Kaydet
a- | +A

"Mehtaplı Geceler"in prensesi Oya Seymen''i TGRT ekranlarından yakından tanıyorsunuz.

Kadife gibi yumuşak sesiyle evinizin içine sevgiyi, dostluğu, mutluluğu getiriyor.

Perşembe günleri, kısacık da olsa Oya''cığımla birlikte oluyoruz. TGRT-FM radyoda. Her hafta, içimizden geldiği gibi konuşuyor, sohbet ediyoruz değişik konularda.

Geçen hafta, ne konuşalım diye düşünürken, büyük çoğunluğu ilgilendiren bir konuya dalıverdik...

Efendim!.. Bir arkadaşım, oğlunu yeni evlendirdi. Gelini, hanım hanımcık, kültürlü bir genç kız...

Delikanlı da efendi... O da iyi eğitim görmüş bir genç...

Merak ediyorsunuz, değil mi?

"Anlaşabiliyorlar mı gelin-kaynana?..." diye.

Anlaşıyorlar, anlaşıyorlar da...

Geçen gün, arkadaşım yakınıp duruyordu gelininden, oğlundan.

Niçin mi?..

Efendim, hiçbir arkadaşları yokmuş. Kimse gelip gitmiyormuş evlerine. Hafta sonları misafir kabul ediyorlarmış yalnızca.

Gelinin, çalışan bir hanım olması mazeret olamazmış!

Bekarlığında pek çok arkadaşı varmış oğlunun. Hiçbiri çalmıyormuş şimdi kapısını.

Yakınlarının da varmış gelinleri. Onlar da çalışırmış. Buna rağmen, gecenin 22.30''unda bile misafir kabul ederlermiş.

Ne biçim kızsa bu, huyunu değiştirmiş oğlunun.

Doğrusu ya, şaşırdım kaldım. Bu kadar acımasız olamaz bir insan! Ayıpladım arkadaşımı. Çalışan bir kadın, evde bir hizmetçisi yoksa, ev hanımıdır aynı zamanda.

Yemek, bulaşık, temizlik...

Çamaşır, ütü, misafir...

Saymakla biter mi ev işi?..

Ben, onca yıl sonra, bugün bile, yalnızca hafta sonlarını ayırabiliyorum dostlarıma... Arkadaşımın anlayışına göre, ayıp mı ediyorum yani?