıkararak gidermeyi düşünmüş bu ihtiyacımızı ki, yerinde bir karar bence. İlk sayısı 1 Ağustos''ta çıkan Amele''nin Genel Yayın Müdürü M. Sırrı Arvas, neden çıktıklarını şöyle açıklamış: "Hepimizin, gülmeye, neşeli olmaya ihtiyacı var. Uzmanlar, gülmenin vücudumuzdaki çok sayıda kası harekete geçirdiğini ve sağlıklı olmak için çok faydalı bir fiil olduğunu söylüyorlar." Sağlıklı olmak ve sağlıklı kalmak için gülmek isityorsanız siz de, Amele gibi dergiye ihtiyacınız var öyleyse!

Bugün ne pişirelim Fırında sebzeli tavuk, bulgur pilavı, zeytin yağlı barbunya, salata